En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

fare deliği bin altın

'herkesin kaçıp saklanacak bir yer aradığı durumlarda, saklanılacak bir yer bulmak çok güçtür ve o yer çok değerlidir' anlamında kullanılan bir söz.

57 görüntülenme

dili çözülmek

konuşamayan veya susan kişi konuşmaya başlamak: 'Aslında ben çok az konuşan biriyim. Dilimin böyle birdenbire çözülmesi çok garip.' -İ. Aral.

57 görüntülenme

bildiğini yedi mahalle bilmez

bir kimsenin çok kurnaz, çokbilmiş olduğunu anlatan bir söz.

57 görüntülenme

farz etmek

varsaymak: 'Bu bir nevi başkasını yok farz etmek ve sonunda küçümsemek değil midir?' -C. Meriç.

57 görüntülenme

havaya savurmak

gereksiz yere harcamak.

57 görüntülenme

dil otu yemek

çok konuşmak: 'Mütemadiyen gülüp söylüyordum. Hacı Kalfanın ellerini dizlerine vurarak: -Dil otu mu yedin be kızım? diye bir gülmesi var ki...' -R. N. Güntekin.

57 görüntülenme

dile gelmek

1) dile düşmek; 2) konuşma kudreti, yeteneği, olmayan varlık konuşmak, dillenmek, lisana gelmek: 'Günlerce elin, dile gelmeyen çocuğunu bağrına basan fabrika sahibine acındı.' -L. Tekin.

57 görüntülenme

kulak misafiri olmak

yanında konuşulanları konuşmaya katılmadan dinlemek: 'Her önünden geçtiğim insanın söylediklerine kulak misafiri oluyorum.' -O. V. Kanık.

57 görüntülenme

kulak vermek

merak edip dinlemek, işitmeye çalışmak: 'Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın / Bir vatan kalbinin attığı yerdir' -N. H. Onan.

57 görüntülenme

başına güneş geçmek

güneş çarpmak.

57 görüntülenme

başına kakmak (kakınç etmek)

yapılan bir iyiliği yüzüne vurarak birini üzmek: 'Ali Rıza Bey onu şirkete yerleştirmekle Allah razı olsun, büyük bir iyilik etmişti. Fakat onu ikide birde başına kakması doğru olmazdı.' -R. N. Güntekin.

57 görüntülenme

(bir şeyin) sınırlarını (sınırını) zorlamak

1) en son noktaya kadar çaba göstermek; 2) bütün gücünü en son noktaya kadar kullanmak: 'Hayatı boyunca akıl sınırlarını zorlayan bir korkusuzluğa sahip olacaktı.' -A. Kulin.

57 görüntülenme

içine daralma gelmek

sıkıntı basmak, sıkılmak: 'Hava kararmaya yüz tutunca, içine bir daralma geliyor çocuğun.' -A. Kulin.

57 görüntülenme

(bir iş) medreseye düşmek

alay içinden çıkılmaz boş tartışmaların konusu olmak.

57 görüntülenme

içi gitmek

1) içi sürmek; 2) bir şeyi yapmayı veya elde etmeyi çok istemek: 'Gençtim, güzeldim, düzgüne, rastığa, janjanlı çoraba benim de içim gidiyordu.' -A. Gündüz.

57 görüntülenme

(bir işin) adamı

bir işi ustalıkla yapan.

57 görüntülenme

yüreğe işlemek

çok derin acı uyandırmak: 'Fakat sesi kulaklara değil, doğru yüreğe çarpar, yüreğe işlerdi.' -R. H. Karay.

57 görüntülenme

fır dönmek

bir kimseye yaranmak veya yardım etmek için üstün çaba harcamak: Kızı, annesinin çevresinde fır dönüyor.

57 görüntülenme

iğne ile kuyu kazmak

yetersiz araçlarla, sürekli ve sabırlı bir biçimde çalışıp çok güç olan veya çok ağır yürüyen bir işi başarmaya çalışmak: 'İğne ile kuyu kazmak gibi bir şeydi oymacılık.' -Ç. Altan.

57 görüntülenme

ağzı dili (ağzı) kurumak

1) susuz kalmak; 2) konuşamaz duruma gelmek: 'Ağzım dilim kurudu, kız yalvara yalvara' -Halk türküsü.

57 görüntülenme

yola gelmek

istenilen biçimde davranışı kabullenmek, düzelmek, uslanmak.

57 görüntülenme

(birine) kanı kaynamak

çabucak sevgi duymak: 'Sonra da kanları kaynamıştı bu genç, yakışıklı ve zeki çocuğa.' -Ç. Altan.

56 görüntülenme

akan sular durmak

itiraz edememek, söyleyecek sözü kalmamak: 'Böyle duru bir mantık karşısında akan sular duruyordu.' -A. Kulin.

56 görüntülenme

yumurta kapıya dayanmak (gelmek)

yapılacak iş için zaman çok daralmak.

56 görüntülenme

anası turp (sarımsak), babası şalgam (soğan)

hlk. ne olduğu belirsiz kimselerin çocuğu.

56 görüntülenme

boyunun ölçüsünü almak

1) kendi yetersizliğini, beceriksizliğini anlamak: 'Gelsin de görsün bakalım... Boyunun ölçüsünü alsın. Anlasın yük gemisiyle yola çıkmanın ne demek olduğunu...' -Z. Selimoğlu. 2) beklediği yakınlığı görememek.

56 görüntülenme

ayağına ip takmak

bir kimseyi çekiştirmek: 'Ara sıra ötekinin berikinin ayağına ip takmaktan başka konuşacak lakırtıları olmazdı.' -R. N. Güntekin.

56 görüntülenme

göklere çıkmak

pek çok yükselmek.

56 görüntülenme

cumartesi kibarı gibi süslenmek

özentili fakat zevksiz süslenmek.

56 görüntülenme

hayal olmak

1) gerçekleştirilememek; 2) geçmişte kalmak, hatıra olmak.

56 görüntülenme