En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

dilencinin torbası dolmaz

şundan bundan yardım dileyerek geçinmeye çalışanların istekleri bitmez.

27 görüntülenme

yatsının faziletini güveyden sormalı

eskiden gerdeğe yatsı namazından sonra girildiğinden güvey için yatsı çok önemliydi tıpkı bunun gibi birçok kimse için önemli bulunmayan bir durum kimi kişiler için özel bir önem taşır.

27 görüntülenme

sen bilirsin deyince (değirmende) kavga olmaz

bir konu üzerindeki görüşme sırasında uysallık gösterir, karşınızdakinin dediğini kabul ederseniz anlaşmazlık çıkmaz.

27 görüntülenme

yavaş atın tekmesi yavuz olur

yumuşak huylu kimseler öfkelendiklerinde aşırı davranışlarda bulunurlar.

27 görüntülenme

dilenciye hıyar vermişler de eğri diye beğenmemiş

hem gereksinim duyduğu konuda yardım istiyor hem de yapılan yardımı küçümsüyor.

27 görüntülenme

dili olsa da söylese (anlatsa)

cansız nesneler konuşabilseler bazı olaylara tanıklık da edebilirler.

27 görüntülenme

kaçanın anası ağlamamış

tehlikeden kaçan kazançlı çıkmış.

27 görüntülenme

kürkçünün kürkü olmaz, börkçünün börkü

başkalarının gereksinimlerine çare bulan kişi bunlara benzeyen kendi ihtiyaçlarını savsaklar.

27 görüntülenme

sen dost kazan, düşman ocağın başından çıkar

sen dost kazanmanın yoluna bak, düşman kolay kazanılır.

27 görüntülenme

yavru kuş, yuvada gördüğünü yapar

aile içinde edinilen görgü, eğitimin temelidir.

27 görüntülenme

dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim

kişinin başına ne gelirse dilini tutmamasından gelir.

27 görüntülenme

göründü Sivas'ın bağları

umutla beklenen sonuç ters yönde gelişti.

27 görüntülenme

sen işten korkma, iş senden korksun

her iş, doğacak engelleri yenmeye kararlı olmakla, direnmekle başarılır.

27 görüntülenme

dilini eşek arısı soksun

hoşa gitmeyen bir şey konuşan kimseye söylenen bir ilenme sözü.

27 görüntülenme

küstüğün dağın odununu kesme

insan onuruna düşkün olup ilişkisini kestiği bir yerden veya kimseden herhangi bir yarar elde etmeye çalışmamalıdır.

27 görüntülenme

yayı, atıcısına vermeli

ülkenin yönetimine, bunu başarıyla yerine getirebilecek olanlar seçilmelidir.

27 görüntülenme

bir mum al da derdine yan

başkalarıyla uğraşacağına kendi durumunu düşün.

27 görüntülenme

laf lafı açar

bir konu üzerinde konuşulurken ilgisi dolayısıyla söz başka bir konuya geçer, sohbet uzar, gider.

27 görüntülenme

yaz yalan, kış gerçek

yazın yaşama koşulları kolay kışın zordur, tıpkı bunun gibi bazı olaylar önem vermeye değmez ama bazı olaylar çok dikkatli ve özenli olmamızı gerektirir.

27 görüntülenme

götüne güvenen borazancıbaşı

başarabileceğinize eminseniz büyük işlere girişiniz.

27 görüntülenme

seninki can da benimki patlıcan mı?

senin canının değeri var da benimkinin değeri yok mu?

27 görüntülenme

yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anayı

yetiştirdiğimiz, büyüttüğümüz gençler, bizi beğenmezler.

27 görüntülenme

kör görmez, sezer

kör görmediği şeyi nasıl sezerse bir konu üzerinde bilgisi olmayan kişinin de o konu ile ilgili sezişleri olur.

27 görüntülenme

bir selam bin hatır yapar

selam bir ilgi ve sevgi belirtisidir, gönül kazanmakta büyük önemi vardır.

27 görüntülenme

göz gördüğünü (ağız yediğini) ister

kişi, her zaman gördüğü, (yemeye) alıştığı güzel şeyleri arzular.

27 görüntülenme

kadının şamdanı altın olsa mumunu dikecek erkektir

kadın ne kadar bol, değerli çeyizle gelirse gelsin evin bütün eksiklerini erkek sağlar, giderlerini erkek karşılar, evi o geçindirir.

27 görüntülenme

laf torbaya girmez

ağızdan çıkan bir söz, artık gizli kalmaz, herkes onu duyar.

27 görüntülenme

yazın araması, kışın taraması olmazsa herkes besler mandayı

iyi bir iş yapılmaya çalışılırken karşılaşılan sıkıntılara herkes kolay kolay katlanamaz.

27 görüntülenme

kurt komşusunu yemez

bir kişi ne kadar kötü niyetli de olsa yakınlarına dokunmaz.

27 görüntülenme

dişi yalanmazsa erkek dolanmaz

kadın istek göstermezse, yüz vermezse erkek onun peşine düşmez.

27 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

görüş birliğine varmak

farklı görüş ve düşüncelerden sonra aynı görüş ve düşünceye ulaşmak.

115 görüntülenme

burun yapmak

üstünlük taslamak.

115 görüntülenme

(bir şeyin) zamanı geçmek

1) o şey artık gerekli ve yerinde olmaktan çıkmak; 2) mevsimi geçmek.

115 görüntülenme

(birinin) pestilini çıkarmak

1) çok yormak; 2) çok dövmek: 'Bu karıncaya dokunmayan çocuk o kocaman adamın oracıkta pestilini çıkaracaktı.' -S. F. Abasıyanık.

115 görüntülenme

adını ...-ye çıkarmak

bir kişinin sahip olmadığı niteliklerle tanınmasına yol açmak: Adını deliye çıkardılar.

115 görüntülenme

müsaade etmek (buyurmak)

1) izin vermek: 'Hiçbir şey söylemesine müsaade etmedim, gayet haşin, çok sert davrandım.' -E. İ. Benice. 2) geçiş için yol vermek, yol açmak; 3) elverişli, uygun olmak.

115 görüntülenme

vebali boynuna

'ben karışmam, sorumluluk sana veya ona düşer' anlamında kullanılan bir söz: 'Vebali boynuna, bunların karınlarına sığdırdıklarını bir insan tıkınamaz.' -H. R. Gürpınar. 'El konuşur, sevişirmiş bana ne / Sevdalım boynuna vebalim' -O. V. Kanık.

115 görüntülenme

başını alıp gitmek

izin almadan ve gideceği yeri bildirmeden gitmek, savuşmak: 'Bir akşam ciğerci söve saya kondusundan çıktı. Başını alıp gitti.' -A. Kulin.

115 görüntülenme

buzdolabına kaldırmak

bir konuda anlaşmaya varılamadığı için onu bir süre gündem dışında bırakmak.

115 görüntülenme

hazırlık görmek (yapmak)

hazır olmak için gereken şeyleri toplamak veya durumları sağlamak.

115 görüntülenme

veda etmek

1) vedalaşmak, esenleşmek: 'Onu daima öper ve sefere çıkacakları zaman en sonra ona veda ederlerdi.' -N. F. Kısakürek. 2) mec. sevilen bir şeyle olan ilgisini kesmek: 'Dünyaya veda ettik, atıldık doludizgin / En son koşumuzdur bu, asırlarca bilinsin' -Y. K. Beyatlı.

115 görüntülenme

bir tat, bin feryat

mutluluktan çok, sıkıntısı olan: 'O zamana kadar kira köşelerinde sürünmekten bir tat, bin feryat, türlü sıkıntılara giriftar olmuşken...' -H. Z. Uşaklıgil.

115 görüntülenme

ortalığı kırıp geçirmek

1) herkesi heyecana sürüklemek: 'Avrupa tiyatrosunda işveli gerdan kırışları, meşhur kantolarıyla, ortalığı kırıp geçirdiği zamanlar!' -A. İlhan. 2) çok kızarak çevresindekilere bağırıp çağırmak.

115 görüntülenme

(birinin) sırtından geçinmek

geçimini o kimseden sağlamak: 'Öteki karınca türlerinin yuvalarını yağma edip kendi boyunduruklarına alıyor, onların sırtından geçiniyorlarmış.' -T. Halman.

115 görüntülenme

yürekten çağırmak

aşırı derecede arzu etmek, istemek: 'Bu kadar yürekten çağırma beni / Bir gece ansızın gelebilirim' -Şarkı.

115 görüntülenme

kalbini eritmek

acımasını sağlamak, yumuşatmak: 'Edebiyat hocamız Ali Bey'in kalbini eritecek bir konu seçmeli, acıklı bir tarzda yazmalı.' -H. E. Adıvar.

115 görüntülenme

emir komuta zinciri içinde olmak

herhangi bir işlem en alt rütbe veya makamdan en üst rütbe veya makama doğru gerçekleşmek.

115 görüntülenme

göz kırpmak

1) göz kapağını kapayıp açmak: 'Hem gülüyor hem sık sık bana kaçamak bakışlarla bakıyor, muziplikle göz kırpıyor.' -A. Ağaoğlu. 2) başkasına söylediklerinin doğru olmadığını işaretle anlatmak için, benimsediği kimseye bakarak gözünü kapayıp açmak: 'İki sahilde pencerelerden damla damla taşan ışıklar güzel aydedeye göz kırpmakta yıldızlarla rekabet ediyor sanılır.' -A. H. Müftüoğlu.

115 görüntülenme

helallik dilemek

birinden hakkını helal etmesini istemek: 'Şimdi büyüklerinin ellerini öp de helallik dile.' -R. N. Güntekin.

115 görüntülenme

tuğra çekmek

Osmanlı Devleti'nde ferman, berat ve resmî belgelere tuğra koymak.

115 görüntülenme

(bir şey) içinde yüzmek

olumlu veya olumsuz bir durumun aşırı derecesinde bulunmak: Para içinde yüzmek. Sefalet içinde yüzmek.

115 görüntülenme

yelken basmak

yola çıkmak, hareket etmek.

115 görüntülenme

(bir yer, işte) yabancılık çekmek

bir iş veya çevrede yabancı olmaktan doğan güçlüklere uğramak.

115 görüntülenme

(bir işin, şeyin) başına oturmak

bir işi yapmaya başlamak, işe koyulmak: 'Kendine güvenini tam bulduğu, oyununu yazabileceğine inandığı gün oturacaktı masanın başına.' -N. Cumalı.

115 görüntülenme

her derde deva olmak

birçok şeye çare olmak.

115 görüntülenme

al birini, vur ötekine (birine)

hiçbiri işe yaramaz, hepsi bir ayarda.

115 görüntülenme

başının gözünün sadakası

başa gelecek bir belayı savmak veya önlemek için yapılan bağış, özveri: 'Bir herif çıksa da şunu başımdan alsa... Başım gözüm sadakası üç beş parça eşya, beş, on kuruş da para veririm.' -R. N. Güntekin.

115 görüntülenme

(bir işten) el yıkamak

ilgisini kesmek.

115 görüntülenme

her telden çalmak

1) her çeşit işi yapabilir durumda olmak; 2) birçok konuda bilgisi olmak: 'Senin anlayacağın, her telden çalıyor benim çocuklar.' -A. Kulin.

115 görüntülenme

(birinin veya bir şeyin) üstüne yüklenmek

1) saldırmak; 2) mec. ısrar etmek.

115 görüntülenme