En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

kurt komşusunu yemez

bir kişi ne kadar kötü niyetli de olsa yakınlarına dokunmaz.

27 görüntülenme

dişi yalanmazsa erkek dolanmaz

kadın istek göstermezse, yüz vermezse erkek onun peşine düşmez.

27 görüntülenme

göz görmeyince gönül katlanır

yakınımızda bulunmayanların özlemine, acısına daha kolay dayanabiliriz.

27 görüntülenme

serkeş öküz (son) soluğu kasap dükkânında alır

dikbaşlı olanlar, davranışlarının cezasını görürler, hatta bu davranışları hayatlarına bile mal olabilir.

27 görüntülenme

doğan anası olma, doğuran anası ol

bir çocuk, annesinin değerini ancak kendisi de çocuk sahibi olduktan sonra anlar.

27 görüntülenme

göz görür, gönül katlanır

kişi, sevdiği bir kimsenin uzak yere gitmesi durumunda onunla görüşmekten umudunu keser, ayrılığa katlanır.

27 görüntülenme

sermayen bir yumurtaysa taşa çal

yetersiz olanaklarla büyük işler yapmayı tasarlıyorsan başarılı olamazsın, vazgeç daha iyi.

27 görüntülenme

bir tepe yıkılır, bir dere dolar

dünyada hiçbir şey kaybolmaz; birinin kaybettiğini başkası kazanır, bir zengin fakirleşirken bir fakir de zenginleşebilir.

27 görüntülenme

doğmadık çocuğa don biçilmez

ele geçeceği, ortaya çıkacağı daha belli olmayan şey için önceden hazırlık yapmak doğru değildir.

27 görüntülenme

leyleği kuştan mı sayarsın, yazın gelir, kışın gider

sürekli olarak bir iş üzerinde durmayan, maymun iştahlı olan kişiye kimse güvenmez.

27 görüntülenme

veren eli herkes öper

yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

27 görüntülenme

sıcağa kar mı dayanır?

aşırı harcamalarla eldeki imkânlar çok çabuk tükenir.

27 görüntülenme

biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar

herkesin yararlanabileceği şeyden bazıları yararlanır da başkalarına yararlanma fırsatı vermezlerse büyük kavga çıkar.

27 görüntülenme

doğuran avrat Azrail'i yenmiş

yeni doğan çocuğu sürekli ölen kadın doğurmaktan usanmazsa elbet bir gün isteğine kavuşur.

27 görüntülenme

at, adımına göre değil, adamına göre yürür

atın yürüyüşü binicisinin yönetimine bağlı olduğu gibi bir işin gidişi de iş başındakinin bilgisine ve çabasına bağlıdır.

27 görüntülenme

kambersiz düğün olmaz

her toplantıda veya her işin içinde bulunmak merakında olanlar için yarı sitem, yarı şaka olarak söylenen bir söz.

27 görüntülenme

at at oluncaya kadar sahibi mat olur

bir çocuğu, bir işçiyi yetiştiren her bakımdan çok yorulur, yıpranır.

27 görüntülenme

dost (akraba) ile ye, iç, alışveriş etme

alışverişte iki taraf da kendi çıkarını düşündüğünden iki dost arasındaki alışveriş dostluğu bozabilir, bu nedenle de dostluklarını sürdürmek isteyenler birbirleriyle alışverişte bulunmamalıdırlar.

27 görüntülenme

borcun yoksa kefil ol, işin yoksa şahit ol

tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

27 görüntülenme

güneş balçıkla sıvanmaz

herkesin bildiği gerçek inkâr edilemez.

27 görüntülenme

mart dokuzunda çıra yak, bağ buda

mart ayının dokuzunda bağların kesinlikle budanması gerekir, bu iş gündüz yetiştirilemezse gece çıra ışığında yapılmaya değecek kadar önemlidir.

27 görüntülenme

dostluk kantarla, alışveriş (hesap) miskalle

iş ilişkilerine dostluk karıştırılmamalıdır.

27 görüntülenme

dostluk okkayla, alışveriş dirhemle

dostluğun tartısı olmaz, alışveriş ise ölçüye göre olur.

27 görüntülenme

martta tezek kuruya, nisanda seller yürüye

herkes, ortam ve koşulların işine uygun olmasını bekler veya ister.

27 görüntülenme

borçlunun yalımı alçak olur

borçlu, özellikle alacaklısının yanında göğsünü gere gere gezemez, suçlu gibi durur.

27 görüntülenme

borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar)

borçlanmak istemeyen fazla açılmaz, giderlerini kısar, kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.

27 görüntülenme

karaya sabun, deliye öğüt neylesin

özü bozuk olan şey, düzeltme çabalarıyla iyi duruma getirilemez.

27 görüntülenme

dut yaprağı açtı, soyun; döktü giyin

dut ağacı yapraklanınca soğuklar biter, dut ağacı yaprağını döktüğü zaman soğuklar başlar; ona göre giyinmek lazımdır.

27 görüntülenme

mazlumun ahı yerde kalmaz

zulüm gören kimsenin bedduası tutar.

27 görüntülenme

duvarı nem, insanı gam yıkar

nem demiri nasıl paslandırıp çürütürse gam da insanı öylece yıpratır.

27 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

her telden çalmak

1) her çeşit işi yapabilir durumda olmak; 2) birçok konuda bilgisi olmak: 'Senin anlayacağın, her telden çalıyor benim çocuklar.' -A. Kulin.

115 görüntülenme

(birinin veya bir şeyin) üstüne yüklenmek

1) saldırmak; 2) mec. ısrar etmek.

115 görüntülenme

çevir kazı yanmasın

alay karşısındakine dokunacak yersiz bir söz söylediğini fark eder etmez sözünü çevirmeye kalkışanlara söylenen bir söz.

115 görüntülenme

ağız burun birbirine karışmak

1) dayak sonucunda yüz yara bere içinde kalmak; 2) yüzde aşırı öfke, üzüntü, yorgunluk vb. durumların izleri görünmek.

115 görüntülenme

alçacık dağları ben yarattım demek

çok kurumlu olmak, kendini çok beğenmek.

115 görüntülenme

aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemek

sağladığı yarar, verdiği zararı karşılamamak.

115 görüntülenme

(bir söz, birilerinin) ağzında çalkalanmak

üzerinde çok konuşulmak: 'Fakat bütün memleketin ağzında çalkalanan bu evlerin anha minha 5000 liradan fazlaya çıkmayacağı.' -S. F. Abasıyanık.

115 görüntülenme

sinirleri boşanmak

sinirlenip kendini tutamayarak gülmek, ağlamak veya bağırmak: 'Şimdi soğukkanlı olan amcam, benim ise sinirlerim boşanmak üzere.' -A. Ümit.

115 görüntülenme

bir yol tutturmak

bir davranış, bir tutum biçimi belirlemek: 'Herkes bir yol tutturmuş kendince / Bir düzen kurmuş iyi kötü' -B. Necatigil.

115 görüntülenme

yağ bal olsun

'yenen, içilen şeyler helal ve afiyet olsun' anlamında kullanılan bir söz.

115 görüntülenme

yerinde saymak

1) yürür gibi yaparak hep aynı yerde, sürekli olarak ayağın birini kaldırıp birini basmak; 2) mec. ilerleyememek, gelişememek, değişememek: 'Bu yerinde sayan kafamıza ne ad takmalı?' -F. R. Atay.

115 görüntülenme

pes etmek

1) yenilgiyi kabul etmek, pes demek: 'Evliliği sırasında altı düşük daha yapacak sonunda pes edecekti.' -A. Kulin. 2) yenileceğini anlayıp sırtının yere gelmesini istemeyen pehlivan, yenildiğini kabul anlamına ya 'pes ediyorum' demek veya hasmının kispetine eliyle vurarak işaret vermek; 3) birinin aşırı kurnazlığı karşısında ancak bu kadar olur inancına varmak.

115 görüntülenme

armudun sapı var, üzümün (kirazın) çöpü var demek

her şeye kusur bulmak, hiçbir şeyi beğenmemek.

115 görüntülenme

(birine, bir şeye) çekidüzen vermek

1) düzgün duruma getirmek, düzeltmek: 'Bir iki yutkunup sesine çekidüzen verdikten sonra şu ninniyi tutturdu.' -O. C. Kaygılı. 2) belirlenen ölçülere uydurmak.

115 görüntülenme

bağırsakları bozulmak

ishal olmak.

115 görüntülenme

heyecana gelmek

heyecanlanmak, heyecan duymak.

115 görüntülenme

artist gibi

boylu boslu, güzel ve alımlı, yakışıklı (kimse).

115 görüntülenme

(bir şey için veya bir şeye) deli olmak

tkz. 1) çok sevmek: Deli oluyordu çocuklara, onlarsız edemiyordu. 2) çok sinirlenmek; 3) delirmek.

115 görüntülenme

(birinde) hoşafın yağı kesilmek

söyleyecek söz, verecek karşılık veya yapacak bir şey bulamayacak bir duruma düşmek.

115 görüntülenme

bahtı kara olmak

sürekli olarak talihi yaver gitmemek, mutsuz olmak.

115 görüntülenme

içi cız etmek

ansızın içi sızlamak: 'Otuz sayfa okurum diye umduğum koca bir günün sonunda zar zor üç sayfa okuyabildiğimi anımsayınca içim cız etti.' -N. Cumalı.

115 görüntülenme

zapt etmek

1) zorla almak: 'Bizans'ta Sırp memleketlerini zapt ettilerse de bir müddet sonra bazı kısımlara geniş otonomiler verdiler.' -F. R. Atay. 2) tutmak: 'Neveser bir sevinç çığlığını zor zapt etmişti.' -A. İlhan. 3) bir şeyi güç kullanarak önlemek: 'El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kitlesini zor zapt ediyorlardı.' -H. Taner. 4) yazıya geçirmek: İfadesini zapt edenlere sessizce baktı. 5) hatırında tutmak: Söylediklerinizin birçoğunu zapt ettim. 6) anlamak, kavramak, bütünüyle öğrenmek: 'Bütün ayrıntılarıyla bu âlemi zapt etmiş belleği başlıca dayanağı idi.' -H. Taner.

115 görüntülenme

astığı astık, kestiği kestik

acımasız, çok sert veya istediği gibi davranan kimse.

115 görüntülenme

hariçten gazel okumak (atmak)

tkz. 1) bir konuyu iyice bilmeden üzerinde görüş ve düşünce ileri sürmek; 2) bir konuşmaya yersiz ve zamansız katılmak.

115 görüntülenme

evvel zaman içinde, kalbur saman içinde

'çok zaman önce' anlamında bir tekerleme.

115 görüntülenme

alnında yazılmış olmak

bir olayın, kişinin başına gelmesini Allah yazmış olmak.

115 görüntülenme

zart zurt etmek

yüksekten atıp tutarak çıkışmak, kaba kuvvet gösterisinde bulunmak.

115 görüntülenme

(birine, bir şeye) kanat germek

koruması altına almak, himaye etmek: 'Bazı işsiz güçsüz takımı, beş para etmez yapılara kanat gererek kendilerini tatmin etme girişimindeler.' -A. Boysan.

115 görüntülenme

gem vurmak

1) hayvanın ağzına gem takmak; 2) mec. her türlü taşkınlığı, isteği, hevesi vb.ni engellemek: 'Senin bütün emellerin, azgın kalbinden korktuğun, ona gem vurmak istediğin içindir.' -P. Safa.

115 görüntülenme

(bir şeye) gönlü olmak

razı olmak.

115 görüntülenme