En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

katranı kaynatsan olur mu şeker?

kişi, kendi özünü veya asıl özelliklerini değiştirmiş gibi görünse de asla değişmez.

27 görüntülenme

bülbülün çektiği dili belası

ilerisi düşünülmeden söylenen söz insanın başına dert açabilir.

27 görüntülenme

yumuşak huylu atın çiftesi pek olur

yumuşak huylu kimseler öfkelendiklerinde aşırı davranışlarda bulunurlar.

27 görüntülenme

ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını

bir girişimden iyi sonuç almak isteyen, o işin temelini sağlam kurmalıdır.

27 görüntülenme

haydan gelen huya gider

kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar.

27 görüntülenme

cahilin dostluğundan arifin düşmanlığı yeğdir

akılsız kimse iyi niyetli olsa dahi yaptığı işin ne gibi kötü sonuçlar doğuracağını hesap edemediğinden dostuna bilmeyerek fenalık edebilir, akıllı düşmanın yapacağı kötülükse akıl yoluyla sezilir ve gereken tedbir alınabilir.

27 görüntülenme

ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur

verimin bol olması, kullanılan malzemenin bol olmasına bağlıdır.

27 görüntülenme

yüğrük at yemini artırır

bir işte üstün çaba gösterenler, o ölçüde bir karşılık görürler.

27 görüntülenme

hayvan koklaşa koklaşa, insan konuşa konuşa

insanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar.

27 görüntülenme

ekmek aslanın ağzında

geçim sağlayacak bir iş bulmak ve para kazanmak kolay değildir.

27 görüntülenme

yük altında (yüklü) eşek anırmaz

ağır bir iş altında bunalmış olan kişi bu durumdan kurtulmadan rahatlayamaz, keyifli bir duruma gelemez.

27 görüntülenme

ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır

insanların kazançlarına, rızıklarına engel olanlara bir gün aynı şeyler yapılır.

27 görüntülenme

ne dilersen eşine o gelir başına

sen başkaları için iyi şeyler dile ve yap ki başkaları da senin için iyi şeyler dilesin, yapsın.

27 görüntülenme

yürük at kamçı değdirmez

işini ivedilik ve yeterlilikle yapan kişiyi sıkıştırmak gerekmez.

27 görüntülenme

şeyh uçmaz, müridi uçurur

bir kişiye inanlar, onu olduğundan çok üstün görürler ve onda olağanüstü özellikler bulunduğuna herkesi inandırmak isterler.

27 görüntülenme

can bostanda bitmez

insan, canının değerini bilmeli, onu yıpratmamalıdır.

27 görüntülenme

kaz kazla, daz dazla, kel tavuk kel (topal) horozla

herkes kendi durumuna uygun gelen kişilerle anlaşıp arkadaşlık ederler.

27 görüntülenme

ne karanlıkta yat, ne kara düş gör

her konuda tedbirli ve ihtiyatlı olmak büyük yarar sağlar ancak tedbirli ve ihtiyatlı olursak tehlikeleri kolaylıkla başımızdan kovabiliriz.

27 görüntülenme

şeytanın dostluğu darağacına kadardır

kötü arkadaş kişiyi yoldan çıkartıp ölüme kadar sürükleyebilir ama ölümün eşiğinde onu kaderiyle baş başa bırakır.

27 görüntülenme

hekimden sorma, çekenden sor

bir sıkıntının acısını ancak onu çeken bilir.

27 görüntülenme

can canın yoldaşıdır

insan tek başına yaşayamaz, konuşup görüşmek için arkadaş arar.

27 görüntülenme

yürük tazıyı tilki sevmez

kurnaz, akıllıyla boy ölçüşemez.

27 görüntülenme

can cümleden aziz

insanın kendisi herkesten önce gelir.

27 görüntülenme

el elden kalmaz, dil dilden kalmaz

bir kişi başkasına vurursa o da ona vurur, başkasına kötü söz söylerse diğeri de kendisine kötü söz söyler.

27 görüntülenme

ay ışığında ceviz silkilmez

yeterli olmayan koşullarda yapılan işlerden, beklenilen verim alınamaz.

27 görüntülenme

cana gelecek kaza (zarar) mala gelsin

zarardan kurtulma olanağı yoksa, bunun cana değil, mala gelmesi yeğlenir.

27 görüntülenme

ayağı yürüten baştır

halkın düzen içinde çalışmasını baştakiler sağlar.

27 görüntülenme

zaman sana uymazsa sen zamana uy

yaşadığın zamanın koşulları ve çevrendekilerin davranışları senin tutumuna uygun değilse sen onlara uymalısın.

27 görüntülenme

el elin eşeğini yırlaya yırlaya, kendi eşeğini terleye terleye arar

insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.

27 görüntülenme

her çok azdan olur

çoğu elde etmek için azları biriktirmek gerekir.

27 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

(hava) ayaza çekmek

kışın kuru soğuk artmak.

114 görüntülenme

avazı çıktığı kadar

çok yüksek sesle: 'Avazı çıktığı kadar haykırmak istiyordu.' -P. Safa.

114 görüntülenme

ceza çekmek

1) hapiste yatmak: Hırsızlıktan üç ay ceza çekti. 2) manevi bakımdan işlenen suçun ağırlığını çekip sıkıntı ve üzüntü içinde kalmak.

114 görüntülenme

acısı içine (yüreğine) çökmek (işlemek)

1) bir şeyin acısını derinden duymak; 2) kötü bir şey olacağını düşünerek önceden üzülmek.

114 görüntülenme

mihenge vurmak

denemek.

114 görüntülenme

pandik atmak

elle sarkıntılık etmek.

114 görüntülenme

bin can ile

çok isteyerek, gönülden.

114 görüntülenme

(birinin) huyuna suyuna gitmek

birini kızdırmayacak veya ürkütmeyecek biçimde uysalca davranmak, alışkanlıklarına, isteklerine uygun davranışlarda bulunmak.

114 görüntülenme

dehşete düşürmek

çok korkutmak, dehşete kapılmasına sebep olmak: 'Korkunç jestlerle yaptığı kara bulut tasvirleri bizi yeniden dehşete düşürdü.' -R. N. Güntekin.

114 görüntülenme

papağan gibi tekrarlamak

peş peşe, art arda söylemek: 'Dört beş ay uğraşarak papağan gibi tekrarladığım ilk cümleleri duyan Fransızlar gülmeye başladılar.' -B. R. Eyuboğlu.

114 görüntülenme

sözüm meclisten dışarı

konuşma arasında çirkin bir söz kullanmak gerektiğinde o sözden orada bulunanların alınmamasını belirtmek için söylenen bir söz: 'Gülseren, sözüm meclisten dışarı, uygunsuz bir çift yakalamış bekçi, dedi.' -H. Taner.

114 görüntülenme

yara işlemek

1) yara kapanmayıp akıntı sürmek; 2) mec. üzücü bir olayın etkisi bitmemek.

114 görüntülenme

ay harmanlanmak

ayın çevresinde ayla oluşmak.

114 görüntülenme

binbir ayak bir ayak üstüne

'herkesin ayakta olduğu kalabalık' anlamında kullanılan bir söz.

114 görüntülenme

zindan gibi

karanlık veya iç sıkıcı (yer).

114 görüntülenme

(birinin) işi başından aşmak (aşkın olmak)

pek çok işi olmak.

114 görüntülenme

cızlamı çekmek (cızlam etmek)

1) kaçmak, savuşup gitmek; 2) argo ölmek: 'Adam bir hafta içinde cızlamı çekerse hiç günahım yokken adım kötüye çıkar.' -T. Yücel.

114 görüntülenme

ocağını yeşertmek

aile yuvasını canlandırmak: 'Aşkla, şevkle ocağını yeşertecek birini istiyordu.' -Y. Kemal.

114 görüntülenme

ele geçmek

1) yakalanmak: 'Nihayet bir defasında tam iki ay izini kaybetmiş, bir türlü ele geçmemişti.' -R. H. Karay. 2) edinilmek.

114 görüntülenme

dem dökmek

kadınlar aybaşında kan yitirmek.

114 görüntülenme

misafir gibi oturmak

1) bulunduğu yerden her an ayrılacakmış gibi eğreti, üstünkörü oturmak; 2) mec. hiç iş yapmamak.

114 görüntülenme

giyinip kuşanmak

özenle giyinmek: 'Giyinmiş kuşanmış, benim de giyinip kuşanıp hazır olmamı bekliyor.' -A. Ağaoğlu.

114 görüntülenme

lügat paralamak

konuşma dilinde geçmeyen yabancı kelimeler kullanmak, ağdalı konuşmak: 'Deli eniştemiz, dil dökerek ve lügat paralayarak âlim görünmek isterdi.' -A. Ş. Hisar.

114 görüntülenme

ofsayta düşmek

1) futbolda hücuma geçen takımın en az bir oyuncusu topla oynandığı anda rakip takımın kale çizgisine, o takımın en yakın oyuncusundan daha yakın bulunmak; 2) mec. istemediği hâlde kötü bir durumda kalmak.

114 görüntülenme

açık kapamak

bütçenin gider fazlasını, para sağlayarak ortadan kaldırmak.

114 görüntülenme

(bir şeyi) içi kabul etmemek

1) bir şeyden midesi bulanmak; 2) mec. benimsememek, kabullenememek.

114 görüntülenme

(üstünden veya paçalarından) kibarlık akmak

tkz. aşırı derecede kibar davranmak.

114 görüntülenme

fayda vermemek

yararlı olmamak.

114 görüntülenme

ipi koparmak

bağlı bulunduğu kuruluşla veya yakınlığı bulunan kişi ile ilişkisini kesmek.

114 görüntülenme

revan olmak

yola çıkmak.

114 görüntülenme