En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

karşı karşıya gelmek

1) birden karşılaşmak: 'Nihayet bir defa, gene dereden köye doğru giderken karşı karşıya gelmeyeyim mi?' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) zıtlaşmak.

44 görüntülenme

feryadı basmak

çığlık koparmak, yüksek sesle haykırmaya başlamak: 'Bu defa da, Sultanahmet'ten gelen efeler değilmiş de feryadı basanlar, onların gündüzki taşkınlığından yüz bulan eroincilermiş.' -N. F. Kısakürek.

44 görüntülenme

aracı koymak

bir kimseyi, uzlaşma sağlamak için görevlendirmek.

44 görüntülenme

haberden haber vermek

tkz. bir kimse veya bir konuda bilgi istemek.

44 görüntülenme

kahkaha tufanı kopmak

birdenbire toplu olarak kahkaha atmak: 'Haydi bana eyvallah, deyiverince bir kahkaha tufanı koptu.' -İ. O. Anar.

44 görüntülenme

üzerine düşmek

üstüne düşmek.

44 görüntülenme

sıkıp suyunu çıkarmak

sömürmek.

44 görüntülenme

taraf çıkmak (olmak)

taraf tutmak.

44 görüntülenme

düven sürmek (dövmek)

düvenle ekinlerin tanelerini başaklarından çıkarmak.

44 görüntülenme

buz bağlamak

sıvıların yüzeyi donmak.

44 görüntülenme

kısmetini ayağıyla tepmek

kavuşacağı iyi bir durumu, değerini bilmeyerek istememek.

44 görüntülenme

sınıfta kalmak

1) başarılı olamayan öğrenci, bir üst sınıfa geçemeyerek aynı sınıfta yeniden okumak; 2) mec. herhangi bir işte başarısız olmak.

44 görüntülenme

meme vermek

emzirmek: 'Genç kadın arkasını dönerek göğsünü açtı ve özenle meme vermeye başladı.' -A. Gündüz.

44 görüntülenme

aklının bir köşesine yazmak

ileride hatırlamak üzere belleğine almak.

44 görüntülenme

tartma tartmak

baş örtüsü takmak: 'Bayanlar sırtlarına toza, yağa dayanır birer takım giydiler, başlarına da birer tartma tarttılar, ... fabrikaya gittiler.' -M. Ş. Esendal.

44 görüntülenme

(birini) kayışa çekmek

argo aldatmak, kandırmak.

44 görüntülenme

şunu bunu

çeşitli nesneleri: 'Hacı'dan gereken şunu bunu alarak toprağın şu parçasını, o parçasını rehin verdik.' -Halikarnas Balıkçısı.

44 görüntülenme

afişte kalmak

tiy. oyun ilgi görerek günlerce oynanmak: Oyunun afişte kalması için başarıyla oynanması gerekir.

44 görüntülenme

(birini) komalık etmek

1) döverek kıpırdamayacak duruma getirmek; 2) mec. çok sinirlendirmek.

44 görüntülenme

helak etmek

1) öldürmek, ortadan kaldırmak; 2) mec. aşırı derecede yormak, bitkin duruma getirmek: Bu yolculuk bizi helak etti.

44 görüntülenme

el bende!

'tekrarlanan oyunda başlama sırası veya hakkı bende' anlamında kullanılan bir söz.

44 görüntülenme

fırtına atlatmak

güç durumdan kurtulmak: 'Ne sen gideceksin ne de ben. Böyle kaç fırtına atlattık biz.' -A. Kulin.

44 görüntülenme

şahken şahbaz olmak

alay bir kimsenin herhangi bir sebeple çirkinliği veya durumunun kötülüğü artmak.

44 görüntülenme

testi gibi

büyük ve sarkık (meme).

44 görüntülenme

pazarlığı pişirmek

pazarlıkta uyuşma sağlayacak duruma gelmek: 'Ne olacak efendim! Pazarlığı pişirdiler.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

44 görüntülenme

akşamdan sonra merhaba

iş işten geçtikten, olan olduktan sonra gösterilen ilginin yararlı olmayacağını belirten bir söz.

44 görüntülenme

yüz verince astar istemek

kendisine gösterilen küçük bir ilgiden şımararak geniş yetki elde etmeye, daha çok yarar sağlamaya çalışmak.

44 görüntülenme

şaka yapmak

şaka niteliğinde bir şey yapmak veya söylemek: 'İlk defa görüştüğümüz hâlde benimle şaka yaptı.' -Ö. Seyfettin.

44 görüntülenme

(bir yerde) içecek suyu olmak

o yere gitmesi kısmet olmak.

44 görüntülenme

(bir yerden) ayağını çekmek

sık sık gittiği bir yere artık uğramaz olmak, ilgiyi kesmek.

44 görüntülenme