En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

insan gibi

insanlara yaraşır biçimde.

42 görüntülenme

cılk çıkmak

kusurlu, boş veya bozuk çıkmak.

42 görüntülenme

zimmet çıkarmak

eksik veya yanlış yapılan bir işlemden dolayı kişiye fazladan ödenen miktarı belirlemek ve ödemesini sağlamak için bildirimde bulunmak.

42 görüntülenme

lokum gibi

1) tatlı, güzel, yumuşak; 2) çok güzel (kadın).

42 görüntülenme

sele kapılmak

sel sularıyla sürüklenip gitmek.

42 görüntülenme

binin yarısı beş yüz (o da bizde yok)

şaka çok düşünceli görünen birine 'aldırma!' anlamında kullanılan bir söz.

42 görüntülenme

işi ileri götürmek

beklenenden daha aşırı davranışlar içine girmek: 'Ama işi bu kadar ileri götürdüğüne göre, sonuçlarına da katlanması gerekirdi.' -E. Bener.

42 görüntülenme

doktora görünmek

muayene olmak.

42 görüntülenme

keyfi bozulmak

1) hastalanmak; 2) canı sıkılmak, rahatı kaçmak.

42 görüntülenme

para etmek

değeri olmak.

42 görüntülenme

denk getirmek

uygun zamanını ve durumunu bulmak, rastlatmak: 'Bizimkinin evde olmadığı bir zamana denk getirirsem çağıracağım, bakalım gelecek mi?' -Ç. Altan.

42 görüntülenme

anasını bellemek

kaba en büyük kötülüğü yapmak: 'Geçmeyen zamanın anasını uyku beller.' -N. F. Kısakürek.

42 görüntülenme

moralini bozmak

bir kimsenin ruhsal yönden direnme gücünü azaltmak, sarsmak: 'Bu olay, on beş gündür sıcak yemek yemeyen askerlerin morallerini bozup sinirlerini iyice gerdi.' -İ. O. Anar.

42 görüntülenme

moratoryuma gitmek

tüm borçların ödeme zorunluluğunu geri bırakmak, resmî olarak geciktirmek.

42 görüntülenme

ayağına geçirmek

bir şeyi aceleyle giymek.

42 görüntülenme

su içinde kalmak

çok terlemek, su gibi ıslanmak.

42 görüntülenme

ayağına getirmek

sıra, saygı gözetmeksizin birinin yanına gelmesini sağlamak.

42 görüntülenme

kulağı ağır işitmek

kulağı iyi işitmemek.

42 görüntülenme

su kaçırmak

1) su sızdırmak; 2) argo baş ağrıtmak, can sıkmak.

42 görüntülenme

su kapmak

yaralar azmak.

42 görüntülenme

film çevirmek

1) sin. ve TV beyaz perdede oynatılacak bir eseri filme almak veya bu eserin çekilişi sırasında rol yapmak: 'Sanki buraya film çevirmeye gelmişti.' -S. F. Abasıyanık. 2) argo eğlenmek, hoş vakit geçirmek.

42 görüntülenme

bir çift sözü olmak

söyleyecek bir şeyleri bulunmak: 'Gel gör ki dilimin ucunda kağnı var. Kağnılar için de bir çift sözüm var.' -B. R. Eyuboğlu.

42 görüntülenme

rol yapmak

davranışlarda içtenlik bulunmamak: 'Rol yapmaya kalkışsa yüzüne gözüne bulaştıracağını biliyordu.' -T. Buğra.

42 görüntülenme

kulağı okşamak

kulağa hoş gelmek.

42 görüntülenme

takla attırmak

1) bir şeyi dilediği gibi beceriyle kullanabilmek: 'Sizin için Türkçenin cambazıdır, kafiyelere taklalar attırır, dedi.' -Y. Z. Ortaç. 2) birine istediği her şeyi yaptırmak.

42 görüntülenme

kulağına çalınmak

başkasına söylenirken kendisi de duymuş olmak: 'Bu gürültüler arasında Vildan'ın bağırarak ve daha ziyade kıymet vererek telaffuz ettiği bazı kelimeler, cümleler kulağıma çalınıyordu.' -P. Safa.

42 görüntülenme

kulağına çarpmak

duyulmak: 'Barın kalabalığı, hareketliliği, çalgısı ve dumanı içinde ortaya atılan bu söz, tam bir isabetle geldi, Ahmet Samim'in kulağına çarptı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

42 görüntülenme

ses seda kesilmek (kalmamak)

hiçbir ses duyulmamak: 'Sanki bütün dünyada ses seda kesilmişti.' -S. F. Abasıyanık.

42 görüntülenme

Zümrüdüanka gibi

hayal ürünü olan veya adı olup da kendi var olmayan (iyi ve güzel şeyler).

42 görüntülenme

şiir düzmek

şiir yazmak veya söylemek: 'Onun bir parçası olan insan da tazelenir bu mevsimde, ozanların şiir düzmeleri bu yüzdendir işte.' -M. C. Anday.

42 görüntülenme