En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kokusu çıkmak

gizli tutulan bir iş anlaşılmak: 'Bir yerden kokusu çıkarsa baban vasıtasıyla önlemek isteyecekler.' -S. Ali.

41 görüntülenme

belayı satın almak

göz göre göre belayı üstüne çekmek.

41 görüntülenme

eteğine yapışmak (sığınmak)

birinin koruyuculuğu altına girmek.

41 görüntülenme

yağmur olsa kimsenin tarlasına düşmez (yağmaz)

elinden geldiği hâlde kimseye iyilik etmeyenler için kullanılan bir söz.

41 görüntülenme

dikilip durmak (kalmak)

bir yerde kısa bir süre ayak üstünde durmak: 'Dükkânın önünde bu kadar dikilip kalmasının sebebi de bu olabilirdi.' -O. Aysu.

41 görüntülenme

(birinin) anası ağlamak

çok sıkıntı çekmek, eziyet çekmek, bitkin duruma gelmek.

41 görüntülenme

ipe dizmek

boncuk vb.ni ipliğe geçirmek.

41 görüntülenme

hant hant ötmek

bir şeye aşırı istek duymak.

41 görüntülenme

kan gövdeyi götürmek

çok kan dökülmek: 'Cephelerde kan gövdeyi götürürken bu macera adamının aramızda ne aradığını düşünüyordum.' -R. N. Güntekin.

41 görüntülenme

(biri ötekinin yanında) zemzemle yıkanmış olmak

biri, ötekine göre çok iyi nitelikte olmak.

41 görüntülenme

ölümle burun buruna gelmek

ölümle sonuçlanabilecek çok büyük bir tehlike ile karşılaşmak.

41 görüntülenme

laf ola beri gele!

konuşulan konu ile ilgili olmayan bir söz söylendiğinde veya bir sorun tartışılırken ilgisiz bir şey ifade edildiğinde söylenen bir söz.

41 görüntülenme

gözü (gözleri) kaymak (kaçmak)

1) gözünde hafifçe şaşılık bulunmak; 2) istemeyerek bakıvermek: 'İstemeye istemeye gözleri lokantacıya kaçtı.' -Ö. Seyfettin. 3) bayılmak sırasında gözünün akı çoğalmak.

41 görüntülenme

canına kastetmek

1) intihara kalkışmak; 2) birini öldürmeye hazırlanmak.

41 görüntülenme

soğuk vurmak (yakmak)

çok soğuğun etkisiyle bitki kurumak.

41 görüntülenme

jigolo tutmak

yaşlı, zengin bir kadın genç bir erkekle ilişki kurmak.

41 görüntülenme

gaz vermek

1) motorlu taşıtlarda gaz pedalına basmak; 2) mec. dolduruşa getirmek; 3) mec. coşturmak.

41 görüntülenme

efendiden bir adam

terbiyeli, kibar ve ağırbaşlı kimse.

41 görüntülenme

yıldızı (yıldızları) barışmamak

görüş, duygu ve düşünce bakımından uyuşmamak: 'Adayı ve adalıları o kadar sevmeme rağmen bir türlü yıldızım barışmamıştır.' -B. Felek.

41 görüntülenme

baklayı ağzından çıkarmak

açık söylemekten kaçındığı bir sorunu sonunda açıklamak: 'Bırak muamma konuşmayı / Çıkar ağzından baklayı / Bahtımız aydınlanıversin' -C. S. Tarancı.

41 görüntülenme

(birinden) kan gitmek

1) büyük ve küçük abdestini yaparken kan gelmek; 2) kadınlarda aybaşı çok kanlı olmak.

41 görüntülenme

aşağı görmek

küçük görmek, beğenmemek, hor görmek: 'Bu kadar fütursuz bir kitleyi ne diye aşağı görüyoruz?' -Y. K. Beyatlı.

41 görüntülenme

usturayı kayışa çekmek

usturanın kılağısını almak için berber kayışına sürtmek.

41 görüntülenme

(birinin, bir şeyin) peşinde olmak

o şeyi çok istemek: O şimdi koltuk peşinde.

41 görüntülenme

süzgeçten geçirmek

ayrıntılı bir biçimde incelemek: 'Genç şair ile hanım ilk anlarda birbirlerini tepeden ayağa süzgeçten geçirdiler.' -N. F. Kısakürek.

41 görüntülenme

kendini ele vermek

yaptığı bir davranış veya söylediği bir sözle kendi suçunu ortaya çıkarmak: 'Çünkü âdeta kendimi ele vermiştim.' -H. E. Adıvar.

41 görüntülenme

utancından yere geçmek

çok utanmak: 'Yalvarırım hanımcığım, beni beyin yanına çıkarmayınız, utancımdan yerlere geçerim.' -H. R. Gürpınar.

41 görüntülenme

(bir şeyde) karar bulmak

1) kararlı bir durum almak; 2) yatışmak.

41 görüntülenme

gebe kalmak

1) insan veya hayvanın karnında yavru oluşmak: 'Kırk dört yaşında gebe kalan bir kadın böyle bir sabırsızlığa kapılabilir.' -Y. Atılgan. 2) mec. minnet altında kalmak.

41 görüntülenme

kanına dokunmak

çok sinirlenmek: 'Bırak Allah'ını seversen müdür bey! Bazen kanıma dokunuyor vallaha. Sen onun oruçlu olduğuna inanıyor musun?' -H. Taner.

41 görüntülenme