En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

tekkeyi bekleyen çorbayı içer

bir şeyi elde etmek için bazı sıkıntılara katlanmak gerekir.

26 görüntülenme

donsuzun gönlünden dokuz top bez geçer

bir şeyden yoksun olan kişinin gönlünden hep o şeyden bol bol edinmek geçer.

26 görüntülenme

ağzını bozmak

kaba sözler söylemek, küfretmek: 'Bütün yapma inceliğine karşın kabaydı karısına karşı. Dövdüğü de oluyordu, ağzını bozduğu da.' -O. Rifat.

26 görüntülenme

er lokması er kursağında kalmaz

insan, gördüğü iyiliği karşılıksız bırakmaz.

26 görüntülenme

öksüz oynaşa çıkmış, ay akşamdan doğmuş

talihsiz kimse bir şeyden yararlanmaya kalkışsa karşısına akla gelmedik engeller çıkar.

26 görüntülenme

ağzını havaya (poyraza) açmak

alay umduğunu elde edememek.

26 görüntülenme

erdiğine erer, ermediğine taş atar

sataşkan, edepsiz kimse amacına ulaşamadığında her türlü kötülüğü yapar.

26 görüntülenme

efendim nerede, ben nerede?

ben ne diyorum, siz ne diyorsunuz.

26 görüntülenme

ağzını hayra aç!

kötü ihtimaller söz konusu edildiğinde 'Tanrı korusun' anlamında kullanılan bir söz.

26 görüntülenme

al kaşağıyı gir ahıra, yarası (yağırı) olan gocunur (gocunsun)

bir yolsuzluğun suçluları aranırken o işte kusuru olan kişi telaşlanır.

26 görüntülenme

hiç yoktan iyidir

elde bulunanla yetinmek gerekir.

26 görüntülenme

geceler gebedir

her sabah yeni olaylarla karşılaşırız.

26 görüntülenme

çok bilen (söyleyen) çok yanılır

çok bildiği için kendine güvenen kişi, bilmediği şeylere de karışır ve bunlarda yanılır.

26 görüntülenme

erkek arslan arslan da dişi arslan arslan değil mi?

güçlülük ve yüreklilik yalnızca erkeklerde değil kadınlarda da vardır.

26 görüntülenme

testi kırılsa da kulpu elde kalır

zarar da etse varlıklı bir kimse büsbütün yoksul kalmaz.

26 görüntülenme

ölüm hak miras helal

ölümün olağan olması gibi mirasın da paylaşılması olağandır.

26 görüntülenme

çok koşan çabuk (çok, tez) yorulur

sürekli çalışabilmek ve sonuç elde edebilmek için harcanan çabanın yormayacak ölçüde olması gerekir.

26 görüntülenme

herkes bildiğini okur

başkaları ne söylerse söylesin, herkes kendi düşünüşüne göre iş yapar.

26 görüntülenme

çok söz (laf) yalansız, çok para (mal) haramsız olmaz

bol kazancın içinde yasa dışı elde edilmiş para bulunduğu gibi çok konuşanın sözleri arasında da mutlaka yalan bulunur.

26 görüntülenme

ağzının tadını kaçırmak

1) neşesini, keyfini bozmak: 'Ben o kadınlardan değilim ki, evin büyüğü ben olacağım diye tutturup akılsızlıklarla ağzımın tadını kaçırayım.' -M. Ş. Esendal. 2) bir kimsenin kurulu düzenini bozmak.

26 görüntülenme

ah yerde kalmaz

kötülük cezasız kalmaz.

26 görüntülenme

Allah bana, ben de sana

şimdi sana borcumu ödeyecek param yok, kazanırsam öderim.

26 görüntülenme

koyunu yüze yetir, el onu bine yetirir

kimi insan, başkaları hakkında abartarak konuşmaya bayılır.

26 görüntülenme

eşeği düğüne çağırmışlar, 'ya su lazımdır ya odun' demiş

bir işi yapmamak için bahane bulmayı anlatan bir söz.

26 görüntülenme

Allah kulundan geçmez

Tanrı dar zamanlarında kulunun imdadına yetişir.

26 görüntülenme

ufak at da civcivler yesin

çok yalan söyleyen veya olayları abartan kişilere inandırıcı olmadığını belirtmek için söylenen bir söz.

26 görüntülenme

kork Allah'tan korkmayandan

Tanrı’dan korkmayan kimse, insana her türlü kötülüğü yapabilir.

26 görüntülenme

âdembaba gibi

parasız pulsuz, perişan, zavallı.

26 görüntülenme

âdembabaya dönmek

malını mülkünü kaybetmek.

26 görüntülenme

iki tımar bir yem yerine geçer

atı sık sık tımar etmek, onu yemle beslemek kadar önemlidir.

26 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

yüreği daralmak

sıkılmak, bunalmak, içi daralmak: 'Yusuf bütün olayları korkuyla, yüreği daralarak izliyordu.' -Y. Kemal.

113 görüntülenme

gönlü çökmek

yaşama gücü azalmak, ruhsal dengesi bozulmak.

113 görüntülenme

gönlünden geçirmek (geçmek)

1) bir şeyin olmasını veya bir şey yapmayı istemek: 'Topkapı Sarayı'nda Hünername minyatürlerine bakarken kaç defa gönlümden bu özleyiş geçti.' -Y. K. Beyatlı. 2) düşünmek.

113 görüntülenme

başımla beraber

memnunlukla, seve seve: 'Ben de postu senin eve sererim. A, gel Sedat, başımla beraber.' -S. F. Abasıyanık.

113 görüntülenme

ha Hoca Ali ha Ali Hoca

değişik gibi gösterilen iki şeyin, gerçekte aynı olduğunu anlatan bir söz.

113 görüntülenme

kırağı çalmak (vurmak)

kırağı, dondurup bozmak.

113 görüntülenme

dayak atmak

dövmek, sopa ile dövmek: 'Gece tenha bir sokakta parasını aldığı bir adama dayak atıyormuş.' -A. Ş. Hisar.

113 görüntülenme

cin gibi

anlayışlı ve zeki: 'Bir kedi kadar çevik, açıkgöz olan İzmirli Nusret, lisenin onuna kadar okumuş, cin gibi bir delikanlıydı.' -O. Kemal.

113 görüntülenme

ayak basmak

1) bir yere varmak, ulaşmak: 'Bu bahçeye ayak bastığım andan beri toprağın iyiliğini kendimde hissediyordum.' -K. Bilbaşar. 2) girmek, gelmek, uğramak: 'Köy evinin içine ayak basar basmaz, elbette bir saman ve hafif tezek kokusu duyulur.' -S. F. Abasıyanık. 3) mesleğe girmek; 4) bir yere bağlanmak.

113 görüntülenme

tohumu dökülmek

geçirdiği büyük bir korku dolayısıyla dölden kesilmek.

113 görüntülenme

dediği çıkmak

dediği şey gerçekleşmek.

113 görüntülenme

karnı tok, sırtı pek

geçim sıkıntısı olmayan insanlar için kullanılan bir söz.

113 görüntülenme

parmak bozmak

çocuklar arasında arkadaşlığı sona erdirmek, küsmek.

113 görüntülenme

dediğinden (dışarı) çıkmak

sözünü dinlememek: Dediğimden dışarı çıkarsa kendi bilir.

113 görüntülenme

vakit geçirmek

oyalanmak, uğraşmak.

113 görüntülenme

(birinin) lokmasını saymak

sofrada yemek yiyen kimsenin ne kadar yediğine dikkat etmek.

113 görüntülenme

haydut gibi

1) insana korku veren, iri yarı (kimse); 2) yaramaz ve sevimli (çocuk).

113 görüntülenme

burnu yere düşse almaz

kendini beğenmiş, kibirli.

113 görüntülenme

yataklık yapmak (etmek)

suçluları gizlice barındırmak, suçlulara yardım etmek: 'Bir kanlı katile yataklık yapmış gibi pişmanlık duyuyordu.' -P. Safa.

113 görüntülenme

adı bile okunmamak

birine veya bir şeye hiç önem verilmemek.

113 görüntülenme

vaktini şaşmamak

her şeyi tam zamanında yapmak.

113 görüntülenme

defteri kapamak (kapatmak)

1) söz konusu işi artık yapmaz olmak; 2) bir şeyle ilgiyi kesmek: 'Saçmalama, ben o defteri kapatalı bir yılı geçti.' -A. Kulin.

113 görüntülenme

(bir şeyin) muhasebesini yapmak

bir şeyin olumlu veya olumsuz yönlerini gözden geçirerek bir yargıya varmak.

113 görüntülenme

(birinin) muzipliğine uğramak

aldatılmak, şakaya hedef olmak: 'Gülmüşler ve kendisine, arkadaşının bir muzipliğine uğradığını söylemişler.' -F. R. Atay.

113 görüntülenme

kahır (kahrını) çekmek

uzun süre sıkıntıya katlanmak: 'Annesine bakabilmek için akşama kadar elliye yakın yaramazın kahrını çekiyordu.' -R. N. Güntekin.

113 görüntülenme

(bir şeyin olmasına) kıl (kadar) kalmak

çok az kalmak.

113 görüntülenme

adı geçmek

anılmak, söz konusu olmak, ismi geçmek: 'Necip Fazıl, adı geçen iki şiirden birer bölüm okudu.' -A. Kabaklı.

113 görüntülenme

aklına takmak

sürekli olarak bir şeyi düşünmek, bir düşünceye saplanıp kalmak: 'Tartışma, grevin nereden çıktığını aklına takanlar yüzünden büyüyüp genişledi.' -N. Uygur.

113 görüntülenme

(bir şeyin) önünü almak

önlemek: 'En ucuz şekilde bu fesadın önünü almak için ne yapmak lazımsa söyleyiniz.' -N. F. Kısakürek.

113 görüntülenme

toprağı bol olsun

Müslüman olmayanlar için 'ruhu sükûn içinde olsun' anlamında söylenen bir söz: 'On dakikaya kalmadan adamcağız sizlere ömür! -Toprağı bol olsun diyeceksiniz.' -R. Erduran.

113 görüntülenme