En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

erkeklik öldü mü?

haksızlığa karşı koymak, mertlik göstermek gerekiyor.

26 görüntülenme

ar kadar eri olanın, dağ kadar yeri olur

çalışkan kişileri olan aile ve toplumlar her yerde bol kazanç elde ederler.

26 görüntülenme

gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar

kişi, inançları ayrı da olsa, hoşlanmasa da geçimini sağlayan kimseye hizmet eder.

26 görüntülenme

iş insanın aynasıdır

bir kimsenin nasıl bir kişi olduğu yaptığı işlerden anlaşılır.

26 görüntülenme

gidilmeyen yer senin değildir

gidemediğiniz yerinizin, kullanamadığınız malınızın size bir yararı olmaz.

26 görüntülenme

derede tarla sel için, tepede harman yel için

elden çıkarmak istemediğimiz şeyleri tehlikeye açık durumlardan uzak tutmalıyız.

26 görüntülenme

kul hatasız olmaz

insan yanılmamak için ne kadar dikkat ederse etsin yine yanılır.

26 görüntülenme

yakın (hayırlı) dost (komşu) uzak (hayırsız) hısımdan (akrabadan) yeğdir (iyidir)

ilgi ve iyiliklerini görmekte olduğumuz komşu ve dostlarımız, hiçbir ilgisini görmediğimiz hısımlarımızdan bize daha yakındır.

26 görüntülenme

bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır

iyilik küçük de olsa unutulmaz.

26 görüntülenme

sap döner, keser döner, gün gelir hesap döner

her şey zaman içinde planlandığı gibi gerçekleşmeyebilir.

26 görüntülenme

deveci ile konuşan kapısını büyük açar

yüksek makam sahibi kimselerle ilgisi olanlar durumlarının gerektirdiği özveriyi göze almalıdırlar.

26 görüntülenme

deveye burç gerek olursa boynunu uzatır

kişi kendisine gerek olan şeyi elde etmek için yorgunluğa katlanmalıdır.

26 görüntülenme

gön yufka yerinden delinir

her iş en çürük yerinden patlak verir.

26 görüntülenme

dışı eli yakar, içi beni yakar

görünüşe aldanmamalı.

26 görüntülenme

iyi nasihat verilir, iyi ad verilemez

bir kimse başkalarına iyi öğüt verebilir ama ün veremez, kişi ünü ancak kendisi kazanabilir.

25 görüntülenme

kuşa kafes lazım, boruya nefes

bir şeyden yararlanmak için kullanılacak araç, onun niteliğine uygun olmalıdır.

25 görüntülenme

kutlu gün doğuşundan bellidir

mutlu sonuç verecek işler, daha başlangıçta belli olur.

25 görüntülenme

bir karıyla bir koca, dırdır eder her gece

sıkıntı veya yalnızlık yüzünden iki dost bile birbiriyle dalaşır, anlamsız konuşur.

25 görüntülenme

gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş

istenmeyerek yapılan işlerden kötü sonuçlar ortaya çıkar.

25 görüntülenme

kabiliyetli çırak ustayı geçer

yetenekli çırak, ustasından daha usta olur.

25 görüntülenme

gören gözün hakkı vardır

yiyecek veya imrenilecek bir şeyi görene o şeyden vermek gerekir.

25 görüntülenme

kaçanı kovmazlar, yıkılanı vurmazlar

kaçan bir düşmanı kovalayıp ezmeye çalışmak mertliğe yakışmaz, âciz olduğunu göstereni de vurmak insanlık değildir.

25 görüntülenme

yavuz hırsız ev sahibini bastırır

biri, suçunu zarar verdiği kimseye yüklediğinde söylenen bir söz.

25 görüntülenme

bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin duymasın (görmesin)

birine yaptığın iyiliği gizli tut.

25 görüntülenme

ölenle ölünmez

çok sevilen birinin ölümünden sonra fazla yas tutulmamalıdır çünkü hayat devam eder.

25 görüntülenme

gözden ırak olan gönülden de ırak olur

ayrı düşenlerin arasındaki sevgi de zamanla azalır.

25 görüntülenme

leyleğin ömrü (günü) laklakla geçer

boş, anlamsız konuşanların durumunu anlatmak için söylenen bir söz.

25 görüntülenme

kalın incelene kadar ince süzülür

bir hastalık, bir sıkıntı karşısında güçlü gücünden bir parçasını yitirerek zayıflar ama zayıf olan, ölecek duruma gelir.

25 görüntülenme

lokma (bile) çiğnenmeden yutulmaz

her iş emekle yapılır.

25 görüntülenme

seyrek git sen (sıkça varma) dostuna, kalksın ayak üstüne

kişi dostuna sık sık giderse seyrek gittiğinde gördüğü konukseverliği görmez.

25 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

ayın on dördü gibi

yüzü çok güzel (kadın veya kız).

113 görüntülenme

duman etmek

argo 1) dağıtmak, bozmak, yok etmek: 'Ortalığı duman görür, duman etmek isterdi.' -S. F. Abasıyanık. 2) yenmek, başarı sağlamak.

113 görüntülenme

çay kenarında kuyu kazmak

elde, amaca ulaşılacak bol araç varken emek harcayarak başka yollar aramak.

113 görüntülenme

kıtıra almak

argo alay etmek.

113 görüntülenme

yüzü düşmek

somurtmak.

113 görüntülenme

ortalık sütliman olmak

sakinleşmek, durulmak: 'Tam ortalık sütliman oldu derken, şimdi de bu mektup çıkmıştı karşıma.' -A. Ümit.

113 görüntülenme

hak etmek

1) bir emek karşılığı hakkı olan şeyi elde etmek, hak kazanmak: 'Mutlu, başarılı, kendine güvenmeyi hak etmiş birisi.' -T. Buğra. 2) layık olduğu kötü karşılığı almak; 3) bir başarı dolayısıyla ödüllendirilmek: 'Kadın dergileri bizi göklere çıkarıyorlardı, bunu da hak etmemiştik.' -A. Ağaoğlu.

113 görüntülenme

işi iş olmak

işi yolunda olmak.

113 görüntülenme

yeis duymak

üzüntü çekmek, kahrolmak: 'Bu kelimeyi işitince derin bir yeis, anlatılmaz bir elem duyarım.' -Ö. Seyfettin.

113 görüntülenme

içinden geçmek

düşünmek, aklından geçmek: 'İçinden geçip de bir türlü açığa vuramadığı sözleri, şimdi ezberlenmiş bir nutuk veya bir dua hâlinde söylüyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

113 görüntülenme

denizden çıkmış balığa dönmek

sudan çıkmış balığa dönmek.

113 görüntülenme

göz kaş süzmek

dikkatle ve hissettirmeden bakışlarla kontrol altında tutmak: 'Anlamlı anlamlı birbirine işaretler yaparak, göz kaş süzerek Emine'ye uzun uzun bakıyorlar.' -R. H. Karay.

113 görüntülenme

kıyak geçmek (çekmek)

maddi ve manevi destek olmak.

113 görüntülenme

nabzı durmak

ölmek: 'Nabzı durdu, nefesi durdu galiba.' -Y. Z. Ortaç.

113 görüntülenme

başını duman almak

efkârlanmak.

113 görüntülenme

ellenmiş dillenmiş

iffetsizliği yayılmış (kadın).

113 görüntülenme

hem ziyaret hem ticaret

'biriyle görüşmeye giden kimsenin, bu gidişten yararlanarak başka bir işi de yapması durumunda söylenen bir söz' anlamında kullanılan bir söz.

113 görüntülenme

(bir yer) mahşere dönmek

çok kalabalıklaşmak.

113 görüntülenme

taş koymak

engelleyecek biçimde davranmak: 'Damadım hakkında kötü şeyler düşünmeni, bu işe taş koymanı istemiyorum.' -O. Kemal.

113 görüntülenme

(bir şeyden) geçilmemek

bol, çok, aşırı olmak: Çarşıda meyveden geçilmiyor.

113 görüntülenme

el sürmemek

1) dokunmamak, değmemek; 2) bir işi yapmamak, ilgilenmemek: 'Canım dalga geçmek, akşama kadar bir şeye el sürmemek istiyordu.' -Ö. Seyfettin.

113 görüntülenme

nalıncı keseri gibi kendine yontmak

yaptığı işlerde hep kendi çıkarını düşünmek.

113 görüntülenme

volta atmak

argo bir aşağı bir yukarı dolaşmak: 'Çaylarını içtikten sonra Şifa ile Moda arasında üç aşağı beş yukarı volta atmak üzere davranırlar.' -S. Birsel.

113 görüntülenme

(bir şeyden) sünger geçirmek

silip atmak, unutmak.

113 görüntülenme

(bir yerden) ayağını kesmek

1) bir yere gitmez olmak, uğramamak; 2) başkasını bir yere artık uğramaz duruma getirmek.

113 görüntülenme

(bir şeye) sünger çekmek

bir şeyi hiç olmamış saymak, silmek, silip atmak, unutmak: 'Bir türlü doyamadığım hürriyetimin üstüne sünger çekmek lazım geliyordu.' -O. Kemal.

113 görüntülenme

vurdumduymazlıktan gelmek

aldırış etmemek, umursamamak, önem vermemek: 'Şimdi böyle bir iftira karşısında bizim için vurdumduymazlıktan gelmeye imkân kalır mıydı?' -Y. K. Karaosmanoğlu.

113 görüntülenme

yüzü kasap süngeriyle silinmiş

'utanmayan, utanması sıkılması olmayan' anlamında kullanılan bir söz.

113 görüntülenme

yüz yüze getirmek

karşı karşıya getirmek: 'Her fırsatta yavrucakları ölümle yüz yüze getiriyor.' -R. N. Güntekin.

113 görüntülenme

(bir şeyi) nefsine yedirememek

bir şey yapmayı kendisi için ağır, onur kırıcı bulmak: 'Riyakârlığı da bir türlü nefsine yediremiyordu.' -S. F. Abasıyanık.

113 görüntülenme