En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur

ne kadar uzak düşmüş olurlarsa olsunlar, insanlar günün birinde birbirleriyle karşılaşabilirler.

23 görüntülenme

iki arslan bir posta sığmaz

bir ülkede iki baş egemen olamaz.

23 görüntülenme

kocana göre bağla başını, harcına göre pişir aşını

davranışlarını içinde bulunduğun koşullara uydur.

23 görüntülenme

Allah çam isteyene çam, mum isteyene mum verir

Tanrı bol harcayana bol, az harcayana az verir.

23 görüntülenme

kuşkulu uyku evin bekçisidir

ufak bir tıkırtıdan uyanacak kadar hafif uyuyan ve tetikte olan kimse evin bekçiliğini iyi yapıyor demektir.

23 görüntülenme

misk yerini belli eder

değerli kişi nerede olsa varlığını gösterir.

23 görüntülenme

baş ağır gerek, kulak sağır

kişi ağırbaşlı olmalı ve dedikoduları dinlememelidir.

23 görüntülenme

Allah kulunu kısmeti ile yaratır

bu dünyada herkesin dar veya geniş, bir geçim yolu vardır.

23 görüntülenme

iki emini bir yemin aralar

birbirinin doğruluğuna güvenerek birlikte iş yapmakta olan iki kişiden biri, hile yapmadığına arkadaşını inandırmak için yemin ediyorsa artık güven bozulmuş demektir, ayrılmaları gerekir.

23 görüntülenme

iki gönül bir olunca samanlık seyran olur

birbirini sevenler için zenginlik önemli değildir.

23 görüntülenme

sen giderken ben geliyordum

ben bu işi senden önce yaptım.

23 görüntülenme

komşuda pişer, bize de düşer

insanların, çevresindekilerin kazancından yararlanma umudunu anlatan bir söz.

23 görüntülenme

paran varsa cümle âlem kulun, paran yoksa tımarhane yolun

zengin olana herkes hizmet eder, fakir olana ise kimse yüz vermez.

23 görüntülenme

Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir

Allah, yetenekleri kısıtlı olanlara durumlarına uygun bir yaşama düzeni verir.

23 görüntülenme

dam yandı, içindeki sıçan da (birlikte) yandı

bu, büyük bir kayıp ancak eskiden yol açtığı rahatsızlık da sona erdi.

23 görüntülenme

eşek (eşkin) eve gelmiş, yorga yolda kalmış

düzenli ve sürekli çalışan güçsüz kimse, düzensiz ve süreksiz çalışan güçlü kimseden daha başarılı olur.

23 görüntülenme

komşunun tavuğu, komşuya kaz görünür (karısı kız görünür)

başka bir kimsenin malı bize olduğundan daha değerli görünür.

23 görüntülenme

paranın yüzü sıcaktır

para çekicidir ve geri çevrilemez.

23 görüntülenme

eşek hoşaftan ne anlar (suyunu içer, tanesini bırakır)

bilgisiz, görgüsüz kimse ince, güzel şeylerin zevkine varamaz, değerini ölçemez.

23 görüntülenme

damlaya damlaya göl olur

azar azar olagelen şeyler birikerek önemli bir niceliğe ulaşacağı için küçümsenmemelidir.

23 görüntülenme

eşek kuyruğu gibi ne uzar ne kısalır

durumunda, çalışmasında hiçbir gelişme görülmeyen kimseler için kullanılan bir söz.

23 görüntülenme

darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz

kötü gereçle iyi iş görülemez.

23 görüntülenme

korkulu rüya (düş) görmektense uyanık yatmak evladır (yeğdir)

tehlikeli bir işe girişmektense o işin sağlayacağı kazançtan vazgeçmek daha iyidir.

23 görüntülenme

et kanlı gerek, yiğit canlı

kebap çok pişirilmemeli, genç de hareketli ve canlı olmalıdır.

23 görüntülenme

imam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz

bir şey alınması imkânı olmayan yerden, bir şeyler vermesini beklemek boştur.

23 görüntülenme

koy avucuma, koyayım avucuna

bize yardımda bulunan, yarar sağlayan kişiye biz de yardımda bulunur, yarar sağlarız.

23 görüntülenme

pazar, ilk pazardır

satılacak mala ilk olarak kaç para değer biçildiyse satıcı buna razı olmalıdır.

23 görüntülenme

imam osurursa, cemaat sıçar

yöneticilerin kötü bir iş yapmaları, onların buyruğundakilerin daha kötü bir iş yapmalarına yol açar.

23 görüntülenme

et tırnaktan ayrılmaz

yakın hısımlar arasındaki bağ kolay kolay kopmaz.

23 görüntülenme

incir babadan, zeytin dededen

bağ, bir kuşak geçecek kadar yaşlandıktan sonra bol ürün verir, zeytinin bol ürün verebilmesi için en azından iki kuşaklık bir zaman geçmelidir.

23 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

mercek altına almak

çok titizlikle ve etraflıca incelemek.

111 görüntülenme

ağzına sağlık

1) bir sözü yerinde söyleyen kişilere söylenen bir beğenme sözü; 2) yapılan konuşmanın beğenildiğini belirtmek için söylenen söz.

111 görüntülenme

(birinin) başına geçmek

en üstün yeri almak, önderlik yapmak: 'Onları bahçeye toplayarak başlarına geçerek akşama kadar âdeta kudurturdum.' -R. N. Güntekin.

111 görüntülenme

inci gibi

küçük, temiz, güzel ve düzgün: 'Pekâlâ elinde inci gibi yazısı var, daha ziyade okuyup da ne olacak?' -M. Ş. Esendal.

111 görüntülenme

ettiği hayır, ürküttüğü kurbağaya değmemek

yol açtığı zarar, yaptığı iyilikten büyük olmak.

111 görüntülenme

(bir şey) kursağında kalmak

istenilen bir şey gerçekleşememek, yarım kalmak.

111 görüntülenme

çocukla çocuk, büyükle büyük olmak

içinde bulunulan yere veya çevredeki insanlara uymak.

111 görüntülenme

(birini) dişine kestirmek

birini alt edeceğine veya dövebileceğine inanmak: 'Bunlar dişlerine kestirdikleri mahkûma iflahını kesinceye kadar gaddarca saldırırlar.' -K. Korcan.

111 görüntülenme

çoluk çocuğa karışmak

evlenip çocukları dünyaya gelmek: 'İsa Bey, burada zengin bir eşraf kızıyla evlenerek çoluk çocuğa karıştığı için 24 Meşrutiyeti'nde İstanbul'a dönmemiştir.' -R. N. Güntekin.

111 görüntülenme

çorap söküğü gibi gitmek (gelmek)

başlayan bir iş veya birbirine bağlı birçok iş arka arkaya ve kolayca sürüp gitmek.

111 görüntülenme

hile yapmak

1) aldatmak: 'Yarışmaların eski tadı kalmadı Sabri Bey, binbir türlü hile yapıyorlar.' -A. İlhan. 2) çıkar sağlamak amacıyla bir şeyin saflığını bozmak, değersiz bir şey karıştırmak.

111 görüntülenme

gözünü daldan budaktan (çöpten) esirgememek (sakınmamak)

tehlikeli işlere atılmaktan çekinmemek: 'Gençliğinde gerçekten delifişek, gözünü daldan budaktan sakınmaz bir askermiş.' -H. Taner.

111 görüntülenme

gözünü (gözlerini) açmak

1) uyanmak; 2) kendine gelmek, ayılmak: 'Eczacının yaptığı bir adrenalin iğnesinden sonra gözlerini açtı.' -H. Taner. 3) uyanık, dikkatli bulunmak: 'Gözünü aç da kâğıdı kaptırma.' -S. Ali.

111 görüntülenme

uyku tutmamak

uyuyamamak: 'İkisini de uyku tutmamıştı. Yan yana uzanmış, yorganı çenelerine kadar çekmiş, gözleri sonuna kadar açık dertlerine yanmışlardı.' -A. İlhan.

111 görüntülenme

temcit pilavı gibi (ısıtıp ısıtıp öne sürmek)

bir şeyi birçok kez tekrarlamak: 'Bu gerekçeyi tam beş yıldır temcit pilavı gibi ev sahibinin önüne koyuyordu.' -A. Kulin.

111 görüntülenme

dahası var

bir konuda bilinmesi gereken başka şeyler de olduğunu anlatmak için kullanılan bir söz: 'Dahası var fakat dahasını siz merak edip arayın, bulun.' -B. R. Eyuboğlu.

111 görüntülenme

ceketini alıp çıkmak

1) ilişkisini tamamen koparmak; 2) hiçbir şey almadan birlikteliği bitirmek, ortaklıktan ayrılmak.

111 görüntülenme

çift sürmek

saban, pulluk kullanarak toprağı ekilebilir duruma getirmek.

111 görüntülenme

altın yürekli olmak

çok iyi niyetli, merhametli olmak: 'O kadar fazla altın yürekli olacağına bir parça daha zarif ve cazibeli bir adam olsaydı.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

meydana düşmek

bir iş yapmak için kendini ortaya atmak.

110 görüntülenme

paçavra gibi

değersiz (kimse veya şey).

110 görüntülenme

saygı göstermek

saymak, değer vermek: 'Kendilerine büyük saygı gösterdim ve imdatlarına muhtaç olduğumu belirttim.' -N. F. Kısakürek.

110 görüntülenme

küt diye

ansızın: Küt diye düştü.

110 görüntülenme

bıçak kemiğe dayanmak

çekilen sıkıntı artık katlanılamayacak bir duruma gelmek: 'Bıçak kemiğe dayandı mı başkaldırır, canını sakınmaz, hakkını ister.' -A. Ağaoğlu.

110 görüntülenme

tabakhaneye bok mu yetiştiriyorsun? (göytürüyorsun?)

'işin bu denli acele ve önemli mi?' anlamında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

kız gibi

1) kıza benzeyen: Kız gibi oğlan. 2) utangaç; 3) argo çok güzel ve yeni: 'Şimdi de kucağında evirip çevirdiği İngiliz malı, kız gibi mavzerine bakıyor, gözlerini ondan ayırmıyordu.' -T. Buğra.

110 görüntülenme

paçavraya çevirmek

çok hırpalamak, dağınık, bozuk veya berbat bir duruma getirmek.

110 görüntülenme

söz altında kalmamak

1) bir kimsenin kendisine dokunan sözüne gereken cevabı vermek; 2) kendisini inciten, itham eden veya rahatsız bir duruma düşüren söze gereken karşılığı verip durumu düzeltmek: 'Oğlunu savunmasını bilir, hiçbir sözün altında kalmazdı.' -H. Topuz.

110 görüntülenme

uzun lafın (sözün) kısası

kısacası, özet olarak: 'Uzun lafın kısası, eleştirmeci okuyucuya faydalı, edebiyata faydalı bir yazıcıdır.' -S. F. Abasıyanık.

110 görüntülenme

abdest bozmak

idrar veya dışkı yapmak.

110 görüntülenme