Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

infial uyandırmak

kızgınlığa yol açmak, öfke yaratmak.

104

infiale kapılmak

kızgınlık, öfke duymak.

109

infilak etmek

1) patlamak; 2) mec. birdenbire şiddetle ortaya çıkmak: '... biraz sonra hiddet, birikmiş kin, kıskançlık birdenbire infilak etti.' -A. H. Tanpınar.

114

İngiliz ipi ile asılmak

İngiliz sicimi ile asılmak.

112

İngiliz sicimi ile asılmak

bir işi ustasına yaptırmak.

43

inhisara (inhisarına) almak

tekeline almak.

110

inim inim inlemek

sürekli olarak inlemek, çok sıkıntıda olmak.

44

inim inim inletmek

birini büyük sıkıntıya sokmak.

131

inisiyatifi ele almak (geçirmek)

karar verme yetkisini kullanmak: 'Bu kurnaz dilenci böylece inisiyatifi göstermelik de olsa eline alıp sağa sola emirler vermeye başladı.' -İ. O. Anar.

43

inisiyatifini kullanmak

gerekli kararları öncelikle almak.

104

inkârdan gelmek

inkâr etmek.

42

inkıraz bulmak

batmak, çökmek, dağılmak, yok olmak, son bulmak.

110

inkıraz gelmek

çökmek, dağılmak: 'O zaman da bozgun ve inkıraz geldi, çattı.' -F. R. Atay.

41

inkıraza uğramak

batmak, dağılmak, çökmek, yok olmak.

104

inkisarı tutmak

ilenci gerçekleşmek.

115

insafa gelmek

acımasız ve haksız tutumdan vazgeçmek.

46

insafına kalmış

bir şeyin bir kimsenin doğruluğuna, adaletine ve isteğine bağlı olduğunu belirten bir söz.

112

insaflı çıkmak

anlayışlı, hoşgörülü olduğu belli olmak: 'Gelinin babası insaflı çıktı da verdi Gülizar'ı bizim oğlana.' -M. İzgü.

112

insafsızlık etmek

acımamak, insafsızca davranmak.

115

insan ayağı değmemiş (basmamış)

içine insan girmemiş, içinde insan olmayan: 'Yine yeşil yosunlu, insan ayağı değmemiş gibi yokuşlar var ağaçlı.' -S. F. Abasıyanık.

40

insan eli değmemiş (dokunmamış)

bakımsız kalmış yer.

110

insan eti yemek

birini çekiştirmek.

111

insan gibi

insanlara yaraşır biçimde.

41

insan içine çıkmak

toplum içine karışmak, başkalarıyla ilişki kurmak.

44

insan kuş misali

uzakça bir yere gidildiğinde söylenen bir söz.

45

insanda akıl bırakmamak (koymamak)

düşünceleri karmakarışık yapmak, kararsızlığa yol açmak.

108

insaniyet namına

'insanlığa yakışır duygulara uyarak' anlamında kullanılan bir söz: 'Hakkında bilgisi olanların aşağıdaki adrese bildirmelerini insaniyet namına rica ederim.' -S. F. Abasıyanık.

102

insanlıktan çıkmak

1) çok zayıflamış olmak; 2) insana özgü niteliklerini yitirmek: 'İki üç aydır şu Çukurova'da gezdik, gezdik, insanlıktan çıktık.' -Y. Kemal.

110

inşallahla maşallahla

'çaba harcamadan' anlamında kullanılan bir söz.

110