En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

yüze vurmak

yüzüne vurmak: 'Fakat politikada kabahatleri yüze vurmak yoktu.' -N. Cumalı.

107 görüntülenme

elinin tersiyle itmek

reddetmek, kabul etmemek: 'Hangi dolmuşa binersen bin, uzat parayı sürücüye, sürücü hemen elinin tersiyle iter.' -M. İzgü.

107 görüntülenme

(birini veya bir şeyi) gözü kesmek

bir işi yapabilme konusunda kendisine veya başkalarına güvenmek: 'Şimdi Murat dağlarında eğlenirim, beni bulmak istersen adamlarının da gözü keserse oraya yolla.' -T. Buğra.

107 görüntülenme

iliğine işlemek (geçmek)

1) çok ıslanmak: 'Korunaklı sandığım köşe o kadar da korunaklı değildi. Yağmur iliklerime kadar işlemişti' -S. Dölek. 2) çok üşümek; 3) bütün varlığını kaplamak, çok etkilenmek: 'En büyük payın yine de Celile'nin iliklerine işlemiş korkusu olacağını zannederim.' -R. N. Güntekin.

107 görüntülenme

(birinin veya bir şeyin) kurbanı olmak

uğruna ızdırap veya büyük üzüntü, sıkıntı çekmek, zarara girmek, ölmek: 'Üçümüzün müşterek kurbanı olduğumuz acı bir devir, bahçenin tatlı havasını ağırlaştırmıştı.' -H. E. Adıvar.

107 görüntülenme

tutkal gibi

sırnaşık ve yapışkan (kimse).

107 görüntülenme

alabanda vermek

argo azarlamak, paylamak, haşlamak.

107 görüntülenme

(bir yerden) kendini dar atmak

güçlükle ve ivedi olarak bir yere sığınmak, kaçmak: 'Zavallı ihtiyarlar, sabah oldu mu bir yangından kaçar gibi kendilerini evden dar atıyorlar, gece yarısına kadar kahvede oturuyorlar, kavga ediyorlar, uyukluyorlardı.' -R. N. Güntekin.

107 görüntülenme

gitti de geldi

yaşayabileceğinden umut kesilecek kadar ağır hastalık geçirip de iyi olanlar için söylenen bir söz.

107 görüntülenme

bir kapıya çıkmak

aynı sonuca varmak.

107 görüntülenme

(birinin veya bir şeyin) tırnağına değmemek

değerce ondan çok aşağı olmak.

107 görüntülenme

gölge düşmek

bir şey üzerine karaltı inmek, üzerine gölge gelmek.

107 görüntülenme

dertsiz başını derde sokmak

bir derdi yokken gereksiz yere üzüntü veren bir işe girişmek.

107 görüntülenme

fitne fesat çıkarmak

1) ara bozucu söz söylemek; 2) ara bozucu davranışta bulunmak.

107 görüntülenme

(herhangi bir şeye) varıncaya kadar

ne varsa her şeyini: Renkli televizyona varıncaya kadar ne varsa aldı.

107 görüntülenme

(birinin veya bir şeyin) yüzünü unutmak

uzun süre görmemek, varlığına hasret kalmak: 'İnsanlar Tanrı rahmeti olan yağmurun yüzünü çoktan unutmuşlardı.' -N. Araz.

107 görüntülenme

destan düzmek

kahramanlık hikâyesi veya herhangi bir olayı anlatan şiir yazmak.

107 görüntülenme

gözden nihan olmak

gözden kaybolmak: 'Nihayet yıkık bir kulübe civarında gözden nihan oldular.' -R. N. Güntekin.

107 görüntülenme

gözden uzak tutmak

önem vermemek, arka plana itmek: Çıkarlarını gözettiği sınıfı gözden uzak tutmak, adını andırmamak isterler.

107 görüntülenme

yüze gelmek

çekinmemek: 'Ne ben yüze gelip sorabiliyordum ne de o cesaret edip anlatabiliyordu.' -A. Ümit.

107 görüntülenme

gözden uzaklaşmak

ayrılıp başka yere gitmek, görünmez olmak.

107 görüntülenme

pestili çıkmak

çok yorulmak: 'Tulum Hayri dün voleybol oynamış, pestili çıkmıştı.' -R. Ilgaz.

107 görüntülenme

(bir şeyi) söz etmek

o şeyin dedikodusunu yapmak.

107 görüntülenme

göze almak

gelebilecek her türlü zararı ve tehlikeyi önceden kabul etmek: 'Bunlardan kaç babayiğit bu ölüm yarışını göze alabilir?' -T. Buğra.

107 görüntülenme

işleme koymak

bir işin gerçekleşmesi için gerekli olan işlemleri başlatmak: 'Hasta ile ofis dışı ilişki kurduğunu duyarsam şikâyet dilekçemi işleme koyacağım.' -A. Kulin.

107 görüntülenme

şamaroğlanına dönmek

yerli yersiz suçlanıp azarlanmak.

107 görüntülenme

(bir şeyi) zimmetine geçirmek

emanet edilmiş para veya eşyayı kendine mal etmek.

107 görüntülenme

alaşağı etmek

1) yetkilerini elinden alıp birini yerinden uzaklaştırmak, atmak, kovmak; 2) kapıp yere vurmak; 3) mec. kötülemek, değersiz göstermek: 'Her on yılda bir, geçmişten bu yana süregelen edebiyatı alaşağı ediyoruz.' -T. Uyar.

107 görüntülenme

hesaba çekmek

bir kişiden, bir kuruldan yaptığı işler için açıklama ve savunma istemek: 'Meclis kapanacak ve orada hükûmeti hesaba çekeceklermiş.' -Atatürk.

107 görüntülenme

not etmek

not olarak yazmak, kaydetmek: Bunu not edin de unutmayın.

107 görüntülenme