En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

konuk gelmek

bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelmek.

105 görüntülenme

suyu baştan (başından) kesmek

işin aslı üzerinde kesin bir şey söyleyip ayrıntılarını konuşmaya gerek duymamak.

105 görüntülenme

dizini (dizlerini) dövmek

pişmanlık duymak: 'Ne ettik de kaderimizi İngilizlerle Fransızların kaderine bağladık diye dizlerini döven ... amatör diplomatlar.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

105 görüntülenme

suyu görmeden paçaları sıvamak

henüz hiçbir belirti yokken veya gereğinden çok önceden hazırlanmaya kalkışmak.

105 görüntülenme

(birinin) ocağına incir (darı) dikmek (ekmek)

birinin evini barkını dağıtmak: 'İhmal bütün ocaklara incir diker.' -Ö. Seyfettin.

105 görüntülenme

burnunu sıksan canı çıkacak

çok zayıf ve güçsüz kimseler için kullanılan bir söz: 'Nerdee iş nerede. Bizimkinin ağzını bıçak açmıyor. Burnunu tutsan canı çıkacak.' -O. Kemal.

105 görüntülenme

sıkıdan geçirmek

argo dayak atmak: 'Onlarla ahbaplıkta direnirse iş kolaydı; kapıaltına çekilir, güzel bir sıkıdan geçirilirdi.' -K. Korcan.

105 görüntülenme

dörtnala kalkmak

dörtnal koşmak: 'Atlar bazen dörtnala kalkıyor, bazen tırısa geçiyordu.' -R. Enis.

105 görüntülenme

içine ateş atmak

aşırı acı, sıkıntı veya üzüntü verecek davranışta bulunmak: 'Nazmiye'nin içine avuçla ateş atıp evden içeri giriyor ama başını kaldırıp pencereye bakmıyordu.' -O. Kemal.

105 görüntülenme

sıkıntı basmak

çok sıkılmak, can sıkıntısı duymak.

105 görüntülenme

deli kızın çeyizi gibi

bir arada sergilenen ve birbirine yakışmayan (eşya).

105 görüntülenme

kul etmek

kendine aşırı derecede bağlamak, boyun eğdirmek: 'Nasıl sevebilirse üç gönül bir tek gülü / Sen de güzelliğine kul edersin üç gönlü' -F. N. Çamlıbel.

105 görüntülenme

iş ola

yaptığı iş beğenilmediğinde 'sanki iş görmüş gibi' anlamında kullanılan bir söz.

105 görüntülenme

bilmezlikten gelmek

bilmiyor görünmek.

105 görüntülenme

saati saatine uymamak

durumu, huyu sık sık değişmek.

105 görüntülenme

aklından çıkmak

unutmak.

105 görüntülenme

hayrette (hayretler içinde) kalmak

şaşakalmak, şaşırmak: 'İşin evveliyatını bilmeyen ırgatlar bu tariften bir şey anlayamamış, hayrette kalmışlardı.' -H. Taner.

105 görüntülenme

kasıp kavurmak

1) baskı yaparak veya kıyıcı davranışlarla bir topluluğu ezmek, zulmetmek: 'Karaköy civarını kasıp kavuran iki serseri çocuğu enselerinden yakalayıp huzuruna getirmiştim.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) çok zarar vermek, mahvetmek: 'Derhâl asabi, ince, deli sesi çınlamaya başlar, etrafı kasıp kavurur ve kıyametleri koparırdı.' -A. Ş. Hisar. 3) çok etkilemek, hüküm sürmek: 'Dışarıda ortalığı kasıp kavuran bir ayaz vardı.' -C. Uçuk.

105 görüntülenme

sıkıntıya düşmek

darlık, yokluk içinde olmak.

105 görüntülenme

kaskatı kesilmek

aşırı coşku, soğuk, korku, üzüntü vb. etkisiyle hareket edemeyecek, bir şey söylemeyecek duruma gelmek, donup kalmak: 'Kaskatı kesilmiş vücudu, suyun hafif akıntısına uyarak yavaş yavaş uzaklaştı.' -R. N. Güntekin.

105 görüntülenme

sabaha kadar

bütün gece boyunca.

105 görüntülenme

ayaklarını yerden kesmek

bir taşıta binerek yürümekten kurtulmak.

105 görüntülenme

(birini) gaza getirmek

birini olmadık bir şey veya hayalî bilgilerle coşturmak, ileri sürmek.

105 görüntülenme

iç etmek

argo eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeyerek kendine mal etmek: 'Hem parayı iç et, üstüne bir de söv, ha?' -O. Hançerlioğlu.

105 görüntülenme

hayrı olmamak

iyiliği dokunmamak, yarar sağlamamak: 'Öğrencisine hayrı olmayan öğretmenin hiçbir şeye hayrı olmaz.' -A. İlhan.

105 görüntülenme

pasta çekmek

otomobilleri pasta ile parlatmak.

105 görüntülenme

çarka vermek (çektirmek)

kesici araçları bileği çarkı ile biletmek.

105 görüntülenme

yazı getirmek

yazlık giysiler giymek.

105 görüntülenme

kuyruğu titretmek

argo ölmek: 'Aklın varsa bu kahpe dünyada kuyruğu titretmeden çekmene bak!' -O. C. Kaygılı.

105 görüntülenme

elinin hamuruyla erkek işine karışmak

kadınlar, beceremeyeceği işleri yapmaya kalkışmak.

105 görüntülenme