En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

yüreğini açmak

kalbini açmak, derdini dökmek, içini dökmek, senli benli konuşmak ve davranmak: 'Sanki bana herkese yaptığından fazla yüreğini açardı.' -R. H. Karay.

105 görüntülenme

vur dediyse öldür demedi

bir dileği yerine getirirken aşırılığa düşen için söylenen bir söz.

105 görüntülenme

sınava çekilmek

birinin bilgisi ölçülmek.

105 görüntülenme

(birini) hırs basmak

hırslı duruma gelmek.

105 görüntülenme

fırıldak gibi

düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse).

105 görüntülenme

içini bayıltmak (kıymak)

1) tatlı, ağır gelip artık yiyememek; 2) mec. çok konuşarak veya ağır davranarak birini usandırmak; 3) mec. yoğun olarak hissetmek: 'Bu bahçede insanın içini bayıltan hanımeli, gül ve salkım kokuları binbir ot kokusuna karışıyordu.' -H. E. Adıvar.

105 görüntülenme

kısmeti kapanmak

1) kazancı azalmak; 2) kendisiyle evlenmek isteyen biri çıkmamak.

105 görüntülenme

sınava girmek

bir kimse, bir konu üzerindeki bilgisinin ölçülmesini sağlamak için yapılan yoklamada hazır bulunmak.

105 görüntülenme

adını koymak

karşılığını veya fiyatını kararlaştırmak: Bu evi alabilmemiz için adını koyalım.

105 görüntülenme

içini boşaltmak

1) sıkıntı ve derdini söylemek: 'Psikanalistler, insanı nasıl itiraf ettirerek içini boşaltmak suretiyle tedavi ederlerse, sanat eserleri de aşağı yukarı aynı rolü oynarlar.' -M. Kaplan. 2) öfkesini açığa vurmak; 3) banka, şirket vb.ni yasal görüntü verip soymak.

105 görüntülenme

edep etmek

utanmak, sıkılmak.

105 görüntülenme

içini dondurmak

şaşırtmak, ürpertmek: 'Benden bu denli emin olması içimi dondurdu.' -R. Mağden.

105 görüntülenme

kaşıkla verip kepçeyle geri almak

yaptığı bir iyiliğin acısını çıkarırcasına davranmak.

105 görüntülenme

saç saça baş başa gelmek (dövüşmek)

kadınlar, birbirlerini kıyasıya hırpalayacak biçimde kapışmak: 'Eğer bu patırtıdan, ikindi uykusu başına sıçrayan imam aşağı koşmasa iki kadın, avluda saç saça baş başa dövüşeceklerdi.' -H. E. Adıvar.

105 görüntülenme

sınıfta bırakmak

sınıf geçmesine engel olmak.

105 görüntülenme

işi Allah'a kalmak

güç şartlar altında, kimseden yardım umudunun kalmadığı bir durumda bulunmak.

105 görüntülenme

maraza çıkarmak

kavgaya yol açmak, kavga çıkarmak, anlaşmazlığa yol açacak işler yapmak.

105 görüntülenme

müsadere etmek

zor alıma çarpmak.

105 görüntülenme

yürek burkmak

insanın içini acıyla doldurmak, insana çok üzüntü vermek: 'Yörede, şimdi yürek burkan bir suskunluk vardı.' -T. Buğra.

105 görüntülenme

hafif atlatmak

kötü bir durumdan çok az bir zararla kurtulmak.

105 görüntülenme

müşahede altına almak

sürekli gözlem altında bulundurmak.

105 görüntülenme

aklının terazisi bozulmak

akıllıca olmayan davranışlarda bulunacak bir duruma düşmek.

105 görüntülenme

başını belaya sokmak

birini, kötü sonuçlar verecek bir duruma itmek: 'Ayrıca benim başımı belaya sokmaktan da çekinmiş olabilir.' -A. Ümit.

105 görüntülenme

işi çıkmak

başka bir işle meşgul olmak: 'Bazen işi çıkıyor günlerce.' -F. F. Tülbentçi.

105 görüntülenme

kalbine saplanmak

yüreğine saplanmak.

105 görüntülenme

büyü bozulmak

1) yapılmış bir büyü etkisiz duruma getirilmek: 'Öldük, ölümden bir şeyler umarak / Bir büyük boşlukta bozuldu büyü' -C. S. Tarancı. 2) mec. önceden hissedilen duygular hissedilmez olmak.

105 görüntülenme

mart kedisi gibi

çapkın ve azgın olan.

105 görüntülenme

paydos demek

yapılmakta olan bir işi bırakmak.

105 görüntülenme

sırası düşmek

uygun zamanı gelmek.

105 görüntülenme

şusu busu

belirsiz mal varlığı: 'Adamın bizim adada yalıları, şatosu, köşkü, şusu busu vardır.' -S. F. Abasıyanık.

105 görüntülenme