En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ayranı kabarmak

1) öfkelenmek, coşmak; 2) aşırı bir cinsel arzu duymak: 'Sadrazamın ayranı kabarsın diye üç gün beklenildikten sonra ... gelini, alayla, eşinin konağına iletmişlerdir.' -S. Birsel.

105 görüntülenme

sırtından atmak

başından savmak veya birinin, bir şeyin sorumluluğunu, yükünü üzerine almamak.

105 görüntülenme

ağır kayba uğramak

maddi ve manevi büyük zarar görmek.

105 görüntülenme

çenesi oynamak

1) bir şey yemek: 'Yavrum gelinim! Kapının önünden yemiş mi aldın? Ölmüşlerinin canı için biraz da bana tattır; canım sıkılıyor, azıcık çenem oynarsa sevinirim.' -H. R. Gürpınar. 2) çok konuşmak.

105 görüntülenme

(bir yerde) hazır bulunmak (olmak)

1) bir yerde var olmak, kendi bulunmak; 2) bir şeyi hemen yapabilecek durumda olmak.

105 görüntülenme

yenilir yutulur değil (olmamak)

1) yenmeyecek nitelikte olan (yiyecek); 2) hoşa gitmeyen, beğenilmeyen nitelikte olan: 'Kağnı gıcırtısını sineye çekmek zor, bu zıkkım pek yenir yutulur şey değil ki!' -B. R. Eyuboğlu. 3) çok ağır (söz); 4) mec. kendisiyle başa çıkılamayacak durumda olan: Bu adam öyle yenilir yutulur gibi değil.

105 görüntülenme

(bir işten) boş çıkmamak

bir işten az da olsa bir kazançla çıkmak.

105 görüntülenme

perende atmak

havada çark gibi dönerek takla atmak: 'Ali çocuk gibi perendeler atarak otlarla, yamaçlarla sarmaş dolaş oluyordu.' -Halikarnas Balıkçısı.

105 görüntülenme

yer açmak

1) bir kimseye oturması için yer hazırlamak; 2) mec. yer bırakmak, imkân vermek.

105 görüntülenme

eti ne budu ne?

1) 'yaşı küçük' anlamında kullanılan bir söz; 2) 'imkânları, gücü sınırlı, parası az' anlamında kullanılan bir söz.

105 görüntülenme

maşa gibi

zayıf ve kuru (kimse).

105 görüntülenme

arık çekmek

tıkanan, bozulan arkları temizleyip açmak: 'Beş gün belinin, kollarının ağrısını duymadan Binnaz'ın önü sıra arık çekti.' -N. Cumalı.

105 görüntülenme

erkân göstermek

yolunu yordamını öğretmek: 'Bize yol aç, erkân göster; yollar aç bize de, biz de adam sırasına girelim.' -K. Korcan.

105 görüntülenme

sagu sağmak

ağıt yakmak.

105 görüntülenme

ezip büzmek

ezip parçalayarak tamamen değiştirerek kullanılmaz veya anlaşılmaz duruma getirmek: 'Bütün ecnebi kelimeleri ezip büzüp anlaşılmaz hâle getirip öyle kullanıyorlar.' -B. R. Eyuboğlu.

105 görüntülenme

maşallahı var

bir kimsenin veya bir şeyin iyi bir durumu anlatılırken söylenen bir söz: Çocuğun bugün maşallahı var, hiç huysuzluk etmedi.

105 görüntülenme

emniyet etmek

güvenmek: 'Hele emniyet ettiğim birkaç uyanık arkadaşla bulunduğum zaman bülbül gibi ötüyordum.' -R. N. Güntekin.

105 görüntülenme

Ermeni gelini gibi kırıtmak

ağır veya yavaş hareket etmek: 'O kuruntularımız, o tafralarımız, o Ermeni gelini gibi kırıtmalarımız pek boşuna demektir.' -S. Birsel.

105 görüntülenme

sigara kâğıdı gibi

çok ince.

105 görüntülenme

tuttuğu altın olsun

'her işin olumlu gitsin, refah içinde yaşa' anlamında kullanılan bir söz.

105 görüntülenme

bir kazanda kaynamak

anlaşmak, uyuşmak, bağdaşmak.

105 görüntülenme

kuyruk yapmak

uzun ve peş peşe bir sıra oluşturmak: 'Ama hâlâ bilet var diye bekleyen en aşağı beş bin kişi güzel bir kuyruk yapmışlar.' -B. R. Eyuboğlu.

105 görüntülenme

şakayken kaka olmak

tkz. el ve dil ile yapılan şakadan, hoş olmayan bir sonuç veya kavga çıkmak.

105 görüntülenme

ağız açtırmamak

çok konuşarak başkalarının söz söylemesine, konuşmasına engel olmak: Yusuf Efendi biçareye ağız açtırmıyordu.

105 görüntülenme

gönlünü düşürmek

âşık olmak, sevdalanmak: 'Biraz aklı olsa bizim Rabia'ya gönül düşürür mü?' -H. R. Gürpınar.

105 görüntülenme

vücuda getirmek

meydana getirmek, var etmek: 'Koridor burada sola kıvrılarak yeni bir dehliz daha vücuda getirmektedir.' -H. F. Ozansoy.

105 görüntülenme

(birinin) yakasına asılmak (yapışmak)

hesap sormak veya bir şey istemek için tutup bırakmamak: 'Sonra eşyaya bir zarar gelecek olursa Gülsüm'ün yakasına yapışıyordu.' -R. N. Güntekin.

105 görüntülenme

kilit kürek olmak

bir yeri korumak, o yerin güvenilir, sağlam adamı olmak: '... evime kilit kürek ol diye onun sırtını okşar.' -R. N. Güntekin.

105 görüntülenme

(birini) zıvanadan çıkarmak

sinirlendirmek, öfkelendirmek: 'Herhangi bir hastada aldığı tedbirlere rağmen beklediği sonucun doğmaması onu zıvanadan çıkarırdı.' -A. İlhan.

105 görüntülenme

yüzük takmak

nişanlanmak.

105 görüntülenme