En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

yüzüne gözüne bulaştırmak

bir işi becerememek, bozmak: 'Onun bu işi nasıl olup da yüzüne gözüne bulaştırdığını bir türlü anlayamadım.' -E. E. Talu.

105 görüntülenme

(bir yerin, bir işin) başına gelmek

bir görevi üstlenmek, yüklenmek.

105 görüntülenme

yeri olmak

1) uygun olmak; 2) sırası, uygun zamanı olmak; 3) saygınlığı olmak.

105 görüntülenme

kazık atmak

aldatmak, kazıklamak: 'Bütün ilişkileri birilerine kazık atmak üzerine kurulu.' -A. Ümit.

105 görüntülenme

pire için yorgan yakmak

pireye kızıp yorgan yakmak.

105 görüntülenme

(birinin) ağzından kapmak

1) birinin bildiği şeyleri, ustalıklı konuşmalarla ona sezdirmeden öğrenmek: 'Bütün bu lafları harfi harfine Fatma Hanım'ın ağzından kapmış, bana kendi sözleri imiş gibi tekrar ediyor.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) birinin konuşmasını keserek kendisi söze başlamak.

105 görüntülenme

gözünün önünden gitmemek

bir türlü unutamamak.

105 görüntülenme

cennete çevirmek

temiz, bakımlı, güzel bir yer durumuna getirmek.

105 görüntülenme

dünyanın dört bucağı

dünyanın her yanı, her yönü: Dünyanın dört bucağından gelen gezginler...

105 görüntülenme

kazık yemek

aldatılmak, kazıklanmak: 'O levhayı görünce istediği parayı verip afiyetle kazığı yiyerek çıkarsın.' -H. R. Gürpınar.

105 görüntülenme

kitabında yer almamak

aklına ve mantığına aykırı düşmek.

105 görüntülenme

tavşanın suyunun suyu

iki şey arasındaki ilginin çok uzak olduğunu anlatan bir söz.

105 görüntülenme

gel keyfim gel

büyük bir memnunluk ve alay anlatan bir söz: 'Oh, artık sabahın bu vaktinde güneş henüz doğarken bu serin harman yerinde, gel keyfim gel.' -O. C. Kaygılı.

105 görüntülenme

alın damarı çatlamış

ar damarı çatlamış.

105 görüntülenme

eşiğini aşındırmak

işini yaptırmak için bir yere çok gidip gelmek.

105 görüntülenme

koca bulmak

kız veya kadın kendisi ile evlenecek bir erkek bulmak: 'Üstelik kadının adı da çıktı, bir daha koca bulamadı.' -R. H. Karay.

105 görüntülenme

öfkeye kapılmak

çok sinirlenmek, kızmak, hiddetlenmek: 'Siz gelin de böyle bir adamın herhangi bir öfkeye kapılacağını tahmin edin.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

105 görüntülenme

dışına çıkmak

tanınan hak ve yetkileri aşmak.

105 görüntülenme

ucuz atlatmak (kurtulmak)

zor veya tehlikeli durumdan az zararla sıyrılmak: 'Bizim tekrar tekrar dinlemeyi sevdiğimiz bu fıkrayı anlatırken o hâlâ bu işten ucuz kurtulmuş olmasının heyecanını duyardı.' -A. Ş. Hisar.

105 görüntülenme

dünyaya gözlerini kapamak (yummak)

ölmek: 'Bir sabah söyledi son sözlerini / Yumdu dünyaya ela gözlerini' -Y. K. Beyatlı.

105 görüntülenme

hırlı mıdır, hırsız mıdır?

bir kimsenin ahlakı, kişiliği hakkında kuşku duyulduğunda kullanılan bir söz: Ben onu tanımıyorum; hırlı mıdır, hırsız mıdır?

105 görüntülenme

tut ki

varsay ki.

105 görüntülenme

kamuoyu oluşturmak (yaratmak)

bir düşünceyi yaygınlaştırmak ve halkın dikkati o düşünce etrafında toplamak ve yoğunlaştırmak.

105 görüntülenme

gaflet uykusundan uyandırmak

bilgisizlikten, idraksizlikten kurtarmak: 'Sanki Orhan Veli'nin okuyucuyu gaflet uykusundan uyandırmak için yazdığı mısra rakı şişesinin içindeymiş gibi.' -S. F. Abasıyanık.

105 görüntülenme

iki rahmetten (iyilikten) biri

'çok acı çeken ağır hastalar için ya iyileşsin ya ölüp kurtulsun, böyle çekmesin' anlamında kullanılan iyi dilek sözü.

105 görüntülenme

zaafa düşmek

zaafa kapılmak: 'Korktuğumuzu, zaafa düştüğümüzü hissederlerse, büsbütün üstümüze gelirler.' -A. Kulin.

105 görüntülenme

hamur açmak

yoğrulmuş hamuru inceltip yufka durumuna getirmek.

105 görüntülenme

(birine bir şey) vız gelip tırıs gitmek

tkz. önemsememek, aldırış etmemek: 'Bu ölümle Ahmet, dünya yüzünde sahibi olunacak şeyin yalnız bir kadın olabileceğini, ötesinin ise yalan, haksız olduğunu ve kendisine kadından gayrı bir şeye sahip olmanın vız gelip tırıs gittiğinin farkına varmıştı.' -S. F. Abasıyanık.

105 görüntülenme

kof çıkmak

bir kimsenin bilgisiz, değersiz, işe yaramaz biri olduğu anlaşılmak.

105 görüntülenme

han hamam sahibi (olmak)

malı mülkü çok, varlıklı kimse (olmak).

105 görüntülenme