En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

Ermeni gelini gibi kırıtmak

ağır veya yavaş hareket etmek: 'O kuruntularımız, o tafralarımız, o Ermeni gelini gibi kırıtmalarımız pek boşuna demektir.' -S. Birsel.

105 görüntülenme

sigara kâğıdı gibi

çok ince.

105 görüntülenme

tuttuğu altın olsun

'her işin olumlu gitsin, refah içinde yaşa' anlamında kullanılan bir söz.

105 görüntülenme

kuyruk yapmak

uzun ve peş peşe bir sıra oluşturmak: 'Ama hâlâ bilet var diye bekleyen en aşağı beş bin kişi güzel bir kuyruk yapmışlar.' -B. R. Eyuboğlu.

105 görüntülenme

şakayken kaka olmak

tkz. el ve dil ile yapılan şakadan, hoş olmayan bir sonuç veya kavga çıkmak.

105 görüntülenme

ağız açtırmamak

çok konuşarak başkalarının söz söylemesine, konuşmasına engel olmak: Yusuf Efendi biçareye ağız açtırmıyordu.

105 görüntülenme

gönlünü düşürmek

âşık olmak, sevdalanmak: 'Biraz aklı olsa bizim Rabia'ya gönül düşürür mü?' -H. R. Gürpınar.

105 görüntülenme

(birinin) yakasına asılmak (yapışmak)

hesap sormak veya bir şey istemek için tutup bırakmamak: 'Sonra eşyaya bir zarar gelecek olursa Gülsüm'ün yakasına yapışıyordu.' -R. N. Güntekin.

105 görüntülenme

kilit kürek olmak

bir yeri korumak, o yerin güvenilir, sağlam adamı olmak: '... evime kilit kürek ol diye onun sırtını okşar.' -R. N. Güntekin.

105 görüntülenme

(birini) zıvanadan çıkarmak

sinirlendirmek, öfkelendirmek: 'Herhangi bir hastada aldığı tedbirlere rağmen beklediği sonucun doğmaması onu zıvanadan çıkarırdı.' -A. İlhan.

105 görüntülenme

yüzük takmak

nişanlanmak.

105 görüntülenme

hesaba dökmek

sayıyla ilgili bir konuyu açıklığa kavuşturmak için kâğıt üzerinde hesaplamak.

105 görüntülenme

kalıbını basmak

bir şeyi güvenle doğrulamak: 'Aklı yerinde ama sabaha çıkamayacağına kalıbımı basarım.' -S. F. Abasıyanık.

105 görüntülenme

(birinin) abdestini vermek

argo azarlamak.

105 görüntülenme

iştah kapamak (kesmek)

yemek isteğini azaltmak.

105 görüntülenme

yolunu beklemek (gözlemek)

gelmesini beklemek: 'Ben merak ederdim, gece yarılarına kadar yolunu beklerdim.' -M. Ş. Esendal.

105 görüntülenme

evlere şenlik

alay beğenilmeyen, olumsuz karşılanan bir durum, bir davranış karşısında söylenen bir söz.

105 görüntülenme

kazan kaldırmak (devirmek)

tar. 1) yeniçeriler yemek pişirilen kazanı devirerek ayaklanmak, isyan etmek: 'İkide birde kazan deviren yeniçerilerin dışında askerlikte talim ve terbiye esaslarına göre Avrupai bir nizam ile askerliğimizin ihdası pek hayırlı olmuştu.' -A. Ş. Hisar. 2) mec. yöneticinin bir tutumuna karşı hep birden ayaklanmak, isyan etmek.

105 görüntülenme

yüzüne bakılır olmak

çirkin sayılmamak: 'Hem bakalım, yirmi yaşında da olsa yüzüne bakılır cinsten midir?' -R. H. Karay.

105 görüntülenme

(birinin) yüzüne karşı

bir kimsenin kendi önünde ve ondan çekinmeden: Yüzüne karşı da söylerim.

105 görüntülenme

dünya gözüne zindan olmak (görünmek veya kesilmek)

büyük bir karamsarlık ve umutsuzluk içinde olmak.

105 görüntülenme

hâli vakti yerinde

paraca durumu iyi, zengin: Bu adamın hâli vakti yerinde.

105 görüntülenme

zıkkımın kökünü (pekini, dibini) ye!

sunulan yiyeceği beğenmeyenlere söylenen bir söz.

105 görüntülenme

cana (canına) can katmak

yaşama gücünü artırmak: 'Pınarların dibindeki çimenlik, sofada kuşların çığlıkları geziye çıkanların canına can katar.' -S. Birsel.

105 görüntülenme

dünya kelamı etmek

1) konuşmak; 2) konuşulmaması gereken yerde konuşmak.

105 görüntülenme

iki arada kalmak

birbirine karşıt iki kişi arasında ne yapacağını bilemeyerek şaşırmak.

105 görüntülenme

fevt etmek

yitirmek, elden kaçırmak.

105 görüntülenme

ağızda sakız gibi çiğnemek

bir söz veya düşünceyi sık sık tekrarlayıp durmak.

105 görüntülenme

nasihatte bulunmak

nasihat etmek.

105 görüntülenme

gözü (gözleri) dönmek

aşırı bir isteğin, öfkenin etkisiyle ne yaptığını bilmez duruma gelmek: 'Teşebbüs, hamle, gayret, aksiyon ne demektir, bu gözü dönmüş insanlardan öğrenmek lazım.' -N. F. Kısakürek.

105 görüntülenme