En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

garip kuşun yuvasını Allah yapar

garip ve kimsesiz kişiye Tanrı yardım eder.

29 görüntülenme

araba ile tavşan avlanmaz

her işte başarıya ulaşabilmek için kullanılması gereken özel yöntemler vardır.

29 görüntülenme

yalancının evi yanmış, kimse inanmamış

yalan söylemeyi huy edinen kimsenin sözlerine, gerçeği söylediği zaman bile inanılmaz.

29 görüntülenme

arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim

kişi kendisine uygun kimselerle arkadaşlık kuracağı için arkadaşını tanıdığımızda o kişinin de kimliğini öğrenmiş oluruz.

29 görüntülenme

armudun önü kirazın sonu

armut ilk çıktığında, kiraz da biteceği zaman yenilmeli.

29 görüntülenme

ağanın eli tutulmaz

zengin olarak düşünülen kişiden anılmaya değer bir bağış beklenir.

29 görüntülenme

ağanın gözü ata tımardır

iş sahipleri denetimlerini sürekli yaparlarsa işler yolunda gider.

29 görüntülenme

el vergisi, gönül sevgisi

bize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.

28 görüntülenme

iyi olacak hastanın, doktor ayağına gelir

Tanrı kötü bir durumun iyiliğe dönmesini dilemişse bunu yapacak kimse işin üstüne gelir.

28 görüntülenme

sel gider kum kalır, kişi ettiğini bulur

geçici durumlara güvenmek doğru değildir.

28 görüntülenme

arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser

haksızlık veya kötülük yapacağı düşünülen kişi yerine bu konuda adı ön plana çıkan kişiler asıl haksızlığı ve kötülüğü yaparlar.

28 görüntülenme

yatan (hasta yatan) ölmez, eceli yeten ölür

hasta olan eceli gelmemişse ölmez; sapasağlam biri de eceli gelmişse sağlıklıyken ölüverir.

28 görüntülenme

sen ağa ben ağa, koyunları (inekleri) kim sağa?

herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?

28 görüntülenme

sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede

herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?

28 görüntülenme

iyilik et kele, övünsün ele

bir kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt, onu herkesin övüneceği duruma getir.

28 görüntülenme

görmemişin oğlu olmuş (çekmiş, çükünü koparmış)

görgüsüz kimse ummadığı bir şeyi elde ettiğinde ne yapacağını şaşırır.

28 görüntülenme

aslan yatağından (yattığı yerden) bellidir (belli olur)

bir kimsenin oturduğu yerin durumu, onun kişiliğini belli eder.

28 görüntülenme

aslını saklayan (inkâr eden) haramzadedir

kişi yoksul, görgüsüz bir aileden gelmekle değersiz olmaz, toplum içindeki yerini kendisi kazanır.

28 görüntülenme

sen zot ben zot, ata kim vere ot

herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?

28 görüntülenme

astar bol olmayınca yüze gelmez

bir iş yapmak için gerekli olan şeyler, ölçü biraz geniş tutularak hazırlanmalıdır.

28 görüntülenme

senden devletliye ortak olma

iki insan arasındaki beraberliğin sağlıklı yürüyebilmesi, anlaşma koşullarının her iki taraf için de eşit olmasıyla sağlanır, bu denge kurulamazsa yönetim güçlü olan tarafa geçer, hep onun dediği olur.

28 görüntülenme

aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur

güzel şey, iyi gereç kullanılarak meydana gelir, bundan da iş yapana övünme payı çıkar.

28 görüntülenme

yazın başı pişenin, kışın aşı pişer

1) yazın güneş altında çalışan, ailesinin kışlık ihtiyacını kazanır; 2) gençliğinde çok çalışıp varlık edinen hastalığında veya ihtiyarlığında rahat eder.

28 görüntülenme

kalaylı bakır küflenmez

temizliğini herkesin bildiği kişi ve iş lekelenemez.

28 görüntülenme

yazın çalışan, kışın gülüşür

yazın çalışan kışın rahat eder.

28 görüntülenme

aşık daima bey oturmaz

işi çoğunlukla iyi giden bir kimse, talihinin her zaman ona yâr olamayacağını bilmelidir.

28 görüntülenme

doğru söz acıdır

eksikleri, yanlışları, yolsuzlukları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan ve eleştiren söz, bu işi yapanlara acı gelir.

28 görüntülenme

doğruluk minarede kalmış onun da içi eğri

doğru görünen nice kişiler vardır ki içyüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz oldukları öğrenilir.

28 görüntülenme

aşk ağlatır, dert söyletir

âşığın yüreği yaralıdır ve daima ağlar, bir derdi olan da herkese derdini anlatır.

28 görüntülenme

domuzdan toklu çıkmaz (doğmaz)

kötü huylu kimsenin çocuğu melek huylu olmaz.

28 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

gına gelmek

usanmak, bıkmak: Siyasetten, eleştiriden gına gelmişti.

116 görüntülenme

zevkli geçmek

eğlenceli bir biçimde sürmek: 'Orta yolu bulunca oyunlar çok zevkli geçerdi.' -A. Kutlu.

116 görüntülenme

hava bulanmak

yağmur yağacak duruma gelmek.

116 görüntülenme

zihnini altüst etmek

düşüncelerini karmakarışık duruma getirmek: 'Günlerden beri bu düşünce, Anadolu'ya geçmek zihnini altüst ediyordu.' -S. Kocagöz.

116 görüntülenme

defterini dürmek

1) öldürmek: 'Bir gün senin defterini dürerler bir eyyam gelir.' -Yunus Emre. 2) işine son vermek, işten çıkarmak; 3) başarısını kıskanarak yükselmesine engel olmak.

116 görüntülenme

akıl almamak

inanılacak gibi olmamak, akla uygun gelmemek.

116 görüntülenme

doğduğuna bin pişman

anasından doğduğuna bin pişman.

116 görüntülenme

avurtları çökmek (birbirine geçmek)

çok zayıfladığı yüzünden belli olmak: 'Hüdai, Bayram'ın avurtları çökmüş solgun yüzüne bakarak bir varsayım yapmıştı.' -A. Kulin.

116 görüntülenme

zilsiz oynamak

çok sevindiğini belli etmek.

116 görüntülenme

boş ol (olsun)

esk. erkeğin karısını boşamak için söylediği söz: 'Boş ol deyince karılarının pılı pırtı toplayıp gitmesini hayalliyorlar.' -C. Uçuk.

116 görüntülenme

kötülük etmek (yapmak)

kötü davranmak, zarar vermek: 'Kötülük edeni öldürür veya ayetlerin emrettiği cezalardan birini verir.' -F. R. Atay.

116 görüntülenme

açığını kapamak (kapatmak)

1) eksiğinin veya küçük düşürücü durumunun anlaşılmamasını sağlamak; 2) eksiğini tamamlamak.

116 görüntülenme

kötürüm olmak (kalmak)

1) yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyememek: 'Mağdurun belinden aşağısını felce uğrattı, bütün hayatı boyunca kötürüm kaldı.' -B. Felek. 2) mec. güçsüz kalmak: 'Acılıyım karım öleli / Kalmışım yarı kötürüm' -B. Necatigil.

116 görüntülenme

akıl yürütmek

1) herhangi bir konuda fikir vermek; 2) tahminde bulunmak.

116 görüntülenme

gol atmak

topun karşı takımın kalesine girmesini sağlamak.

116 görüntülenme

açık kapı bırakmak

gereğinde, bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak.

116 görüntülenme

ayağı ile gelmek

1) kendi isteğiyle gelmek; 2) emek çekilmeden elde edilmek.

116 görüntülenme

ciğerleri bayram etmek

1) her zamankinden daha iyi cins sigara içmek; 2) temiz havaya çıkmak.

116 görüntülenme

senli benli olmak

1) iç içe olmak, bütünleşmek: 'Altı ay önce tramvaylar tuhafıma gitmişti. Bu sefer onlarla daha senli benli olduk.' -B. R. Eyuboğlu. 2) aşırı ölçüde içten, teklifsiz olmak: 'Salonda kahvelerini içerlerken senli benli olmuşlardı bile.' -A. İlhan.

116 görüntülenme

anasından doğduğuna bin pişman

1) çok tembel, üşengeç; 2) canından bezmiş.

116 görüntülenme

ayağına (ayaklarına) kapanmak

1) alçalırcasına yalvarmak: 'Sandılar ki ihtiyar bahçıvan, paçaları sıvayacak, yeğenine Rabia'yı almak için paşanın ayaklarına kapanacak.' -H. E. Adıvar. 2) bağışlanmak için yalvarmak.

116 görüntülenme

eli böğründe kalmak

başarısızlığa uğramak, bir şey yapamaz duruma düşmek.

116 görüntülenme

kafasına vurmak

başına vurmak.

116 görüntülenme

fazla mal göz çıkarmaz

'ne kadar ve ne türden mal olursa olsun elden çıkarılmamalıdır' anlamında kullanılan bir söz.

116 görüntülenme

bugünden tezi yok

hemen şimdi, derhâl: 'Bugünden tezi yok, şimdi buradan çıkıp oraya gidiyorum.' -H. R. Gürpınar.

116 görüntülenme

günlük tutmak

her gün yaşananları, olayları ve anıları bir deftere yazmak: 'Şimdiye kadar günlük tutmadım, olanı biteni kaydetmediğim için birçok şeyi unuttum.' -İ. Aral.

116 görüntülenme

göğsünü yırtmak

coşkunluğunu ortaya koymak, coşmak, cıvıldamak: 'Sevda mevsimi gelince kuşlar bin türlü teranelerle minimini göğüslerini yırtarlar.' -R. N. Güntekin.

116 görüntülenme

(bir şeyin) altına imza atmak

destek vermek amacıyla aynı düşüncede olduğunu göstermek.

116 görüntülenme

havyar kesmek

argo çalışmadan vakit geçirmek, vakti boşa harcamak: 'Bu adam bir gün doğar, fena bir aile içine girer, haylaz olur, mektebin arka sıralarında havyar keser, daima tekdir edilir.' -P. Safa.

116 görüntülenme

(bir şeyin) altını kapatmak

ocağın alevini kapatmak: 'Fokurdamaya başlayan çaydanlığın altını kapadı.' -H. Taner.

116 görüntülenme