En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

nikâhta keramet vardır

nikâh evlenenleri sevgi bağıyla bağlar.

24 görüntülenme

elçiye zeval olmaz

bir kimseden başka bir kimseye herhangi bir haber ulaştıran, bu aracılığından dolayı sorumlu tutulmaz.

24 görüntülenme

çivi çıkar ama yeri kalır

gönül yarası kapansa da unutulmaz.

24 görüntülenme

çoban aldı bağa gitti, kurt aldı dağa gitti

malını, varlığını başkaları kullandı, kendisine bir şey kalmadı.

24 görüntülenme

akşamın işini sabaha (yarına) bırakma

bugün yapılması gereken bir işi ertesi güne bırakma.

24 görüntülenme

ad koymak

adlandırmak.

24 görüntülenme

ala keçiyi gören içi dolu yağ sanır

bir şeyin dış görünüşüne bakarak içinin de öyle olduğunu sananlar yanılırlar.

24 görüntülenme

ağzının içi yangın yerine dönmek

ağzının tadı bozulmak, tat alma duyusunu yitirmek: 'Ağzımın içi yangın yerine dönüp yine de ağrılar kesilmeyince çok sıkıntılı bir vaziyete düştüm.' -R. N. Güntekin.

24 görüntülenme

alçak eşek binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay

nasıl ki boyu kısa olan eşeğe binmek kolaysa öksüz çocuğa kötü davranmak da onu koruyan kimse olmadığı için kolay olur.

24 görüntülenme

alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır

bilgili kimselerin bulunmadığı yerde cahil kişi bilgiçlik taslar.

24 görüntülenme

balı dibinden, yağı yüzünden

değerleri derinleştikçe artan veya değerleri yüzeyde kalan insanlar vardır.

24 görüntülenme

âlemin ağzı torba değil ki büzesin

başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.

24 görüntülenme

alet işler, el övünür

bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamaz.

24 görüntülenme

dağ başına harman yapma, savurursun yel için; sel önüne değirmen yapma, öğütürsün sel için

yapacağın iyi bir işi, sonunu hesaplamadan yapma.

24 görüntülenme

adam olacak çocuk bokundan belli olur

bir kimsenin yeni başladığı işte usta olup olamayacağı ilk davranışlarından anlaşılır.

24 görüntülenme

ah etmek

1) acı ile içini çekmek; 2) mec. ilenmek: 'Vakit vakit gözlerini kapayarak o herkesin / Ah ettiği sevda adlı günahkârı düşündün mü?' -E. B. Koryürek.

24 görüntülenme

dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar

yenilmesi imkânsız gibi görünen zorlukların da üstesinden gelinir.

24 görüntülenme

Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar

işi bozulan kişi umutsuzluğa düşmemeli, Tanrı'nın onu daha iyi bir işe kavuşturacağına inanmalıdır.

24 görüntülenme

Allah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrı yaratmış

geçim konusunda kimse kimseye yük olmamalıdır.

24 görüntülenme

ahı gitmek vahı kalmak

iyice zayıflamak, iş göremez duruma gelmek.

24 görüntülenme

daha iyisi can sağlığı

bulunabileceklerin en iyisi oldu.

24 görüntülenme

ahiretini yapmak (zenginleştirmek)

hayır işleri yaparak sevap kazanmak.

24 görüntülenme

adaylığını koymak

bir iş veya göreve seçilmek için kendini ileri sürmek: 'Bankacılardan birkaçının kurgularıyla belediye başkanlığına adaylığını koymuştu.' -M. Ş. Esendal.

24 görüntülenme

ahlatın iyisini ayılar yer

kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için kullanılan bir söz.

24 görüntülenme

Allah'a bir can borcu var

Allah’a vereceği canından başka hiç kimseye bir borcu yok.

24 görüntülenme

davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun

seni yargılayacak kişi, senden davacı olan kişi ise elbette kendisini haklı çıkaracak ve sana ağır ceza verecektir.

24 görüntülenme

davetsiz gelen döşeksiz oturur

çağrılmadan bir yere giden kimse iyi bir ağırlanma beklememelidir.

24 görüntülenme

gece gözü, kör gözü

geceleyin iyi iş yapılamaz.

24 görüntülenme

davetsiz yere kedilerle köpekler gider

bir yere çağrılmadan gitmek, kişiyi aşağılatan bir davranıştır.

24 görüntülenme

davul dengi dengine diye çalar

evlenecek kimselerin birbirlerine denk olması gerekir.

24 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

cesaretini toplamak

kendine güven duygusunu, yürekliliğini ve atılganlığını bir araya getirmek: 'Bir gün bütün cesaretini toplayıp beyefendiye gider.' -F. R. Atay.

90 görüntülenme

hülyaya dalmak

hayal kurmak.

90 görüntülenme

baş ağrıtmak

tedirgin etmek, bıkkınlık vermek, can sıkmak.

90 görüntülenme

palavra atmak (savurmak, sıkmak)

argo 1) abartarak konuşmak, büyük başarılardan söz etmek: 'Yalana yakın palavralar savurmaktan kendini alamayan Ragıp Bey, bu sefer tamamıyla masumdu.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) uydurma, asılsız bir söz veya haberi gerçekmiş gibi ortaya atmak.

90 görüntülenme

zıp zıp zıplamak

çok sevinmek.

90 görüntülenme

dikiz etmek (geçmek)

gözetlemek: 'İsterseniz siz masanın altından dikiz edin ama belli olmasın.' -R. N. Güntekin.

90 görüntülenme

nedir ki

1) şu var ki: Nedir ki onların sözü pek dinlenmez. 2) hangi nedenle? 3) önemsiz, değersiz.

90 görüntülenme

fareler cirit atmak (oynamak)

bir yerde hiç insan bulunmamak, o yer çok ıssız olmak.

90 görüntülenme

kafadan atmak

bir konu üzerinde inceleme yapmadan rastgele konuşmak, uydurmak, yalan söylemek.

90 görüntülenme

gıcık almak (kapmak, olmak)

argo bir davranışa veya bir kimseye sürekli sinirlenmek.

90 görüntülenme

acı gelmek

dokunmak, kırmak, üzmek: 'Bu durumun gerçeklerle uyumsuzluğu ona acı geliyor.' -A. Kutlu.

90 görüntülenme

dalyan gibi

boylu boslu: 'Gidip de gelmeyen kocaları, yetişmiş dalyan gibi evlatları...' -E. E. Talu.

90 görüntülenme

yapma (yapma yahu)

şaşılacak durumlarda 'öyle mi, doğru mu, gerçek mi?' gibi anlamlar bildiren bir söz: Onca yolu iki saatte almışlar. -Yapma!

90 görüntülenme

dirsek çürütmek

1) okumak için yıllarca çalışmak: 'Dirsek çürütüp emek verdiği kitapları, can vermeden can bulunamayacağını ona hiç söylememişti.' -S. Ayverdi. 2) öğrenimde veya meslekte uzun yıllar geçirmek: 'Bu meslekte senelerce dirsek çürüttüğüne göre kendisini gayet iyi anlayabilirdi.' -O. Aysu.

90 görüntülenme

acı söylemek

olumsuz bir davranış karşısında gerçeği olduğu gibi söylemek.

90 görüntülenme

ceza görmek

kendisine ceza verilmek, cezalandırılmak.

90 görüntülenme

avurtları çökmek (birbirine geçmek)

çok zayıfladığı yüzünden belli olmak: 'Hüdai, Bayram'ın avurtları çökmüş solgun yüzüne bakarak bir varsayım yapmıştı.' -A. Kulin.

90 görüntülenme

sözün ardı boşa çıkmak

söz olumlu sonuca ulaşmamak: 'Her seferki gelişimde bu katakulliyi okursun fakat sözün ardı hep boşa çıkar.' -H. R. Gürpınar.

90 görüntülenme

günahı (günahı vebali) boynuna

'ben karışmam, sorumluluk sana veya ona düşer' anlamında kullanılan bir söz: 'Günahı boynuna, doping de yapıyormuş.' -H. Taner.

90 görüntülenme

fatura kesmek

satılan bir şey için fatura düzenlemek.

90 görüntülenme

ofsayta düşmek

1) futbolda hücuma geçen takımın en az bir oyuncusu topla oynandığı anda rakip takımın kale çizgisine, o takımın en yakın oyuncusundan daha yakın bulunmak; 2) mec. istemediği hâlde kötü bir durumda kalmak.

90 görüntülenme

boynuz dikmek

kadın başka erkekle ilişki kurarak kocasını aldatmak: 'Ah ayol, kadın bu yaştan sonra boynuz dikiyor diye ondan iğrenirler.' -Ö. Seyfettin.

90 görüntülenme

bir atımlık barutu olmak (kalmak)

bir konuda yapabileceği çok az şeyi bulunmak.

90 görüntülenme

(birinin) kanı kaynamak

coşkun ve kıpırdak olmak: Çocuğun kanı kaynıyor.

90 görüntülenme

anasından doğduğuna bin pişman

1) çok tembel, üşengeç; 2) canından bezmiş.

90 görüntülenme

ayağına (ayaklarına) kapanmak

1) alçalırcasına yalvarmak: 'Sandılar ki ihtiyar bahçıvan, paçaları sıvayacak, yeğenine Rabia'yı almak için paşanın ayaklarına kapanacak.' -H. E. Adıvar. 2) bağışlanmak için yalvarmak.

90 görüntülenme

(bir şeyi) kuvveden fiile çıkarmak

düşünülen, tasarlanan şeyi gerçekleştirmek.

90 görüntülenme

eli böğründe kalmak

başarısızlığa uğramak, bir şey yapamaz duruma düşmek.

90 görüntülenme

kafasına vurmak

başına vurmak.

90 görüntülenme

fazla mal göz çıkarmaz

'ne kadar ve ne türden mal olursa olsun elden çıkarılmamalıdır' anlamında kullanılan bir söz.

90 görüntülenme