En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

ağlayanın malı gülene hayretmez

birinden haksız olarak alınan mal, alana yarar sağlamaz.

29 görüntülenme

ak gün ağartır, kara gün karartır

mutlu bir yaşayış kişiyi dinç kılar, mutsuz bir yaşam ise yıpratır.

29 görüntülenme

nikâhta keramet vardır

nikâh evlenenleri sevgi bağıyla bağlar.

29 görüntülenme

akara kokara bakma çuvala girene bak

iyi, kötü deme; mal ve para biriktir.

29 görüntülenme

ağzına etmek

argo haddini bildirmek.

29 görüntülenme

ağzına gem vurmak

susturmak, söyletmemek.

29 görüntülenme

akçe akıl öğretir, don yürüyüş

imkânların fazlalığı insanların iyi işler yapmasını kolaylaştırır.

29 görüntülenme

ağzına sıçmak

1) birini çok kötü duruma sokmak; 2) bir şeyi, bir işi işe yaramaz duruma getirmek, bozmak.

29 görüntülenme

akıl için yol (tarik) birdir

doğruyu bulmak için aklın izleyeceği bir tek yol vardır, bu yoldan gidenlerin hepsi aynı sonuca varır.

29 görüntülenme

çalma elin kapısını, çalarlar kapını

kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.

29 görüntülenme

elçiye zeval olmaz

bir kimseden başka bir kimseye herhangi bir haber ulaştıran, bu aracılığından dolayı sorumlu tutulmaz.

29 görüntülenme

akıl para ile satılmaz

delice iş yapan zenginler bulunduğu gibi akıllıca iş yapan fakirler de vardır.

29 görüntülenme

ağzında yaş kalmamak

bir düşüncesini bir kimseye birçok kez söylemiş olmak.

29 görüntülenme

akıllı, sözünü akılsıza söyletir

başkası adına konuşmak, insanın başını derde sokar.

29 görüntülenme

akil isen açma sırrın dostuna, çünkü dostun dostu vardır, o da söyler dostuna

bir sır en yakın dosta bile söylenmemelidir.

29 görüntülenme

baba kırk oğul beslemiş, kırk oğul bir babayı beslememiş

baba kaç çocuğu olursa olsun, hiçbir ayrım yapmadan hepsine bakar, onları büyütür; çocukları ise yoksul ve yaşlı durumdaki babalarının bakımını 'sen bak, o baksın' gibi gerekçelerle bir türlü sağlayamazlar.

29 görüntülenme

çivi çıkar ama yeri kalır

gönül yarası kapansa da unutulmaz.

29 görüntülenme

çoban aldı bağa gitti, kurt aldı dağa gitti

malını, varlığını başkaları kullandı, kendisine bir şey kalmadı.

29 görüntülenme

çobana verme kızı, ya koyun güttürür ya kuzu

nazik bir işi, o işin inceliğini anlamayan bir kimseye yaptırma.

29 görüntülenme

ağzını bırakıp kıçıyla (bir tarafıyla) gülmek

alay ederek karşısındakine gülmek.

29 görüntülenme

hıyar akçesiyle alınan eşeğin ölümü sudan olur

çok ucuza alınan mal, çürük, işe yaramaz çıkar.

29 görüntülenme

ağzının içine baktırmak

sözlerini seve seve ve dikkatle dinletmek.

29 görüntülenme

balı dibinden, yağı yüzünden

değerleri derinleştikçe artan veya değerleri yüzeyde kalan insanlar vardır.

29 görüntülenme

eski çamlar bardak oldu

devir değişti, eski tutumların değeri kalmadı.

29 görüntülenme

ağzıyla içmesini bilmek

sözünü, sohbetini karşıdaki kişiyi incitmeyecek bir biçimde ayarlamak.

29 görüntülenme

alıcı kuşun ömrü az olur

başkalarına saldırmayı alışkanlık edinen kimsenin düşmanı çok olur, bu düşmanlar onun canına kıyarlar.

29 görüntülenme

ah çekmek

derin bir keder veya özlemle içten gelerek ah demek.

29 görüntülenme

Allah bal mumu yakana bal mumu, yağ mumu yakana yağ mumu verir

Tanrı bol harcayana bol, az harcayana az verir.

29 görüntülenme

ahenk almak

uyumlu duruma gelmek.

29 görüntülenme

ahenk vermek

düzeni, uyumu sağlamak: 'Türk diline en asil ahengini veren sanatkârı düşüneceğiz.' -O. S. Orhon.

29 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

hadi oradan

haydi oradan.

117 görüntülenme

elmas gibi

çok iyi, çok değerli: Elmas gibi kalbi var. Elmas gibi bir çocuk.

117 görüntülenme

aklının ayarını bozmak

doğru düşünemez, davranamaz duruma gelmek.

117 görüntülenme

ortalığı gürültüye (patırtıya) vermek

gereksiz bir telaşa düşürmek.

117 görüntülenme

içi içine geçmek

tedirgin olmak.

117 görüntülenme

müşkülat çekmek

zorluk, güçlük içinde kalmak: 'Görüyorsunuz ki cevap vermekte müşkülat çekiyorsunuz.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

117 görüntülenme

yedi kubbeli hamam kurmak

büyük hayaller peşinde koşmak.

117 görüntülenme

afiş yutmak

yalana dolana kanmak: Geç baba, geç, artık afiş yutmuyoruz.

117 görüntülenme

fırsatı kaçırmak

elverişli durumdan yararlanmamak: 'Fırsatı kaçırmadım, hakkında malumat topladım.' -R. H. Karay.

117 görüntülenme

hah şöyle

ha şöyle: Hah şöyle, biraz kendini göster!

117 görüntülenme

yol yürümek

yolda gitmek.

117 görüntülenme

(bir yer bir olaya) sahne olmak

bir yerde bir olay geçmek.

117 görüntülenme

işi sağlama almak

işin gerçekleşmesi ve bozulmaması için gerekli önlemleri almak: 'Oyuna gelenlerin işi sağlama almaları dudaklarımdaki gülüşü kurutuverdi.' -N. Hikmet.

117 görüntülenme

el etmek

1) bir kimseyi el işaretiyle çağırmak: 'Hemen ablasına bulunduğu yerden el etti.' -N. Cumalı. 2) uzaktan el sallamak.

117 görüntülenme

(bir kadın bir erkekte) gözünü açmak

kadın ilk cinsel ilişkiyi o erkekle kurmuş olmak.

117 görüntülenme

emek vermek

bir şeyin meydana gelmesi için özenle ve çok çalışmak: 'Dirsek çürütüp emek verdiği kitapları, can vermeden can bulunamayacağını ona hiç söylememişti.' -S. Ayverdi.

117 görüntülenme

yüzü gülmek

1) sevinci yüzünden belli olmak: 'Otele gidip lavabolu odayı görünce yüzüm güldü.' -F. Otyam. 2) feraha kavuşmak: Şehirlilerle köylüler arasındaki alışveriş şartları düzenlendikten sonra hepsinin yüzü gülmeye başladı. 3) temiz, tertipli duruma gelmek.

117 görüntülenme

(bir şeyin) derdine düşmek

yapılması gereken bir şeyi gerçekleştirmenin yollarını aramak.

117 görüntülenme

göz gezdirmek

1) derinlemesine incelemeden okumak: 'Masanın üstünde bir başka gazete var. Biraz evvel ona göz gezdirdiğim zaman birbiri ardı sıra üç havadis görmüştüm.' -R. N. Güntekin. 2) bir yeri, bir şeyi çabucak incelemek.

117 görüntülenme

ağız yapmak

birini kandırmak, yanıltmak amacıyla duygularını, düşüncelerini olduğundan başka türlü gösterecek biçimde konuşmak: 'Kaçacağım, tövbeler olsun, bir fırsatını bulayım diye ağız yaptı.' -M. Ş. Esendal.

117 görüntülenme

yüzüne vurmak (çarpmak)

ayıplayarak kusurunu yüzüne söylemek: 'Bir büyük kabahatim varmış da yüzüme vuracaklarmış gibi açıp okumaktan çekiniyorum.' -A. Gündüz.

117 görüntülenme

kolları sıvamak

bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak: 'Selami de kolları paçaları sıvayıp Ali Naci'nin yardımına koşmuştu.' -Y. Z. Ortaç.

117 görüntülenme

sefer etmek

gezmek, gezinti yapmak, yolculuk etmek: 'Ne hoş, ey güzel Tanrı'm, ne hoş / Maviliklerde sefer etmek' -O. V. Kanık.

117 görüntülenme

pot kırmak

yersiz ve karşısındakine dokunacak söz söylemek, gaf yapmak: 'Gri redingotlu efendi, bir pot kırdığını hemen anlamış olacak ki sözünü çevirdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

117 görüntülenme

kemer (kemerini) sıkmak

sıkı para politikası anlayışıyla daha az tüketmek.

117 görüntülenme

ağzından bal damlamak (akmak)

çok tatlı konuşmak: 'Öyle zekiler vardır, konuştular mı ağızlarından bal akıyor sanırsın.' -A. İlhan.

117 görüntülenme

(bir şey) su sabun görmemek

çok kirli olmak: 'Elleri, tırnakları, yüzü günlerdir su sabun görmemişti sanki.' -A. Kulin.

117 görüntülenme

gaza yüklenmek

harekete geçirmek veya hızını artırmak için motorlu taşıtın gaz pedalına çokça basmak.

117 görüntülenme

çuval gibi

1) kaba ve seyrek (kumaş); 2) bol ve ütüsüz (giysi).

117 görüntülenme

pusu kurmak

saldıracağı kimseye görünmemek için bir yerde gizlenip beklemek.

117 görüntülenme