En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur

başta insanı mutlu eden duygusal ilişkiler zamanla körelir ve sonuçta acı veren birer anıya dönüşür.

23 görüntülenme

âşık âlemi kör, dört yanını duvar sanır

aşktan gözü kararmış kimse, hoş karşılanmayacak aşırı davranışlarda bulunur.

23 görüntülenme

doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek

doğru sözlü olan kişi sevilmeyen, istenmeyen kişi olacağı için bulunduğu yerden ayrılmaya hazır olmalıdır.

23 görüntülenme

bir varmış bir yokmuş

masal gibi geçip gitmiş, artık hayal olmuş.

23 görüntülenme

doğru söz acıdır

eksikleri, yanlışları, yolsuzlukları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan ve eleştiren söz, bu işi yapanlara acı gelir.

23 görüntülenme

doğrunun yardımcısı Allah'tır

işlerinde doğruluktan ayrılmayan kişiye Tanrı her zaman yardım eder.

23 görüntülenme

kalp kalbe karşıdır

sevgi karşılıklıdır.

23 görüntülenme

biz attık kemik diye, el kaptı ilik diye

bizim işe yaramaz diye vazgeçtiğimizi başkaları değerli buldu.

23 görüntülenme

domuzdan toklu çıkmaz (doğmaz)

kötü huylu kimsenin çocuğu melek huylu olmaz.

23 görüntülenme

bizim gelin bizden kaçar, tutar ellere başını açar

bize yabancı duran yakınımız, dostumuz, akrabamız başkalarına rahatça, içtenlikle yardım eder.

23 görüntülenme

dost ağlatır, düşman güldürür

dost olan kimsenin söylediği söz, acı da olsa insanın iyiliği içindir.

23 görüntülenme

at binenin, kılıç kuşananın

her şey, onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışır.

23 görüntülenme

dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur

dostlarını olabildiğince çoğalt, düşmanlarını olabildiğince azalt.

23 görüntülenme

dost dostun ayıbını yüzüne söyler

gerçek dost uyarmak, kusurun düzeltilmesini sağlamak amacıyla ayıbı yüze karşı söyler.

23 görüntülenme

dost sözü acıdır

yakınlarımız, eksikliklerimizi çekinmeden söylerler.

23 görüntülenme

dostluk başka, alışveriş başka

iki kişi arasındaki dostluk, alışverişte birinin ötekine özverili davranmasını gerektirmez.

23 görüntülenme

kara gün kararıp kalmaz

insanın sıkıntılı zamanı sürüp gitmez, arkasından iyi günler de gelir.

23 görüntülenme

borçlunun dili kısa gerek

borcu olan kimse, alacaklısına karşı ileri geri konuşmamalı, aşağıdan almalıdır.

23 görüntülenme

dostun attığı taş baş yarmaz

dostun acı sözü veya sert davranışı insana ağır gelmez.

23 görüntülenme

bostana dadanan eşeğin kuyruğu, kulağı olmaz

çalıp çırpmayı alışkanlık edinen kimse yakalanıp ceza göre göre insanlıktan çıkar.

23 görüntülenme

boş başağın başı dik olur

bilgisiz olan üstün görünmek için kasılır.

23 görüntülenme

düğün aşıyla dost ağırlanmaz

ağırlamanın değeri, özel olarak hazırlanmasında, bir fedakârlık yapılmasındadır.

23 görüntülenme

karga ile gezen boka konar

kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan kendisine birtakım huylar geçer.

23 görüntülenme

boş torba ile at tutulmaz

çıkar veya karşılık gösterilmeden bir kimse bir yere bağlanmaz.

23 görüntülenme

ağlama duvarına dönmek

herkesin şikâyetini, derdini dinler duruma gelmek.

23 görüntülenme

ağlamakla yâr ele girmez

kişi çok sevdiği şeye yalnızca özlemini çekmekle kavuşamaz, onu elde etmenin yollarını bulmalıdır.

23 görüntülenme

Mısır'daki sağır sultan bile duydu

duymayan kalmadı.

23 görüntülenme

yoğurdum (ayranım) ekşidir diyen olmaz

herkes sattığı malı, kendi işini, tutumunu ve davranışını över.

23 görüntülenme

böyle başa böyle tıraş

kişi nasıl birisiyse ona uygun biçimde davranılır.

23 görüntülenme

atım tepmez, itim kapmaz deme

size çok bağlı olan kimseler bile zaman gelir sizi incitebilirler.

23 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

görüş birliği sağlamak

aynı görüş ve düşüncede birleşmek.

90 görüntülenme

aralarındaki buzları eritmek

kırgınlığı, küslüğü ortadan kaldırmak: 'Kerim ve karısı Necla aralarındaki buzları eritmek amacıyla otele gelmişlerdir.' -İ. Aral.

90 görüntülenme

münasip görmek

uygun ve yerinde bulmak: 'Kendi çocukları hep kız olduğu için yeğeni Bilâl'i bu işe münasip gördü.' -H. E. Adıvar.

90 görüntülenme

yüreğini ateş almak

aşırı üzülmek, fazla üzüntüden içi yanmak: 'Gülbahar'ın yüreğini ateş almış yanıyordu.' -Y. Kemal.

90 görüntülenme

burun yapmak

üstünlük taslamak.

90 görüntülenme

aralarından su sızmamak

aralarında çok yakın, sıkı fıkı arkadaşlık bulunmak: 'Bir vakitler aralarından su sızmayan o dünya ahiret kardeş hatun kişiler, şimdi birbirlerini çekemiyor, birbirlerinin arkasından söylemediklerini bırakmıyorlardı.' -H. Taner.

90 görüntülenme

adını ...-ye çıkarmak

bir kişinin sahip olmadığı niteliklerle tanınmasına yol açmak: Adını deliye çıkardılar.

90 görüntülenme

hadi oradan

haydi oradan.

90 görüntülenme

toz olmak

1) toz durumuna gelmek; 2) argo kaybolup gitmek, kaçmak, uzaklaşmak.

90 görüntülenme

ekmeğinden etmek

işinden çıkarmak, işinden atmak.

90 görüntülenme

başını alıp gitmek

izin almadan ve gideceği yeri bildirmeden gitmek, savuşmak: 'Bir akşam ciğerci söve saya kondusundan çıktı. Başını alıp gitti.' -A. Kulin.

90 görüntülenme

hazırlık görmek (yapmak)

hazır olmak için gereken şeyleri toplamak veya durumları sağlamak.

90 görüntülenme

yol gitmek

yolda ilerlemek.

90 görüntülenme

ortalığı gürültüye (patırtıya) vermek

gereksiz bir telaşa düşürmek.

90 görüntülenme

süt ineği gibi sağmak

birinden kendi çıkarı için daima aşırı ölçülerde yarar sağlamak için uğraşmak.

90 görüntülenme

ortalığı kırıp geçirmek

1) herkesi heyecana sürüklemek: 'Avrupa tiyatrosunda işveli gerdan kırışları, meşhur kantolarıyla, ortalığı kırıp geçirdiği zamanlar!' -A. İlhan. 2) çok kızarak çevresindekilere bağırıp çağırmak.

90 görüntülenme

müşkülat çekmek

zorluk, güçlük içinde kalmak: 'Görüyorsunuz ki cevap vermekte müşkülat çekiyorsunuz.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

90 görüntülenme

afiş yutmak

yalana dolana kanmak: Geç baba, geç, artık afiş yutmuyoruz.

90 görüntülenme

katakulli okumak

yalan söylemek, palavra atmak: 'Her seferki gelişinde bu katakulliyi okursun fakat sözün ardı hep boşa çıkar.' -H. R. Gürpınar.

90 görüntülenme

yol kesmek

1) geçmesine engel olmak, durdurmak: 'Senin yolunu kesecek, engel olacak değilim.' -M. Yesari. 2) ıssız yerlerde soygunculuk yapmak; 3) motor vb. hızını azaltmak, devrini düşürmek: 'Motorun yanaşmasını bekliyorum, yol kestiği için şimdi hiç gürültü etmiyor.' -Z. Selimoğlu.

90 görüntülenme

(bir şey birinin) gücüne gitmek

gönlü kırılmak, onuruna dokunmak: 'Bugünkü hâlimizle tabiatın sırlarını kavrayamayacağımızı düşünmek bizi sinirlendiriyor, gücümüze gidiyor.' -N. Ataç.

90 görüntülenme

hak etmek

1) bir emek karşılığı hakkı olan şeyi elde etmek, hak kazanmak: 'Mutlu, başarılı, kendine güvenmeyi hak etmiş birisi.' -T. Buğra. 2) layık olduğu kötü karşılığı almak; 3) bir başarı dolayısıyla ödüllendirilmek: 'Kadın dergileri bizi göklere çıkarıyorlardı, bunu da hak etmemiştik.' -A. Ağaoğlu.

90 görüntülenme

büyükle büyük, küçükle küçük olmak

her yaş ve durumdaki kişilere karşı dostça, arkadaşça davranmak.

90 görüntülenme

(bir şey) suyu nereden geliyor?

'bir işi görmek için harcanan para hangi kaynaktan sağlanıyor?' anlamında kullanılan bir söz.

90 görüntülenme

yüze çıkmak

1) bir sıvının üst bölümüne çıkmak; 2) belli olmak, açığa çıkmak, belirmek: 'Evimizde artık pek de gizli tutulamayarak yüze çıkmaya başlayan bu rezalet yani gelin ve damat arasındaki bu sevda alışverişi böyle devam edip duracak mı?' -M. Ş. Esendal. 3) yüzsüz olmak, şımarmak.

90 görüntülenme

(birini veya bir şeyi) gözü görmez olmak

artık ona değer vermemek.

90 görüntülenme

her telden çalmak

1) her çeşit işi yapabilir durumda olmak; 2) birçok konuda bilgisi olmak: 'Senin anlayacağın, her telden çalıyor benim çocuklar.' -A. Kulin.

90 görüntülenme

gönül indirmek

kendisine yakıştıramadığı bir şeye razı olmak: 'Oysa o oturmamıştı bile sofraya, bir fincan çay içmeye gönül indirmemişti.' -İ. Aral.

90 görüntülenme

tava gelmek

1) toprak sürülecek duruma gelmek; 2) mec. yumuşamak, kanmak, yola gelmek: 'Oğul, anasının tava geldiğini sezmişti.' -O. Kemal.

90 görüntülenme

sağlıcakla kal (kalın)

ayrılırken kalanlara söylenen bir esenlik sözü, hoşça kal.

90 görüntülenme