En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

alıcı kuşun ömrü az olur

başkalarına saldırmayı alışkanlık edinen kimsenin düşmanı çok olur, bu düşmanlar onun canına kıyarlar.

29 görüntülenme

ah çekmek

derin bir keder veya özlemle içten gelerek ah demek.

29 görüntülenme

Allah bal mumu yakana bal mumu, yağ mumu yakana yağ mumu verir

Tanrı bol harcayana bol, az harcayana az verir.

29 görüntülenme

Allah bilir ama kul da sezer

bir işin nasıl bir sonuç vereceğini ancak Tanrı bilir ama insan da kafasını kullanarak aşağı yukarı bir tahminde bulunabilir.

29 görüntülenme

ahenk almak

uyumlu duruma gelmek.

29 görüntülenme

ahenk vermek

düzeni, uyumu sağlamak: 'Türk diline en asil ahengini veren sanatkârı düşüneceğiz.' -O. S. Orhon.

29 görüntülenme

dağ, ovanın süt anasıdır

ticareti besleyen, üretim kaynaklarıdır.

29 görüntülenme

eşeği yoldan çıkaran sıpanın oynaması

çocuklarının düzensiz davranışı, anne babayı rahatsız eder.

29 görüntülenme

iki çıplak bir hamama yakışır

iki yoksul kimsenin birbiriyle evlenmesi uygundur.

29 görüntülenme

baş kes yaş kesme

ağaç kesmek, insan öldürmek kadar büyük bir suçtur.

29 görüntülenme

ahını yerde koymamak

öcünü almak: 'Sen öz babanın öcünü alamadın diye o da dedesinin ahını yerde mi koyacaktı?' -N. Hikmet.

29 görüntülenme

komşu kızı almak, kalaylı kaptan (tastan) su içmek gibidir

komşu kızını almaya karar veren, ailenin ve kızın durumunu, gidişini iyi bildiğinden içi rahat olarak bu ilişkiyi kurar.

29 görüntülenme

ahireti boylamak

tkz. ölmek.

29 görüntülenme

ahkâm kesmek

1) çekinmeden kesin yargılarda bulunmak: 'İşin içinde olmanın verdiği rahatlıkla bol keseden ahkâm kesen akıl hocalarının eleştirilerine hedef olmayı önleyemezler.' -T. Halman. 2) bilir bilmez konuşmak.

29 görüntülenme

Allah verince kimin oğlu, kimin kızı demez

Tanrı dilerse hiç tanınmayan, yoksul bir aile çocuğunu da üne, zenginliğe kavuşturur.

29 görüntülenme

ahkâm yürütmek

bir sözden kendi anlayışına göre sonuçlar çıkarmak.

29 görüntülenme

ahlatın iyisini dağda ayılar yer

kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için kullanılan bir söz.

29 görüntülenme

davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun

seni yargılayacak kişi, senden davacı olan kişi ise elbette kendisini haklı çıkaracak ve sana ağır ceza verecektir.

29 görüntülenme

alma mazlumun ahını çıkar, aheste aheste

kimseye eziyet edip ahını alma, sonra yaptığın kötülüklerin cezasını ömür boyu çekersin.

29 görüntülenme

ahtapot gibi

1) sırnaşık, yapışkan (kimse); 2) sömürmek amacıyla birçok işe, konuya el atan (kimse).

29 görüntülenme

davetsiz gelen döşeksiz oturur

çağrılmadan bir yere giden kimse iyi bir ağırlanma beklememelidir.

29 görüntülenme

gece gözü, kör gözü

geceleyin iyi iş yapılamaz.

29 görüntülenme

gece işi, körler işi

gece yapılan iş verimli olmaz.

29 görüntülenme

altın eli bıçak kesmez

1) varlıklı veya değerli kişilerin elini kimse bükemez; 2) herhangi bir işte usta olan her zorluğun üstesinden gelir.

29 görüntülenme

altın pas tutmaz

şerefli, temiz insana hiç kimse leke süremez.

29 görüntülenme

altın yere düşmekle pul olmaz

üstün nitelikli kişinin değeri, bulunduğu yerden uzaklaştırılmasıyla azalmaz.

29 görüntülenme

altının kıymetini sarraf bilir

bir kimsenin, bir şeyin değerini ancak o konuda uzmanlığı olanlar bilir.

29 görüntülenme

aman diyene kılıç kalkmaz

mertliğinize güvenip size teslim olan düşmanın canına kıyılmamalıdır.

29 görüntülenme

Amasya'nın bardağı, biri olmazsa biri daha

ele geçirilmeyen veya kaçan bir şeye üzülmek boştur çünkü her zaman benzeri sağlanabilir.

29 görüntülenme

garibe bir selam bin altın değer

yabancı yerde tek başına kalan kimseye karşı gösterilecek küçük bir ilgi, en büyük iyilik yerine geçer.

29 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

(birinin) çalımından geçilmemek

çok kurumlu olmak, çok çalımlı olmak.

117 görüntülenme

çene yetiştirmek

konuşmayı sürdürmek: 'Şu bitkin hâliyle dayısına çene yetiştirecek gücü yoktu.' -A. Kulin.

117 görüntülenme

çenesi düşmek

yerli yersiz konuşup gevezelik etmek.

117 görüntülenme

dini imanı para

tek düşüncesi para olan kimseler için kullanılan bir söz.

116 görüntülenme

yedek (yedekte) çekmek

akıntılı suda kayığı karadan iple çekmek.

116 görüntülenme

geniş bir nefes almak

sıkıntılı bir durumdan kurtulmak, ferahlığa kavuşmak.

116 görüntülenme

söz açmak

bir konu üzerine konuşmaya başlamak, laf açmak: 'Mademki göndermişler, onlardan kısaca da olsa söz açmak boynumuzun borcu oldu.' -N. Hikmet.

116 görüntülenme

(birine) fit vermek (sokmak)

1) birini başkasına karşı kışkırtmak, arayı açmak; 2) kuşku uyandırmak: 'Muhtar, paraları alıp kaçmış olmasınlar diye zihnine bir fit sokmaya bakıyor.' -R. N. Güntekin.

116 görüntülenme

bıçak vurmak

1) bıçakla kesmek; 2) bıçaklamak.

116 görüntülenme

kapılar yüzüne (üzerine veya üstüne) kapanmak

istenilen şeye ulaşma imkânı verilmemek.

116 görüntülenme

(birinin) etrafında dört dönmek (pervane olmak)

isteğini elde etmek için birinin yanından ayrılmayıp gönlünü etmeye çalışmak.

116 görüntülenme

kendini harap etmek

sıkıntı veya üzüntüden perişan olmak: 'Daha burada kendini harap edersen yukarılarda ne halt edeceksin?' -R. N. Güntekin.

116 görüntülenme

hatıra (hatır ve hayale) gelmemek

bir şeyin gerçekleşeceği, olacağı hiç düşünülmemek: 'Yemin, her hatır ve hayale gelmez cümlelerin ucunda bir kurdele, bir fiyonk gibi açılıveriyordu.' -A. Ş. Hisar.

116 görüntülenme

kafa (kafasını) şişirmek

gürültü veya gevezelikle bir kimseyi tedirgin etmek: 'Kafamızı şişirmeyi sürdürecekti ki, cep telefonum çalmaya başladı.' -A. Ümit.

116 görüntülenme

söz ayağa düşmek

bir sorun, karışmaları gerekmeyen veya yetkisiz ve sorumsuz kimselerin görüş bildirdikleri duruma gelmek.

116 görüntülenme

altta yok üstte yok

yoksul, fakir.

116 görüntülenme

(birinin) gırtlağına sarılmak

peşini bırakmamak, musallat olmak: 'Şimdiye kadar bana iki paralık faydan dokundu mu ki her gün alacaklı gibi gırtlağıma sarılıyorsun!' -R. N. Güntekin.

116 görüntülenme

(birine) iltimas etmek (geçmek)

kayırmak, korumak: 'Sanırım ki öğretmenler bana iltimas geçiyorlardı.' -A. Erhat.

116 görüntülenme

kapıyı açmak

1) bir işe veya bir konuya öncelikli olarak başlamak; 2) bir işte başkalarına örnek olmak.

116 görüntülenme

yanıp tutuşmak

1) güçlü bir aşk ile sevmek; 2) bir şeyi elde etmek için güçlü bir istek duymak: 'Her şeyden önce bir bakanlık koltuğuna kurulmak ihtirasıyla yanıp tutuştuğunu ve oraya varmak için her vasıtayı mübah saydığını sezip anlamamış mıydı?' -Y. K. Karaosmanoğlu. 3) elde edemediği bir şey için büyük üzüntü duymak: 'Fabrikayı boşaltmaları için dışarıdan çağrı yapılırken kaçma arzusuyla yanıp tutuşanlar oldu.' -L. Tekin.

116 görüntülenme

köprübaşını tutmak

çok önemli bir mevkiyi ele geçirmek.

116 görüntülenme

midesi almamak (kaldırmamak, kabul etmemek, götürmemek)

1) hastalık, tiksinme vb. sebeplerle bir şeyi yiyememek; 2) mec. çirkin bir şey karşısında huzursuz olmak, rahatı kaçmak.

116 görüntülenme

dili ensesinden çekilsin!

bıktıracak kadar çok konuşan veya kötü sözler söyleyenler için kullanılan bir ilenme sözü.

116 görüntülenme

boşa gitmek

harcanan emek, para hiçbir işe yaramamak, olumlu bir sonuca ulaşamamak: 'Bir fikrin gerçekleştirilmesine yaramayan zaferler boşa gider.' -Atatürk.

116 görüntülenme

divaneye dönmek

çok üzülmek.

116 görüntülenme

ıcığını cıcığını sormak

bir kimsenin soyunu sopunu, huyunu suyunu iyice öğrenmek için araştırmak.

116 görüntülenme

kara kara düşünmek

çok üzüntülü olmak, düşünceye dalmak: 'Kara kara düşünmeye başladım, böyle bir toplantıyı, kim, hangi kurum destekleyecekti?' -M. C. Anday.

116 görüntülenme

kara listeye almak

birini, bir grubu, bir ülkeyi sakıncalı veya zararlı görmek.

116 görüntülenme

nutuk atmak (çekmek)

uzun, sıkıcı bir konuşma yapmak veya özden yoksun bir söylev vermek: 'Kıyıda dalgalara nutuk çekip kekemeliğini düzeltmeye çalışıyor.' -H. Taner.

116 görüntülenme

elden almak

1) bir malı pazara çıkarılmadan sahibinden doğrudan satın almak; 2) herhangi bir şeyi biriyle yüz yüze görüşerek almak.

116 görüntülenme