En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

daha iyisi can sağlığı

bulunabileceklerin en iyisi oldu.

24 görüntülenme

ahiretini yapmak (zenginleştirmek)

hayır işleri yaparak sevap kazanmak.

24 görüntülenme

adaylığını koymak

bir iş veya göreve seçilmek için kendini ileri sürmek: 'Bankacılardan birkaçının kurgularıyla belediye başkanlığına adaylığını koymuştu.' -M. Ş. Esendal.

24 görüntülenme

ahlatın iyisini ayılar yer

kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için kullanılan bir söz.

24 görüntülenme

Allah'a bir can borcu var

Allah’a vereceği canından başka hiç kimseye bir borcu yok.

24 görüntülenme

âdet olduğu üzere

alışıldığı gibi.

24 görüntülenme

ahu gibi

çok güzel, çekici.

24 görüntülenme

davetsiz yere kedilerle köpekler gider

bir yere çağrılmadan gitmek, kişiyi aşağılatan bir davranıştır.

24 görüntülenme

davul dengi dengine diye çalar

evlenecek kimselerin birbirlerine denk olması gerekir.

24 görüntülenme

davulu biz çaldık, parsayı başkası topladı

biz çalıştık, uğraştık, başkası yararlandı.

24 görüntülenme

adı geçmek

anılmak, söz konusu olmak, ismi geçmek: 'Necip Fazıl, adı geçen iki şiirden birer bölüm okudu.' -A. Kabaklı.

24 görüntülenme

değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan

karı koca gibi, iş ortağı gibi birlikte yaşayacak, birlikte iş görecek kimseler arasında karşılıklı sevgi bulunmalıdır.

24 görüntülenme

el ermez, güç yetmez

bir iş karşısındaki güçsüzlüğü anlatmak için kullanılan bir söz.

24 görüntülenme

esrik devenin çulu eğri gerek

kişi, durumuna uygun davranmalıdır.

24 görüntülenme

rüşvet kapıdan girince insaf (iman) bacadan (pencereden) çıkar

işini herkese eşit davranarak yapmak zorunda olan bir görevli, kendisine çıkar sağlayan kimselere ayrıcalık tanıyorsa o kişi hak, adalet, insaf gibi duygulardan yoksun demektir, onun gözü paradan, maldan başka bir şey görmez.

24 görüntülenme

Amasya'nın bardağı, biri olmazsa biri daha

ele geçirilmeyen veya kaçan bir şeye üzülmek boştur çünkü her zaman benzeri sağlanabilir.

24 görüntülenme

an beni bir kozla, o da çürük çıksın

bir dostun verdiği armağan küçük ve değersiz olsa bile verilen kişinin hatırlandığını göstermesi bakımından çok değerlidir.

24 görüntülenme

doğru söz yemin istemez

sözün doğruluğunda kuşku yoksa yemine gerek yoktur.

24 görüntülenme

gailesiz baş, yerin altında

herkesin bir sıkıntısı vardır, bu sıkıntılar ancak ölümle biter.

24 görüntülenme

geçmişe mazi, yenmişe kuzu derler

geçmişte kalan olayların üzerinde durulmasında bir yarar yoktur.

24 görüntülenme

aramakla bulunmaz

çok değerli ancak rastlantı ile ele geçer.

24 görüntülenme

bir ağaçta gül de biter, diken de

bir aileden iyi adam da çıkar, kötü adam da.

24 görüntülenme

bir baba dokuz evladı besler, dokuz evlat bir babayı beslemez

çok çocuğu olan baba, her çocuk babasına bakılmasını ötekinden beklediği için sıkıntıda kalır.

24 görüntülenme

bir başa bir göz yeter

azla yetinmek gerekir.

24 görüntülenme

kuru laf karın doyurmaz

boş sözlerle olumlu iş yapılamaz.

24 görüntülenme

yârden mi geçersin, serden mi?

insan ne kendinden ne de sevdiklerinden kolay kolay vazgeçemez.

24 görüntülenme

arpacıya borç eden ahırını tez satar

bir iş borçla sağlıklı bir biçimde yürütülemez.

23 görüntülenme

bir evde iki kız, biri çuvaldız biri biz

bir evde iki kız olursa her biri bir taraftan aileyi sıkıştırıp giyim kuşam ister, çeyiz ister. Onlar istemese bile aile kendini böyle bir sorumluluk altında bilir ve bunun sıkıntısını çekerler.

23 görüntülenme

dibi görünmeyen sudan geçme

bir işe girişirken her yönünü iyice araştır.

23 görüntülenme

el vergisi, gönül sevgisi

bize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.

23 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

boy almak (sürmek)

boyu uzamak, boylanmak.

90 görüntülenme

farkında olmak

görülmesi veya bilinmesi gereken şeylerden haberi bulunmak, kavranması gereken bir şeye dikkat etmek: 'Farkında olmadan kendini bir gün bu pis, hastalıklı, cerahatli suyun dibinde bulacaksın.' -P. Safa.

90 görüntülenme

borcunu bilmek

1) bir şey yapmayı yerine getirilmesi gereken bir iş olarak değerlendirmek; 2) borcunu zamanında öder olmak.

90 görüntülenme

akıl almamak

inanılacak gibi olmamak, akla uygun gelmemek.

90 görüntülenme

avuç içi kadar

pek küçük, dar (yer).

90 görüntülenme

kafası işlemek (çalışmak)

aklı, zekâsı yerinde olmak, bir konu üzerinde iyi düşünebilir olmak: 'Hasan'ın kafası şimdi üç cepheli işliyordu.' -O. C. Kaygılı.

90 görüntülenme

hava kapanmak

gökyüzü bulutlarla örtülmek.

90 görüntülenme

avurtları çökmek (birbirine geçmek)

çok zayıfladığı yüzünden belli olmak: 'Hüdai, Bayram'ın avurtları çökmüş solgun yüzüne bakarak bir varsayım yapmıştı.' -A. Kulin.

90 görüntülenme

ocağı batmak

yuvası yıkılmak veya soyu tükenmek.

90 görüntülenme

sözün ardı boşa çıkmak

söz olumlu sonuca ulaşmamak: 'Her seferki gelişimde bu katakulliyi okursun fakat sözün ardı hep boşa çıkar.' -H. R. Gürpınar.

90 görüntülenme

ele almak

1) bir şey üzerinde çalışmaya başlamak: 'Sözlerini bambaşka bir anlayışla ele almış ve kendi kendine sormuştu.' -T. Buğra. 2) bir konuyu görüşmek; 3) bir konuyu incelemek, araştırmak: 'Kamu düzeniyle ilgili bu konuların yanında toplum ve aile sorunları da ele alınıyordu.' -M. And. 4) herhangi bir şeyi iş edinmek: 'Fakat dediğim gibi ben yüzsüzlüğü ele almıştım.' -R. N. Güntekin.

90 görüntülenme

boş vermek

argo aldırmamak: 'Aldırmayacaksın, boş vereceksin, güleceksin.' -N. F. Kısakürek.

90 görüntülenme

günahı (günahı vebali) boynuna

'ben karışmam, sorumluluk sana veya ona düşer' anlamında kullanılan bir söz: 'Günahı boynuna, doping de yapıyormuş.' -H. Taner.

90 görüntülenme

fasulye sırığı gibi

zayıf, sıska ve çok uzun boylu: 'Fasulye sırığı gibi üç buçuk akasya ile park mı olurmuş?' -T. Buğra.

90 görüntülenme

pof diye

pof sesi çıkararak: Yastık pof diye yere düştü. Balon pof diye söndü.

90 görüntülenme

fatura kesmek

satılan bir şey için fatura düzenlemek.

90 görüntülenme

bir atımlık barutu olmak (kalmak)

bir konuda yapabileceği çok az şeyi bulunmak.

90 görüntülenme

(birinin) kanı kaynamak

coşkun ve kıpırdak olmak: Çocuğun kanı kaynıyor.

90 görüntülenme

sen sağ, ben selamet

iyi veya kötü bir sonuçla biten bir iş karşısında artık yapacak bir şey kalmadığını anlatan bir söz.

90 görüntülenme

eli ayağı titremek

korku, sinir vb. sebeplerle heyecanlanmak.

90 görüntülenme

anasından doğduğuna bin pişman

1) çok tembel, üşengeç; 2) canından bezmiş.

90 görüntülenme

ayağına (ayaklarına) kapanmak

1) alçalırcasına yalvarmak: 'Sandılar ki ihtiyar bahçıvan, paçaları sıvayacak, yeğenine Rabia'yı almak için paşanın ayaklarına kapanacak.' -H. E. Adıvar. 2) bağışlanmak için yalvarmak.

90 görüntülenme

ok meydanında buhurdan yakmak

1) geniş bir yeri yetersiz bir şeyle ısıtmaya çalışmak; 2) önemli bir iş için yetersiz imkânlardan yararlanmaya çalışmak.

90 görüntülenme

(bir şeyi) kuvveden fiile çıkarmak

düşünülen, tasarlanan şeyi gerçekleştirmek.

90 görüntülenme

cim karnında bir nokta

1) hiçbir bilgisi olmayan, cahil; 2) acemi, toy.

90 görüntülenme

eli böğründe kalmak

başarısızlığa uğramak, bir şey yapamaz duruma düşmek.

90 görüntülenme

kafasına vurmak

başına vurmak.

90 görüntülenme

kararında bırakmak

ölçüyü aşmamak.

90 görüntülenme

bir boydan bir boya

bir yerin bir ucundan öbür ucuna kadar, baştan başa: 'Önce, bir boydan bir boya sokağı gözden geçirdik.' -E. Bener.

90 görüntülenme

derdini dökmek

derdini, sıkıntılarını ayrıntılı olarak anlatmak, dile getirmek: 'Efendinin ona ihtiyacı en ziyade kendi derdini dökmek, kalbini boşaltmak içindi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

90 görüntülenme