En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

imbikten çekmek

damıtmak.

96 görüntülenme

umut bırakmak

bir kimsede umut uyandırmak, umut vermek.

96 görüntülenme

sandık düzmek

çeyiz hazırlamak: 'İleride yine ona gönderilmek üzere bir de sandık düzmesine ne mâni vardı.' -R. N. Güntekin.

96 görüntülenme

pöstekisini çıkarmak

öldürmek, yok etmek: 'Sonra peşine herifleri taksın ha! Alimallah pöstekisini çıkarırdım.' -İ. A. Gövsa.

96 görüntülenme

(birinin, bir işin) ardına (arkasına) düşmek

arkasından gitmek, peşini bırakmamak: 'Muhatabı da olmayan gecikmiş hesapların ardına düşüyordu.' -M. Mungan.

96 görüntülenme

(...-mesi) an meselesi

olması her an mümkün, sürekli gerçekleşebilecek durumda: Dayımların gelmesi an meselesi.

96 görüntülenme

sıfırı tüketmek

1) gücü kalmamak: 'Sonra ulusal sporumuzda hızla geriledik, çok geçmeden sıfırı tükettik.' -T. Halman. 2) yoksul duruma gelmek, yoksullaşmak; 3) ölmek.

96 görüntülenme

lafı sulandırmak

bir konu üzerinde ciddiyetle durup konuşurken araya ilgisiz, anlamsız veya tutarsız boş laf katmak.

96 görüntülenme

yoksun bırakmak (etmek, kılmak)

yoksun duruma getirmek, bir şeyin yokluğunu çektirmek: 'Sözlerimi dinlediler ve öyle cimrileştiler ki kendilerini bile bir lokma yemekten yoksun bıraktılar.' -N. Hikmet.

96 görüntülenme

vecde gelmek

kendinden geçecek kadar coşmak, bir şey karşısında sonsuz heyecan duymak, esrimek: 'Giydir hırkayı, fesi, Rufai tekkesinde zikrederken vecde gelen bir dervişin hayaleti olabilir.' -H. E. Adıvar.

96 görüntülenme

... canlısı

... düşkünü.

96 görüntülenme

geçinmeye gönlü olmamak

herhangi bir konuda isteksizliğini belli etmek.

96 görüntülenme

geçmiş ola

'o fırsat bir daha ele geçmez' anlamında kullanılan bir söz.

96 görüntülenme

kâbus görmek

1) korkulu rüya görmek; 2) büyük sıkıntı, korku duymak.

96 görüntülenme

konuşmaya dalmak

başka şeylerle ilişkiyi keserek belli bir konudan söz etmek.

96 görüntülenme

uykusu başına sıçramak

1) uyuyamadığı için sersemleşmek; 2) uykusunu iyi alamadığından hırçınlaşmak: 'Eğer bu patırtıdan, ikinci uykusu başına sıçrayan imam aşağı koşmasa iki kadın, avluda, saç saça, baş başa dövüşeceklerdi.' -H. E. Adıvar.

96 görüntülenme

tespih çekmek

1) tespihin tanelerini birer birer iki parmak arasından geçirmek: 'Kimisi bağdaş kurmuş, tespih çekiyor, kimisi diz çökmüş Kur'an okuyor.' -R. H. Karay. 2) Allah'ın adını zikrederek ibadet etmek; 3) tespih tanelerini çeşitli maddelerden imal etmek veya aynı boyda düzenlemek.

96 görüntülenme

hocalık etmek

1) öğretmenlik yapmak: 'Mülkiyede Osmanlı tarihi alanında hocalık, müdürlük, yazarlık etmiş.' -R. E. Ünaydın. 2) mec. akıl öğretmek, öğüt vermek: 'Böyle heybetli, akıllı adam, sana hocalık etmiş adam ölür mü hiç?' -N. Hikmet.

96 görüntülenme

sorguya çekmek

bir suçla ilgili olarak soru sorup cevap istemek: 'Hayalimde polislerin beni karakola sürüklediklerini ve sıkı bir sorguya çektiklerini görüyordum.' -H. E. Adıvar.

96 görüntülenme

meyanesi gelmek

helva vb. kıvamına gelmek.

96 görüntülenme

uykuya yatmak

uyumak için yatmak.

96 görüntülenme

uyku çekmek

iyice uyumak: 'Erken yattığı gamlı gecelerde geniş kanepenin üstünde uykusunu çekiyordu.' -M. Ş. Esendal.

96 görüntülenme

kum dökmek

idrar yoluyla böbreklerde oluşan kum taneciklerini vücuttan atmak.

96 görüntülenme

kendini aşağı görmek

kendini başkalarından değersiz görmek: 'Onun perişan kalbine ölümden beter bir felç illetini, kendini aşağı görme ukdesini yerleştirmiştir.' -N. F. Kısakürek.

96 görüntülenme

şüphe bırakmamak

kuşkuya sebep olan bütün ihtimalleri ortadan kaldırmak.

96 görüntülenme

imtihan vermek

1) sınanmak; 2) tehlikeli ve zor bir durumdan zarar görmeden iyi bir sonuca ulaşmak.

96 görüntülenme

bıçak gibi kesilmek

söz, konuşma, sohbet birden bitmek, duruvermek: 'Bu tatlı sohbetin arasında kapı çalındı, lakırtıları bıçak gibi kesildi.' -H. E. Adıvar.

96 görüntülenme

... demeye getirmek

doğrudan söylemeyip dolayısıyla anlatmak: 'Hadi, sedirin önünde tepsiyi elimden sen al, demeye getiriyormuş.' -A. Ağaoğlu.

95 görüntülenme

... yaşını sürmek

... yaşında olmak: 'Artık çocuk değilsin, on yedi yaşını sürüyorsun.' -O. V. Kanık.

95 görüntülenme

yem kestirmek

yolda durup hayvanlara yem yedirmek.

95 görüntülenme