En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ortadan kaldırmak

1) saklamak; 2) yok etmek. 3) mec. öldürmek: 'Mithat Paşa ve emsalini ortadan kaldırmak için ...' -Y. Z. Ortaç.

95 görüntülenme

demediğini bırakmamak (koymamak)

birisi için kırıcı, ağır, ileri geri konuşmak.

95 görüntülenme

sürtünüp durmak

çıkarı, kazancı için yaltaklanıp durmak.

95 görüntülenme

işi üç nalla bir ata kalmak

eline önemsiz bir imkân geçtiğinde büyük işlerin düşüne kapılanlar için söylenen bir söz.

95 görüntülenme

tundan tuna atmak

bir kişiyi uzaklara sürüp dolaştırmak.

95 görüntülenme

nağme yapmak

tkz. 1) bildiği bir şeyi bilmez görünmek; 2) bahane ileri sürmek.

95 görüntülenme

vitese takmak

motorlu taşıtlarda vites kolunu uygun duruma getirip aracı kalkışa hazır durumda tutmak.

95 görüntülenme

(her biri başka bir) hava çalmak

her biri, birbiriyle çelişen, birbirine uymayan davranış ve düşüncede bulunmak.

95 görüntülenme

iftira atmak

iftira etmek: 'Elin nur topu gibi kızına iftira atmak doğru mu?' -A. Gündüz.

95 görüntülenme

gözden çıkarmak

bir mal, para, değer yargısı vb. maddi veya manevi varlığın elden çıkarılmasını kabul etmek: 'İnsan, emeğini o kadar kolay gözden çıkaramıyor.' -A. Ağaoğlu.

95 görüntülenme

turşuya dönmek

çok yorulmak, bitkinleşmek: 'Zaten yerinden kımıldanacak hâli kalmamıştı, turşuya dönmüştü ve lakin kabadayılığı da elden bırakmıyordu.' -N. Hikmet.

95 görüntülenme

gık dedirtmemek

ses çıkarmasına fırsat vermemek.

95 görüntülenme

tutkuya kapılmak

aşırı istek ve eğilim içinde olmak.

95 görüntülenme

neler

çok ve çeşitli şeyler: Bugün neler gördük.

95 görüntülenme

alaya almak

alay etmek, eğlenmek: 'Büyük İskender'den de bir şey yaşadığını seziyor ve kendi kendisini alaya alıyor.' -N. F. Kısakürek.

95 görüntülenme

ya herrü ya merrü

zor, tehlikeli bir durum karşısında 'ne olursa olsun' gibi kötü ihtimalin de göze alındığını anlatan bir söz: 'Ama çocukluk işte, şeytan dürttü, ya herrü ya merrü deyip birden yukarı bakıverdim.' -H. Taner.

95 görüntülenme

iştaha gelmek

arzulamak.

95 görüntülenme

kaynanalık taslamak

kaynana gibi davranmak: 'Hani kayınvalidem olsa, canım yanmayacak ama bana sürekli kaynanalık taslayan hanım, kocamın anası bile değil.' -A. Kulin.

95 görüntülenme

kalıp kesilmek

olduğu gibi kalmak: 'Lakin sonra mandalın gürültüsü, kanadın gıcırtısını duyunca hemen yerine donmuş, yatmış, kalıp kesilmişti.' -R. H. Karay.

95 görüntülenme

(bir yeri birine) zindan etmek

bir yeri yaşanmaz, huzursuz, rahatsız, zevk alınmaz bir duruma getirmek: 'Ah evladım, sorma, onu bir zalim herif aldı, zavallı tazeye dünyayı zindan etti.' -Ö. Seyfettin.

95 görüntülenme

omuz öpüşmek

eşit derecede olmak.

95 görüntülenme

hesap sormak

1) bir konuda açıklama ve savunma istemek, sorumlu tutmak: 'Bu karanlık işlerin hesabını sorarlar.' -M. Ş. Esendal. 2) birini, birilerini yöntem veya yasa dışı davranışlarından dolayı sorguya çekmek; 3) tehdit ederek uyarmak.

95 görüntülenme

cepten vermek

kendi kesesinden, kendi malından ödemek: 'Kâğıt parasını oyuna başlamadan peşinen cepten vereceğiz.' -K. Tahir.

95 görüntülenme

pislik parmağından (paçalarından) akmak

çok kirli olmak.

95 görüntülenme

kan ağlamak

büyük bir üzüntü içinde bulunmak.

95 görüntülenme

zaafa kapılmak

direnme gücü gösterememek: 'Genç adamı her gördüğünde, zaafa kapılarak bütün hakaretlerini bağışlar olmuştu.' -A. Kulin.

95 görüntülenme

heyecan vermek

heyecan duymasına sebep olmak: 'Göz kamaştırıcı bir mücevher, kuyumcuya heyecan verir.' -S. Ayverdi.

95 görüntülenme

ne günlere kaldık!

zamanın olaylarından yakınma anlatan bir söz.

95 görüntülenme

iğne ipliğe dönmek

çok zayıflamak: 'Sabun toprakta eridikçe insanın düşmanı da oturduğu yerde erir, iğne ipliğe dönermiş.' -R. N. Güntekin.

95 görüntülenme

garanti vermek

güvence altına almak: 'Bu konuda size bütün ciddiyetimle garanti verebilirim.' -M. Yesari.

95 görüntülenme