En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

çulu düzmek (düzeltmek)

1) giyimi kuşamı yenilemek: 'Muharrem, çulu epey düzmüş vaziyetteydi.' -S. F. Abasıyanık. 2) maddi durumu iyileşmek: 'Aranızdan ayrılalı bir ay var mı? Belki yok bile. Çulu derhâl düzelttim.' -R. N. Güntekin.

53 görüntülenme

(bir şeye) yüzü olmamak

1) o şeye dayanamamak; 2) cüret ve cesareti olmamak; 3) utanmak.

53 görüntülenme

dişli tırnaklı

saldırıcı olan, sözünü geçiren.

53 görüntülenme

ahtapot gibi

1) sırnaşık, yapışkan (kimse); 2) sömürmek amacıyla birçok işe, konuya el atan (kimse).

53 görüntülenme

yüzü yere gelmek (geçmek)

çok utanmak.

53 görüntülenme

leblebiden nem kapmak

en küçük bir olay veya davranıştan olumsuz etkilenmek: 'Leblebiden nem kapar.' -F. Celâlettin.

53 görüntülenme

dizginleri (dizginlerini) ele almak

yönetimi eline geçirmek: 'Uykusunun dizginlerini ele almak ve istediği zaman uyanmak.' -P. Safa.

53 görüntülenme

ana baba eline bakmak

ana ve babanın verdiği para ile geçinmek.

53 görüntülenme

el ense çekmek (etmek)

1) sp. güreşte, kolunu hasmın boynuna getirip başparmağı gırtlağa, dört parmağı da enseye geçirerek hasmı yıkmak amacıyla çekmek; 2) mec. yenmek, mağlup etmek.

53 görüntülenme

aç kalmak

1) karnını doyuramamak: 'Fatma'nın yemek çantası olmasaydı, dün aç kalmıştım.' -F. R. Atay. 2) yoksulluğa düşmek.

53 görüntülenme

boynuz takmak (takınmak, taktırmak)

karısı başka bir erkekle ilişki kurarak aldatmak (aldatılmak): 'Onlar da sana seksen zamparayla boynuz taktırdılar ya.' -H. R. Gürpınar.

53 görüntülenme

felah bulmak

kurtulmak, onmak: 'Kadın delifişeğin biri ise yine felah bulamazsın.' -R. H. Karay.

53 görüntülenme

çağ açmak

herhangi bir bakımdan öncekilerden farklı olan yeni bir evrensel gidişe yol açmak.

53 görüntülenme

gönlü bulanmak

1) kusacak gibi olmak; 2) mec. kuşkulanmak.

53 görüntülenme

ruhunda güneş açmak

1) rahatlamak, huzura ermek; 2) sevinmek, neşelenmek, coşmak: 'Saz dinleyenlerden bazılarının gözlerinde yaş olur, ruhlarında güneş açardı.' -A. Ş. Hisar.

53 görüntülenme

tokat atmak (patlatmak)

1) el içi ile vurmak; 2) argo dolandırmak.

53 görüntülenme

ruhunu şad etmek

ölmüş bir kimseyi anmak: 'Hepsi örslerinin üzerine birer mum yakmışlar, pederlerinin ruhunu şad ediyorlar.' -Ö. Seyfettin.

53 görüntülenme

(birini) bir pula satmak

bir kimseyi bir çıkar uğruna harcamak.

53 görüntülenme

gönül koymak

gücenmek, alınmak, darılmak.

53 görüntülenme

veto yemek

engellenmek, reddedilmek.

53 görüntülenme

görünüşe aldanma

'yalnızca dış görünüşe bakarak yargıya varmak insanı yanıltabilir' anlamında kullanılan bir söz.

53 görüntülenme

hacir altına almak

1) kısıtlamak: 'Mümkün olduğu kadar uzun zaman devam etmesi için onu âdeta hacir altına almıştık.' -R. N. Güntekin. 2) huk. hastalık, bunama vb. sebeplerden dolayı davranışlarının nasıl sonuç vereceğini bilemeyen bir kişiyi mahkeme aracılığıyla mal ve mülk yönetimi bakımından kısıtlamak; 3) huk. Medeni Kanun'a göre çeşitli haklarını kullanmaya yetkili olan kişinin bu haklarını mahkeme kararı ile elinden almak, haklarını kullanma bakımından kısıtlamak.

53 görüntülenme

kalayı basmak

argo adamakıllı küfretmek: 'Basıyorlar kalayı bize, değil mi?' -S. F. Abasıyanık.

53 görüntülenme

yazı tura atmak

bir oyunda ilk başlayacak olanı tespit etmek amacıyla veya girişilen bir iddiada kazananı belirlemek için metal parayı havaya döndürerek atmak ve yere düştüğünde hangi yüzün üste geldiğine bakarak karar vermek.

53 görüntülenme

sütçü beygiri gibi

çok tembel ve miskin.

53 görüntülenme

(bir işi) piç etmek

tkz. 1) yapayım derken bozmak, çıkmaza sokmak; 2) tadını kaçırmak, tatsız bir durum yaratmak: 'Can sıkıntısı, pişmanlık ve öfkenin, bu Vaniköy akşamını nasıl piç edeceğini şimdiden kestirebiliyordum.' -A. İlhan. 3) boş geçirmek, boşa harcamak: 'Nasıl olsa bugünü de harcadık, piç ettik.' -A. İlhan.

53 görüntülenme

göz (gözünün) önünde olmak

1) sürekli denetimi altında bulunmak; 2) unutmamak, olduğu gibi hatırlamak: 'Hızla açılan kapıdan içeri girişi, hayır girişi değil, atılışı hâlâ gözümün önündedir.' -Y. Z. Ortaç. 3) gündemde yer almak; 4) kolayca ulaşılabilecek bir yerde bulunmak.

53 görüntülenme

saçına ak (kır) düşmek

saçı ağarmaya başlamak, yaşlanmak: 'Benim bütün saçlarıma, senin sadece şakaklarına ak düşmüş.' -R. H. Karay.

53 görüntülenme

(bir şey) gözüne ilişmek

birdenbire, istemeden görmek: 'Tam kapı yanında bir sütçü dükkânı gözüme ilişti.' -R. H. Karay.

53 görüntülenme

araya vermek

yararsız bir işe harcamak.

53 görüntülenme