En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

sen bilirsin

'nasıl uygun bulursan öyle yap' anlamında kullanılan bir söz: 'Kuşağından mendilini çıkarıp gözyaşlarını sildi. -Ya Rabbi sen bilirsin, ya Rabbi sen bilirsin diye söylendi.' -M. Ş. Esendal.

48 görüntülenme

sıfıra sıfır, elde var sıfır

bütün çalışmaların boşa gittiğini, istenilen sonucun alınamadığını anlatan bir söz.

48 görüntülenme

iş (birine) kalmak

işin bitmesi için asıl gayret birine düşmek: 'Aman hemşire hanım... Şimdi iş size kaldı. Siz inat edin. O, sizin ısrarınıza dayanamaz.' -R. N. Güntekin.

48 görüntülenme

hiç değil

asla, kesinlikle: -Küçük tıpkı dedesi. -Hiç değil.

48 görüntülenme

(birini) cepten aramak

bir kimseyi cep telefonundan aramak.

48 görüntülenme

arada kaynamak

karışık bir durumda gereken ilgiyi görmemek.

48 görüntülenme

yel vermek

rüzgârı veya havayı herhangi bir şeyin üzerine yöneltmek.

48 görüntülenme

gör bak

'görürsün, göreceksin' anlamında kullanılan bir söz.

48 görüntülenme

yüreği yerinden oynamak

birdenbire heyecanlanmak veya korkmak: 'Odanın içinde birdenbire kızılca kıyamet kopmasın mı zavallı halamın yüreği yerinden oynamış.' -A. Ş. Hisar.

48 görüntülenme

haç çıkarmak

Hristiyanlar, sağ ellerini alın, karın, iki omuz başı ve göğüs hizasına götürerek haç biçiminde tapınma işaretini yapmak, istavroz çıkarmak: 'Beraber eski kilise harabesine girdiler, kadın burada haç çıkardı.' -R. H. Karay.

48 görüntülenme

hayrını gör

yeni alınan bir şey için 'güle güle kullan' anlamında kullanılan bir söz.

48 görüntülenme

içeri girmek

1) bir iş veya alışverişte zarar etmek: Bu işte bir milyar lira içeri girdim. 2) hapse girmek.

48 görüntülenme

aydedeye misafir olmak

gece açıkta yatmak, geceyi açıkta geçirmek.

48 görüntülenme

(birini) helalliğe almak

biriyle evlenmek.

48 görüntülenme

kalbi dolu olmak

sevgilisi olmak.

48 görüntülenme

sütun gibi

düzgün biçimli (bacak).

48 görüntülenme

göz boyamak

kandırmak, yanıltmak, gösterişle aldatmak: 'Yerine göre fakiri korur gibi görünür, gözleri boyar böylece.' -K. Korcan.

48 görüntülenme

yol gözlemek

1) bir şeyin olmasını ummak; 2) bir kimsenin gelmesini beklemek.

48 görüntülenme

(birini) kukla gibi oynatmak

1) birine her istediğini yaptırmak; 2) birinin istediğini yapıyor görünerek onu oyalamak.

48 görüntülenme

(birinin) sinirlerini bozmak

kızdırmak, sinirlendirmek.

48 görüntülenme

kıyak kaçmak

argo çok uygun düşmek, yakışık almak.

48 görüntülenme

mum kesilmek

sessiz, uslu, doğru düzgün durmak: 'Öteki çocuklar mum kesilmişler, sahte bir sessizlikle birer disiplin modeli olmuşlardı.' -Ç. Altan.

48 görüntülenme

taş çatlasa

1) bütün olanakların kullanılmış olmasına karşın: 'Bunlardan en iyisini taş çatlasa konakta iki aydan fazla tutamazdı.' -R. N. Güntekin. 2) ne olursa olsun; 3) en fazla: 'Taş çatlasa otuz yaşlarında görünen genç kadın yanındaki boş yere oturmuştu.' -O. Aysu.

48 görüntülenme

kalburdan geçirmek

kalbur yardımıyla ayırmak, elemek.

48 görüntülenme

(bir işin veya bir şeyin) ucundan tutmak

1) bir şeyle meşgul olmak, katkı sağlamak, yardımcı olmak: 'Ömür boyu hiçbir işin ucundan tutmamış insanlar için bile bir yaşlılık fonu düzenlenmiş.' -H. Taner. 2) mec. bir işi yeterince ilgilenmeden, önemsemeden yapmak.

48 görüntülenme

ağır gelmek

1) gücüne gitmek, onuruna dokunmak: 'Bu vazife bana çok ağır geliyor.' -N. F. Kısakürek. 2) yapılması güç gelmek.

48 görüntülenme

iple çekmek

sabırsızlıkla beklemek: 'Ertesi günün öğleye doğru olan saatlerini iple çekiyordum.' -Y. K. Beyatlı.

48 görüntülenme

namusu iki paralık olmak

onursuz bir duruma düşmek.

48 görüntülenme

gözetim altında tutmak

göz önünden ayırmamak: 'Onu kolla, gözetim altında tut ama bunu ona hiç belli etme.' -A. Kulin.

48 görüntülenme

gözden (gözünden) düşmek

bir kişi veya şey değerini yitirmek, rağbet görmemek: 'Muhtarın oğlu bu hasta köpeklere düşman olduğu günden beri gözümden düştü.' -S. F. Abasıyanık.

48 görüntülenme