En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

aman zaman bilmemek

fırsat vermemek.

47 görüntülenme

fark olunmak

1) seçilip ayırt edilmek; 2) anlaşılmak; 3) sezilmek.

47 görüntülenme

insafa gelmek

acımasız ve haksız tutumdan vazgeçmek.

47 görüntülenme

bok üstün bok

kaba çok kötü, çok berbat.

47 görüntülenme

damarı (damarları) kabarmak

bir huy veya duygu güçlü bir biçimde ortaya çıkmak: 'Birden nasihat damarlarının kabardığını duydu.' -Ö. Seyfettin.

47 görüntülenme

yaptığı yanına (kâr) kalmamak

yaptığı kötülük karşılıksız kalmak, cezasını görememek.

47 görüntülenme

rekor kırmak

1) eski rekoru aşıp yeni, üstün bir sonuç elde etmek; 2) daha iyi bir derece elde etmek: 'Tam en az elli bin satıp rekor kıracak.' -A. Gündüz.

47 görüntülenme

karambole getirmek

1) karışıklıktan yararlanarak birini aldatmak; 2) bir işi aşırı bir çabuklukla yaparak gereken özeni göstermemek.

47 görüntülenme

ayağa fırlamak

hızla ayağa kalkmak: 'Derken balıkçı öfkeyle ayağa fırladı, kafese kapatılmış bir kaplan gibi dolandı güvertede.' -A. Erhat.

47 görüntülenme

havan batsın

'böbürlenmen boşa çıksın' anlamında kullanılan bir söz.

47 görüntülenme

sempatisini kazanmak

birinin sevgisini, ilgisini ve yakınlığını kazanmak.

47 görüntülenme

postu deldirmek

argo 1) kurşunla vurulmak; 2) ölmek: Sen o zamana kadar postu çoktan deldirmiş, kuyruğu titretmiş olursun.

47 görüntülenme

ibaret olmak (kalmak)

1) -den oluşmak, meydana gelmek: 'Büyük önderin bize verdiği mükâfat bundan ibaret değildi.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) ancak bu kadar olmak.

47 görüntülenme

yaraya tuz biber ekmek

bir derdin acısını çoğaltmak.

47 görüntülenme

ziyan zebil olmak

hlk. boşuna, boş yere harcanmak.

47 görüntülenme

kafasına koymak

kararını önceden vermiş olmak, önceden şartlanmak, bir şey yapmaya kesin karar vererek zamanını beklemek: 'Burada toprağı, nesi varsa satıp savarak bir başka yere göç etmeyi kafasına koymuştur.' -R. N. Güntekin.

47 görüntülenme

(üstüne) kalem çekmek

gereksiz olduğunu belirtmek için üstünü çizmek.

47 görüntülenme

ne biçim?

nasıl?

47 görüntülenme

açıkta kalmak (olmak)

1) iş ve görev bulamamak; 2) yersiz yurtsuz kalmak; 3) birkaç kişinin birlikte eriştiği bir iyilikten yararlanamamak.

47 görüntülenme

yarım sol etmek

sol yana biraz yönelmek: 'Doktorun elini tuttu, salladı. Sonra yarım sol etti, yan tarafta duran koltuğa oturdu.' -M. Ş. Esendal.

47 görüntülenme

cirit oynamak

1) cirit oyununu oynamak: 'Bu dallardan kendimize atlar yapar, cirit oynar, yarışa çıkardık.' -Ö. Seyfettin. 2) istediği biçimde, keyfince davranmak.

47 görüntülenme

kargadan başka kuş tanımamak

bildiğinden veya öğrendiğinden kesinlikle şaşmamak.

47 görüntülenme

(birinin) kılığına girmek

onun gibi giyinmek.

47 görüntülenme

gerçek yüzünü göstermek

sakladığı düşüncelerini sonradan ortaya koymak.

47 görüntülenme

başı nâra yanmak

başkası uğruna büyük bir zarara uğramak.

47 görüntülenme

üzerine vazife olmamak

üstüne vazife olmamak.

47 görüntülenme

kafaya almak

argo 1) zaaflarından yararlanarak kandırmak, oyuna getirmek; 2) konu önemliymiş gibi yaparak alaya almak; 3) den. gemi seyrederken akıntıyı başa almak.

47 görüntülenme

ayağının pabucunu başına giymek

1) dengi olmayan bir kimseyle evlenmek; 2) değersiz bir kimseyi üstün bir yere geçirmek.

47 görüntülenme

hayata küsmek

bezgin, kötümser olmak, yaşama isteğini yitirmek: 'Adi günlerde size öyle gelir ki bunlar hayata küsmüş insanlardır.' -R. N. Güntekin.

47 görüntülenme

üzerine yatmak

üstüne yatmak.

47 görüntülenme