En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

affetmişsin

'hiç de öyle değil, yanılıyorsun' anlamında kullanılan bir söz: 'Yakın tarihe ait tefrikaların ezelî okuyucusu Başefendi, affetmişsin sen onu, dedi.' -H. Taner.

47 görüntülenme

dün bir, bugün iki

'herhangi bir şeye başladığından beri çok az zaman geçtiği hâlde' anlamında kullanılan bir söz.

47 görüntülenme

afi kesmek (satmak, yapmak)

birine karşı gösteriş yapmak: 'Yanındaki kıza afi yapmak için onun önüne, dilenciye sadaka verir gibi bahşiş fırlatan bir züppeyi, bıraksalar öldürecekti.' -H. Taner.

47 görüntülenme

çayı görmeden paçaları sıvamak

dereyi görmeden paçaları sıvamak.

47 görüntülenme

kalbini açmak

yüreğini açmak: 'Bir gün kalbini İclâl'e açtı.' -Ö. Seyfettin.

47 görüntülenme

yürürlükten kaldırmak

uygulanmaz duruma getirmek: 'Öte yandan, dünyadaki sorunların çokluğu da uykuyu yürürlükten kaldırmaya yetmez.' -S. Birsel.

47 görüntülenme

nabzı atmak

1) kalp vuruşu sürmek; 2) mec. ortaya çıkmak, görünmek, belli olmak: 'Viyana'da hayat sevincinin nabzı kahvelerde atar.' -H. Taner.

47 görüntülenme

denizden (denizi) geçip çayda boğulmak

bir işte büyük güçlükleri yendikten sonra önemsiz bir sebeple başarısızlığa uğramak.

47 görüntülenme

yelken açmak

yola çıkmak için hareket etmek: 'Kayıkçı yelkeni açmak için ilkin direği yerine oturtmalıdır.' -S. Birsel.

47 görüntülenme

ekmeğini yemek

1) birisinin işinde çalışarak kendi geçimini sağlamak: 'Bedavadan ekmeğini yediği gazeteyi tekmeledikten sonra, aynı gazete geriye döneni tekrar bağrına nasıl basar?' -N. F. Kısakürek. 2) geçim yönünden birisinin yardımından yararlanmak: Oğlunun ekmeğini yiyemeden öldü.

47 görüntülenme

akşamdan kalmış (kalma)

geceki sarhoşluğun mahmurluğunu taşıyan.

47 görüntülenme

yüz göz olmak

biriyle gereksiz yere, aşırı derecede senli benli olmak.

47 görüntülenme

arayıp da bulamamak

beklenmedik iyi bir durumla karşılaşmak.

47 görüntülenme

nal toplamak

1) at, yarışta sonlara kalmak veya sonuncu olmak; 2) mec. herhangi bir alanda geride kalmak.

47 görüntülenme

al benden de o kadar

tkz. 'ben de aynı düşüncedeyim, aynı durumdayım' anlamında kullanılan bir söz.

47 görüntülenme

(bir yerde) cirit atmak

bir yerde çokça bulunmak, sık dolaşmak ve serbestçe davranmak: Fareler evde cirit atıyor.

47 görüntülenme

saf tutmak

1) saf bağlamak; 2) belli bir gruba katılmak.

47 görüntülenme

eli genişlemek

bolca paraya kavuşmak.

47 görüntülenme

fitil olmak

1) çok kızmak; 2) argo sarhoş olmak.

47 görüntülenme

(bir yere) ayak atmamak

bir yere hiç gitmemek, uğramamak.

47 görüntülenme

ağız birliği etmek

bir konuda anlaşarak aynı biçimde konuşmak, söz birliği etmek.

47 görüntülenme

halel vermek

bozmak, sarsmak: 'Yeni mahalleler ayrı yerlerde şehrin tarihî kıymetine halel vermemek üzere inşa olunmaktadır.' -F. R. Atay.

47 görüntülenme

dünya yüzü görmemek

kapalı bir yerde sürekli kalmak.

47 görüntülenme

çıt çıkmamak

en hafif bir ses bile çıkmamak: 'Bir müddet hiçbirisi kımıldamadı ve çıt çıkmadı, sonra bir hıçkırık duyuldu.' -P. Safa.

47 görüntülenme

eşekten düşmüş karpuza (düşmüşe) dönmek

argo 1) çok şaşırmak, donup kalmak; 2) kötü bir duruma düşmek: 'Bunlar ezberlerindeki mânileri söylerler, dağarcıklarında mâni kalmayınca da eşekten düşmüş karpuza dönerler.' -S. Birsel.

47 görüntülenme

iki lafı (sözü) bir araya getirememek

düşündüğünü doğru dürüst ifade edememek.

47 görüntülenme

etekleri zil (ıslık veya çalpara) çalmak

1) çok sevinmek: 'İlk mektebe gittiği gün Gülsüm'ün sevincinden etekleri zil çalıyordu.' -R. N. Güntekin. 2) alınan sevinçli bir haber üzerine telaşa ve heyecana kapılmak.

47 görüntülenme

askıda kalmak

bir iş bir engel dolayısıyla sonuca varamamak.

47 görüntülenme

Allah ne verdiyse

'yiyecek olarak evde ne varsa' anlamında kullanılan bir söz.

47 görüntülenme

postundan olmak

bulunduğu makamı yitirmek: 'Bizim Balkanlı arkadaşlar ise böyle bir hadise neticesinde postundan olmak gibi fena bir akıbete uğrayacaklarından korkuyorlardı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

47 görüntülenme