En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

battı balık yan gider

işler kötü gittiğine göre artık istenildiği gibi davranılabilir.

24 görüntülenme

altı olur, yedi olur, hep Allah'ın dediği olur

önceden ne kadar hesap yapılırsa yapılsın, sonunda Tanrı'nın dilediği olur.

24 görüntülenme

bayramda borç ödeyene ramazan ağır (kısa) gelir

vadesi yaklaşan bir borcu ödemek zorunda olan kimseye günler çok çabuk geçer.

24 görüntülenme

ev alanla evlenene Allah yardım eder

evlenene ve ev yapana herkesin kolaylık göstermesi, onlara Allah'ın yardımının dolaylı olarak ulaşıyor olması demektir.

24 görüntülenme

insan ayaktan, at tırnaktan kapar

birçok hastalık insana ayağını üşütmesi, ata da tırnağı yoluyla gelir.

24 görüntülenme

köpeği dövmeli ama sahibinden utanmalı

sana sataşan kişiyi hırpalarken onu korumakta olan saygı gösterdiğin kimseyi gücendirmemeye de dikkat etmelisin.

24 görüntülenme

dert, çekene göredir

bir derdin ağırlığı, hafifliği ona uğrayan kimsenin etkilenme derecesiyle ölçülür.

24 görüntülenme

ev alma, komşu al

komşuluk ilişkileri, iyi bir komşuya sahip olma çok çok önemlidir.

24 görüntülenme

insan beşer, kuldur şaşar

kişinin zaman zaman şaşırmasını, yanılmasını hoş görmek gerekir.

24 görüntülenme

köpek bile yal yediği kaba pislemez

köpek bile yem yediği kaba saygılı davranırken insanın geçimini sağlayan yere, kendisine bu geçimi hazırlayan kimseye kötülük etmesi düşünülemez.

24 görüntülenme

altın ateşte, insan mihnette belli olur

altına benzeyen maddenin altın olup olmadığı ateşe dayanıklılık derecesi ile anlaşıldığı gibi bir kişinin değeri de sıkıntılara katlanma, zorlukları yenme ve benliğini koruma gücü ile ölçülür.

24 görüntülenme

ev sahibinin bir evi, kiracının bin evi var

evi olan yalnızca kendi evinde oturur, evi olmayan ise beğendiği evde oturur.

24 görüntülenme

değirmen taşının altından diri çıkar

en ağır şartlarda bütün güçlükleri yener.

24 görüntülenme

insan göre göre, hayvan süre süre (alışır)

insanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar.

24 görüntülenme

insan insanın şeytanıdır

uygunsuz arkadaş, insanı doğru yoldan saptırır, kötülüğe sürükler.

24 görüntülenme

geldik yüze, çıktık düze

kasım ayından sonra gelen yüzüncü günde, 15 şubatta kışın soğuk günleri geride kalır.

24 görüntülenme

insan kendini beğenmezse çatlar (ölür)

herkes kendini beğenir; bu, kendi aklını beğenmesinin sonucudur.

24 görüntülenme

insan kıymetini insan bilir

bir kimsenin ne kadar değerli olduğunu ancak o kimsenin değerini ölçebilecek nitelikteki insanlar anlar.

24 görüntülenme

gün geçer, kin geçmez

aradan uzun zaman geçse de bir kimsenin başkasına karşı beslediği kin sönmez.

24 görüntülenme

benim oğlum bina okur, döner döner yine okur

çok çalışmasına karşın belli bir düzeyden öteye gidemiyor.

24 görüntülenme

insan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa

insanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar.

24 görüntülenme

herkesin geçtiği köprüden sen de geç

herkesin tuttuğu yoldan sen de git.

24 görüntülenme

altının kadrini sarraf bilir

bir kimsenin, bir şeyin değerini ancak bu konularda uzmanlığı bulunanlar bilir.

24 görüntülenme

değirmenin suyu nereden geliyor?

bu işin masrafını karşılayacak para nasıl kazanılıyor.

24 görüntülenme

ip inceldiği yerden kopar

bir durum, en çürük yerinden patlak verir.

24 görüntülenme

devletli gözü perdeli olur

zengin, işi yolunda kimse yoksulların hâlinden anlamaz.

24 görüntülenme

dilin kemiği yok

insan doğru veya yanlış her şeyi söyleyebilir.

24 görüntülenme

sabrın sonu selamettir

karşılaştığı güçlükleri sabırla yenmeye çalışan kimse, sonunda başarıya ulaşır.

24 görüntülenme

ananın bastığı yavru (civciv) incinmez (ölmez)

annenin acı sözü çocuğuna ağır gelmez.

24 görüntülenme

demiri tavında dövmeli

her iş zamanında ve uygun durumda yapılır.

24 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

tenceresi (tencereleri) kaynamak

geçimleri az çok yerinde olmak.

111 görüntülenme

el(I) el koymak

1) bir yolsuzluğu ortaya çıkarmak, incelemek, vaziyet etmek; 2) üstüne konmak: 'Herkesin olan bir olanağa el koyup onu kendi çıkarına kullananı neden seveyim?' -A. Ağaoğlu. 3) zorla almak: 'Bizi işimizde gücümüzde serbest bırakmak şöyle dursun, çoluk çocuğumuzun nafakasına el koymaya kalkıştılar.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 4) işi üzerine almak, sorumluluğu üstlenmek: 'Annem hemen işe el koydu.' -A. Kutlu. 5) yetkili organ bir malı veya bir kuruluşu kendi yönetimine almak.

111 görüntülenme

boş atıp dolu tutmak (vurmak)

umutsuz olarak girişilen bir iş, iyi sonuç vermek.

111 görüntülenme

yekûn çekmek

konuşmaya son vermek.

111 görüntülenme

husul bulmak

husule gelmek.

111 görüntülenme

çişi gelmek

işeyeceği gelmek.

111 görüntülenme

ah vah etmek (demek)

pişman olmak: 'Yaptığım deliliğe ne zaman ah vah diyeceğimi bir kestirebilsem.' -S. F. Abasıyanık.

111 görüntülenme

gereksinme duymak

ihtiyacı olduğunu anlamak: 'Doğrusu ya, açık havaya, yeni yüzlere, yeni sözcüklere gereksinme duyuyorum.' -T. Uyar.

111 görüntülenme

kapıları kapamak

bütün ilişkileri kesmek veya anlaşma ortamını ortadan kaldırmak.

111 görüntülenme

fal açmak (bakmak)

bakla, su, iskambil vb.ne bakarak gelecekte olacak şeyleri anlamaya çalışmak: 'Tutun birer niyet de açayım size birer maydanozlu fal!' -O. C. Kaygılı.

111 görüntülenme

kapıp koyuvermek

1) kendini bırakmak: 'Nihayet yorgunluktan sızıp kalıncıya kadar kendimi bu buhrana kapıp koyuverdim.' -E. İ. Benice. 2) bırakmak, vazgeçmek.

111 görüntülenme

altını üstüne getirmek

1) bir şey bulmak için aramadık yer bırakmamak; 2) söz veya tutumuyla çevreyi birbirine düşürmek, karmakarışık etmek: 'İnsanın gözü bir şey görmedi mi dünyanın altını üstüne getirmeli.' -Z. Selimoğlu.

111 görüntülenme

(bir şeye) kulak vermek

değer vermek, önemsemek: 'Usa ve gerçeğe uygun anlatışlara kulak verenin olmadığı görüldü.' -Halikarnas Balıkçısı.

111 görüntülenme

kapısına kilit vurmak

1) girilip çıkılmasını önlemek için bir yeri kapamak; 2) bir yerin çalışmasına son vermek.

111 görüntülenme

abdestinde namazında olmak

dindar olmak.

111 görüntülenme

abdestinden şüphesi olmamak

yaptığı işte kusuru olmadığını kesin olarak bilmek.

111 görüntülenme

geri durmak

bir iş yapmaktan kaçınmak: 'Kafası kızınca aklına geleni yapmaktan geri durmuyordu.' -A. Kulin.

111 görüntülenme

kafa (kafayı) çekmek

argo kafayı çekmek: 'Benimle kafa çekmenin onlar için pek keyifli olduğunu sanmıyorum.' -E. Bener. 'Ona birisi kafayı çekmekte olduğunu söyleseydi, kılı bile kıpırdamazdı.' -S. F. Abasıyanık.

111 görüntülenme

kafa (kafayı veya kafasını) dinlemek

1) zihni yoran sorunlardan uzak kalmak; 2) sessiz, sakin kalmak: 'Bir dakika kafamı dinleyip başka şeylerden bahsetmek ihtiyacı duyduğum zaman...' -S. F. Abasıyanık.

111 görüntülenme

kendini naza çekmek

istekli olduğu hâlde yapmacıklı davranışlarla isteksiz gibi davranmak.

111 görüntülenme

yanıp durmak

pişman olmak: 'Herife bir tokat yahut bir yumruk yerleştiremediğine bile yandı durdu.' -P. Safa.

111 görüntülenme

yolun açık olsun

yolculara söylenen bir iyi dilek sözü.

111 görüntülenme

kömürcü çırağına dönmek

yüzü, üstü başı siyah lekeler içinde kalmak, eli yüzü kapkara olmak.

111 görüntülenme

ahireti boylamak

tkz. ölmek.

111 görüntülenme

baskına uğramak

1) düşmanın beklenmedik bir saldırısıyla karşılaşmak; 2) bir yerde suçüstü yakalanmak; 3) beklenmedik bir zamanda konuklar gelmek: 'Ne çeşit, ne türlüsü olursa olsun baskına uğramayı isteyen olmaz.' -N. Hikmet.

111 görüntülenme

pala sürtmek

çabalamak, uğraşmak: 'Biz de az çok pala sürttük.' -M. A. Ersoy.

111 görüntülenme

biçim almak

biçimlenmek, belli bir biçime girmek, şekillenmek.

111 görüntülenme

(birinin) gözünü korkutmak

yıldırmak: 'Şimdiden gözünü korkutmazsan ileride büsbütün başa çıkılmaz bu bacaksızlarla.' -N. Cumalı.

111 görüntülenme

boş oturmak

hiçbir işi olmamak.

111 görüntülenme

yürüyüşe geçmek

1) bir yerden başka bir yere gitmek için yürümeye başlamak: Askerler yürüyüşe geçti. 2) bir yeri almak için o yöne doğru ilerlemek.

111 görüntülenme