En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

it değmekle (işemekle) deniz pis olmaz

doğruluğuna, dürüstlüğüne herkesin inandığı bir kimse, aşağılık kimselerin atmak istedikleri çamurla kirletilemez.

24 görüntülenme

istediğini söyleyen istemediğini işitir

bir kimseye hakaret etmek, ağır sözler söylemek doğru değildir, o da ağır sözlerle karşılık verir.

24 görüntülenme

gelin girmedik ev olur, ölüm girmedik ev olmaz

her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer.

24 görüntülenme

arık ata kuyruğu da yüktür

güçsüz kişi, kimseye yardım edecek durumda değildir.

24 görüntülenme

gemisini kurtaran kaptan

güç bir duruma düşüldüğünde ne yapıp edip kendisini veya yakın çevresindekileri kurtaranlar için söylenen bir söz.

24 görüntülenme

gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir

insan gençliğinde yaptığı şeylerin çoğunu yaşlandığında yapamaz ve gençliğin ne denli değerli olduğunu o zaman anlar.

24 görüntülenme

arlı arından, huylu huyundan vazgeçmez

herkes kendi karakterine göre davranışta bulunur.

24 görüntülenme

bir çiçekle bahar (yaz) olmaz

1) küçük, güzel bir belirti ile doyurucu sonuca ulaşılmaz; 2) çapkın kimseler için kullanılan bir söz.

24 görüntülenme

sarımsak da acı ama evde lazım bir dişi

gerekli olanın niceliğinden çok niteliği önemlidir.

24 görüntülenme

gizlide gebe kalan aşikârede doğurur

toplum içinde hiçbir davranış gizli kalmaz.

24 görüntülenme

devlet adama ayağıyla gelmez

zenginlik ve talih kişiyi kendiliğinden gelip bulmaz, çalışıp çabalamakla elde edilir.

24 görüntülenme

göğe direk, denize kapak olmaz

hem gereksiz hem de gerçekleştirilmesi hayale bile sığmayan şeylerle uğraşılmamalıdır.

24 görüntülenme

göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar

yapılması geciken iyilikler, bekleyenleri sıkıntı içinde bırakır.

24 görüntülenme

iyi gitmeyince kişinin işi, muhallebi yerken kırılır dişi

insanın işi bir kez ters gitmeye görsün, en sıradan işlerinde bile tersliklerle karşılaşır.

24 görüntülenme

gönlün yazı var, kışı var

insan kimi zaman sevinçli, kimi zaman da üzüntülü olabilir.

24 görüntülenme

göze yasak olmaz

bir kimseye veya nesneye bakılmasını kimse önleyemez.

23 görüntülenme

kalıp kıyafetle adam adam olmaz

gösterişli bir vücut, iyi bir giyim kuşam, kişiye insanlık değeri kazandırmaz.

23 görüntülenme

sözü mü olur?

üzerinde konuşacak kadar önemi yok.

23 görüntülenme

gümüş sağ olsun, altın gidekosun

eldeki şey, elde edilmesi güç olan daha değerli bir şeyden üstün tutulmalı.

23 görüntülenme

kanaat gibi devlet olmaz

elindekiyle yetinmesini bilen kişi yokluk nedir bilmez.

23 görüntülenme

malı ongun olanın adı angın olur

malından çok ürün alan kişinin adı her yerde anılır.

23 görüntülenme

yenice eleğim, seni nerelere asayım?

kişi, elde ettiği yeni ve güzel bir şeyi örselememek için büyük özen gösterir.

23 görüntülenme

günah benden gitti (gitsin)

ben görevimi yaptım, bundan sonrası için sorumluluk kabul etmem.

23 görüntülenme

gündüzün mum yakan geceleyin bulamaz

her şey gerektiği yerde ve zamanda harcanmalıdır.

23 görüntülenme

güvenme (inanma) dostuna, saman doldurur postuna

dost sandığın birtakım kimseler sana kolaylıkla kötülük edebilirler.

23 görüntülenme

güvenme varlığa, düşersin darlığa

varlıklarına güvenerek ölçüsüz harcamalarda bulunanlar daha sonraları sıkıntıya düşebilirler.

23 görüntülenme

güzele bakmak sevaptır

güzele bakarken Tanrı’nın neler yarattığını düşünür ve büyüklüğünü anlarız.

23 görüntülenme

mart kuruluk, nisan yağmurluk

herkes, ortam ve koşulların işine uygun olmasını bekler veya ister.

23 görüntülenme

güzellerin talihi çirkin olur

güzeller kendilerine yaraşan bir yaşayışı her zaman bulamadıkları için mutsuz olurlar.

23 görüntülenme

maşa varken elini ateşe sokma

başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.

23 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

o kadar

1) çok fazla: 'Oyunları o kadar güzel olurmuş ki bunlar millî bir edebiyat eseri sayılırmış.' -A. Ş. Hisar. 2) kâfi, yeter.

111 görüntülenme

öne düşmek

1) önden yürümek; 2) kılavuzluk etmek: 'Siz öne düşün. Ne derseniz onu deriz.' -A. Rasim.

111 görüntülenme

gün saymak

herhangi bir iş veya olayın belirlenmiş süresinin sonunu heyecanla beklemek.

111 görüntülenme

mim koymak (yapıştırmak)

1) unutulmaması için işaret koymak; 2) önemli bularak üstünde ısrarla durmak: 'Bu lafıma mim koy, dedi, Sabri Bey.' -A. İlhan.

111 görüntülenme

(birinin) içini sarmak

sürekli düşünmek, hep onunla meşgul olmak: 'Saat dokuza yaklaşırken onun içini bir bayram sevinci sarardı.' -H. Taner.

111 görüntülenme

ele alınır

oldukça iyi, işe yarar.

111 görüntülenme

leş gibi serilmek

kollarını bacaklarını yayarak kımıldamadan yatmak.

111 görüntülenme

el pençe

el pençe divan.

111 görüntülenme

akıl ermek

anlamak, çözmek.

111 görüntülenme

günaha girmek

dinî bakımdan suç sayılan bir iş yapmak: 'Ben bunu kitaplıkta saklayarak günaha giriyorum.' -S. Birsel.

111 görüntülenme

sözünde durmak

verdiği sözü yerine getirmek, verdiği sözden dönmemek, verdiği sözü tutmak: 'Sözümüzde durmuştuk, benzeme bahsine girmedik.' -R. H. Karay.

111 görüntülenme

(birine) malum olmak

içine doğmak: 'Ona da malum oldu haber / Koşup geldi odama' -B. Necatigil.

111 görüntülenme

lort gibi

rahat bir biçimde: 'Onların öyle lort gibi kurulup durduklarına bakmayın.' -R. N. Güntekin.

111 görüntülenme

tepki vermek

herhangi bir etkiye karşı söz veya davranışla karşılık vermek.

111 görüntülenme

aç kurt gibi

büyük bir istekle.

111 görüntülenme

analı kuzu, kınalı kuzu

1) her işi yolunda giden; 2) annesi sağ olan çocukların mutluluğunu anlatan bir söz.

111 görüntülenme

karanlığı deşmek (yırtmak)

1) karanlıkta görmeye çalışmak, aydınlığa çıkmak için çaba harcamak: 'Gözleriyle sokakların karanlıklarını yırtmaya uğraşarak sinirli bir telaş içinde çırpınıyordu.' -H. R. Gürpınar. 2) mec. büyük sıkıntı ve üzüntüden kurtulmak için çabalamak.

111 görüntülenme

inzivaya çekilmek

toplumdan kaçıp hiçbir şeyle ilgilenmeyerek tek başına yaşamak.

111 görüntülenme

resim çekmek (çıkarmak)

fotoğraf makinesiyle bir şeyin biçimini kâğıda geçirmek.

111 görüntülenme

fayda etmemek

etkisi olmamak, işe yaramamak, yararlı olmamak: 'Hekimler epeyce çalıştılar, ilaç verdiler, kan aldılar ise de fayda etmedi.' -M. Ş. Esendal.

111 görüntülenme

yaraya merhem olmak

zorunlu ihtiyacı karşılamak.

111 görüntülenme

dokunca görmek

zarara uğramak, harap olmak: 'Yangın çıkıp da okul büyük ölçüde dokunca görünce Galatasaray Lisesi buraya taşınmıştır.' -S. Birsel.

111 görüntülenme

keyfi oluncaya kadar

razı oluncaya kadar.

111 görüntülenme

tahsil görmek

eğitim almak: 'İyi tahsil görmüş gençlerden bir grup meydana getiririz.' -R. N. Güntekin.

111 görüntülenme

yarayı tazelemek

üzüntüyü, sıkıntıyı, acıyı hatırlatmak, yeniden ortaya çıkarmak.

111 görüntülenme

açıklar livası olmak

alay işsiz ve kazançsız kalmak.

111 görüntülenme

(birinin) kanına susamak

belasını aramak: 'Ben onun kanına susadım diyor, başka bir şey demiyor.' -Y. Kemal.

111 görüntülenme

dokuz doğurmak

merakla, heyecanla, sabırsızlıkla beklemek: 'Sabahtan beri kamış kökünün içine sığınmış, yüreği ağzında, dokuz doğurarak şahinini bekleyişi...' -Y. Kemal.

111 görüntülenme

karar almak

bir davayı, bir sorunu sonuca bağlamak: 'Artık ayrılmayalım diye kararlar alıyor fakat bir türlü tatbike geçemiyordu.' -R. H. Karay.

111 görüntülenme

yunmuş arınmış (yıkanmış)

1) yıkanıp temizlenmiş; 2) mec. suçu olmayan.

111 görüntülenme