En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

değirmen taşının altından diri çıkar

en ağır şartlarda bütün güçlükleri yener.

24 görüntülenme

insan göre göre, hayvan süre süre (alışır)

insanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar.

24 görüntülenme

insan insanın şeytanıdır

uygunsuz arkadaş, insanı doğru yoldan saptırır, kötülüğe sürükler.

24 görüntülenme

geldik yüze, çıktık düze

kasım ayından sonra gelen yüzüncü günde, 15 şubatta kışın soğuk günleri geride kalır.

24 görüntülenme

insan kendini beğenmezse çatlar (ölür)

herkes kendini beğenir; bu, kendi aklını beğenmesinin sonucudur.

24 görüntülenme

insan kıymetini insan bilir

bir kimsenin ne kadar değerli olduğunu ancak o kimsenin değerini ölçebilecek nitelikteki insanlar anlar.

24 görüntülenme

gün geçer, kin geçmez

aradan uzun zaman geçse de bir kimsenin başkasına karşı beslediği kin sönmez.

24 görüntülenme

benim oğlum bina okur, döner döner yine okur

çok çalışmasına karşın belli bir düzeyden öteye gidemiyor.

24 görüntülenme

insan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa

insanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar.

24 görüntülenme

altının kadrini sarraf bilir

bir kimsenin, bir şeyin değerini ancak bu konularda uzmanlığı bulunanlar bilir.

24 görüntülenme

değirmenin suyu nereden geliyor?

bu işin masrafını karşılayacak para nasıl kazanılıyor.

24 görüntülenme

ip inceldiği yerden kopar

bir durum, en çürük yerinden patlak verir.

24 görüntülenme

devletli gözü perdeli olur

zengin, işi yolunda kimse yoksulların hâlinden anlamaz.

24 görüntülenme

dilin kemiği yok

insan doğru veya yanlış her şeyi söyleyebilir.

24 görüntülenme

sabrın sonu selamettir

karşılaştığı güçlükleri sabırla yenmeye çalışan kimse, sonunda başarıya ulaşır.

24 görüntülenme

ananın bastığı yavru (civciv) incinmez (ölmez)

annenin acı sözü çocuğuna ağır gelmez.

24 görüntülenme

demiri tavında dövmeli

her iş zamanında ve uygun durumda yapılır.

24 görüntülenme

araba devrilince (kırıldıktan sonra, kırılınca) yol gösteren çok olur

iş işten geçtikten sonra verilen öğüdün değeri yoktur.

24 görüntülenme

bilmemek ayıp değil, öğrenmemek (sormamak) ayıp

insanın her şeyi bilmemesi kusur değildir ama bilmediği bir işi sorup öğrenmeden yapmaya kalkışması kusurdur.

24 görüntülenme

sakal keçide de var

sakal, kişiye değer kazandırmaz.

24 görüntülenme

gönül kimi severse güzel odur

güzellik anlayışı kişiden kişiye değişir.

24 görüntülenme

bin bilsen de bir bilene danış

bir insan bir şeyi ne kadar iyi bilirse bilsin, gene de onu kendisinden daha iyi bilen bulunabilir.

24 görüntülenme

gözü göz değil

iyi insan olmadığı bakışından belli oluyor.

24 görüntülenme

bin işçi, bir başçı

her işe, baş olacak bir kimse gerekir.

24 görüntülenme

dereyi (çayı, ırmağı) geçerken at değiştirilmez

bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır.

24 görüntülenme

güneş girmeyen eve doktor girer

güneşsiz evde hastalık eksik olmaz.

24 görüntülenme

arayan Mevla'sını da bulur, belasını da

iyiyi amaçlayanlar iyiye, kötüyü amaçlayanlar ise kötüye ulaşırlar.

24 görüntülenme

bin tasa bir borç ödemez

borçlu ne denli üzülürse üzülsün borç sıkıntısından kurtulamaz.

24 görüntülenme

ardından sapan taşı yetişmez

çok hızlı koşuyor.

24 görüntülenme

bir abam (postum) var atarım, nerede olsam yatarım

tek başına yaşayan bir kimse, sorumluluğunda başkaları olmadığı için rahat hareket eder.

24 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

(birinin) gözünü korkutmak

yıldırmak: 'Şimdiden gözünü korkutmazsan ileride büsbütün başa çıkılmaz bu bacaksızlarla.' -N. Cumalı.

111 görüntülenme

yürüyüşe geçmek

1) bir yerden başka bir yere gitmek için yürümeye başlamak: Askerler yürüyüşe geçti. 2) bir yeri almak için o yöne doğru ilerlemek.

111 görüntülenme

(birinin) gözünün (gözlerinin) içine bakmak

1) bir kimsenin üstüne titremek; 2) buyruğunu yerine getirmeye hazır bulunmak; 3) bir arzunun gerçekleşmesi için gözleriyle birine yalvarmak.

111 görüntülenme

söz tutmak

söz dinlemek.

111 görüntülenme

ahkâm yürütmek

bir sözden kendi anlayışına göre sonuçlar çıkarmak.

111 görüntülenme

(biriyle) boy ölçüşmek

yarışmak: 'Hani yüksek dağlarla boy ölçüşen dalgalar? / Kartalı gökten alıp yola düşen dalgalar' -F. N. Çamlıbel.

111 görüntülenme

dalıp gitmek

bir düşünce veya hayal ile bulunduğu ortamdan uzaklaşmak: 'İlk geldiğimizde hava değiştirmekten olmalı, dalıp gidiyorduk.' -F. R. Atay.

111 görüntülenme

zıvanadan çıkmak

1) çok sinirlenmek, öfkelenmek: 'Dürdane Hanım'ın aşkı seni zıvanadan büsbütün çıkarmış.' -H. R. Gürpınar. 2) aklını yitirmek, çılgın gibi davranmak: 'Kaç zamandır zaten bir acayipleşen oğlanın artık adamakıllı zıvanadan çıktığına hükmediyorlardı.' -H. Taner. 3) denetlenemez duruma gelmek: Bu iş zıvanadan çıktı.

111 görüntülenme

(biriyle) gır gır geçmek

alay etmek: 'Kendi sinema serüveniyle gır gır geçen Sadri Bey, herhâlde yaşantısını sinemaya yansıtmak isterdi.' -S. İleri.

111 görüntülenme

dallanıp budaklanmak

bir iş, bir sorun büyüyerek karışık duruma gelmek: 'İş iyice dallanıp budaklanmadan amcayla konuşsam mı acaba?' -A. Ümit.

111 görüntülenme

rast gitmek

uygun düşmek, istenilen biçimde gelişmek: İşi rast gidiyor.

111 görüntülenme

kurt gibi

işini bilen, girişken (kimse).

111 görüntülenme

yüzüğü geriye çevirmek

evlenme sözünü geri almak, nişanı bozmak.

111 görüntülenme

şevk vermek

isteklendirmek: 'Bir bitmeyecek şevk verirken beste / Bir tel kopar, ahenk ebediyen kesilir' -Y. K. Beyatlı.

111 görüntülenme

akamete uğramak

başarısız olmak, sonuçsuz kalmak.

111 görüntülenme

elden ağza yaşamak

günlük kazancı ancak gereksinimlerini karşılayacak kadar olmak.

111 görüntülenme

zihni açılmak

kavrayışı, anlayışı çoğalmak.

111 görüntülenme

ileri gitmek

1) söz ve davranışta ölçü dışına çıkmak, gereksiz, aşırı davranışta bulunmak: 'Hatta daha ileriye giderek başka ve daha tuhaf şeyler düşündüm.' -S. F. Abasıyanık. 2) ilerlemek, gelişmek: 'Hiçbir medeniyet bütün alanlarda başka bir medeniyetten daha ileri gittiğini iddia edemez.' -C. Meriç.

111 görüntülenme

acından ölmek

1) çok acıkmak; 2) aşırı derecede yoksul olmak.

111 görüntülenme

akarı kokarı olmamak

bilinen herhangi bir eksiği, kusuru bulunmamak: 'Ev bize dar geliyor, çürük çarık, akarı kokarı eksik değil.' -N. Kurşunlu.

111 görüntülenme

bileğinin hakkıyla (gücüyle, kuvvetiyle, zoruyla)

kendi gücü ve kendi çalışması ile.

111 görüntülenme

ceza görmek

kendisine ceza verilmek, cezalandırılmak.

111 görüntülenme

dama taşı gibi oynatmak

birini sık sık bir yerden bir yere göndermek veya atamak.

111 görüntülenme

boya tutmak

bir şey iyi boyanır olmak.

111 görüntülenme

farkına varmak

gözüne çarpmak, fark etmek, anlamak: 'Bu nedenle karısının gözlerinde biriken öfkenin farkına varmadı.' -L. Tekin.

111 görüntülenme

gün doğmak

sabah olmak.

111 görüntülenme

ameliyata almak

gerekli hazırlıkların yapılmasından sonra hastayı ameliyat etmek.

111 görüntülenme

elden çıkmak

1) malı olmaktan çıkmak, malı satılmak; 2) kaybedilmek: 'Selanik elden çıkınca ailesi İzmir'e göçmüştür.' -A. İlhan.

111 görüntülenme

insafsızlık etmek

acımamak, insafsızca davranmak.

111 görüntülenme

mil yapmak

yol yapmak.

111 görüntülenme