En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

koça boynuzu yük değil

kişiye kendi işi ve yakınlarının sorumluluğu ağır gelmez.

22 görüntülenme

komşu boncuğunu çalan gece takınır

hırsızlık malı, sahibinin göremeyeceği yer ve zamanda kullanılır.

22 görüntülenme

mum dibine ışık vermez

etkili kişi kendi yakınlarına yardımcı olamaz.

22 görüntülenme

dağda bağın var, yüreğinde dağın var

malı, mülkü veya evladı olanlar kaygı ve tasadan uzak olamazlar.

22 görüntülenme

ucuz etin yahnisi yavan (tatsız) olur

ucuza mal olan şeyler niteliksizdir.

22 görüntülenme

paran çoksa (borcun yoksa) kefil ol, işin yoksa şahit ol

tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

22 görüntülenme

sev beni, seveyim seni

sevgi karşılıklı olur, sen beni seversen ben de seni severim.

22 görüntülenme

dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı

yersiz ve saçma sözler karşısında söylenen bir söz.

22 görüntülenme

ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir

beceriksiz kimselerin iyilik yapayım derken zarara yol açtıklarını anlatan bir söz.

22 görüntülenme

danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış

bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.

22 görüntülenme

ulularla urgan çekişme

senden daha güçlü ve bilgili olanlarla iyi geçin, zıtlaşma yenilirsin.

22 görüntülenme

yol yürümekle, borç ödemekle (vermekle) (tükenir) (biter)

birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.

22 görüntülenme

danışan dağı aşmış, danışmayanın yolu şaşmış

bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.

22 görüntülenme

parayla dost bulunmaz

para kazanmayı bildiği hâlde dost kazanmayı bilmediği için sevilmeyen, sayılmayan nice insan vardır.

22 görüntülenme

başın başı var, başın da başı var

toplum içinde hiç kimse başına buyruk değildir, başta bulunan her kişinin üstünde daha büyük bir baş vardır.

22 görüntülenme

et kokarsa tuzlanır, ya tuz kokarsa ne yapılır?

bozulan şeyi düzeltecek etken vardır ancak bu etken bozulmuşsa artık düzeltmeden umudu kesmek gerekir.

22 görüntülenme

çekişilmeyince pekişilmez

düşünceler karşılıklı tartışılmadan sağlam bir anlaşma ve uzlaşma ortaya çıkmaz.

22 görüntülenme

ustamın adı Hıdır, elimden gelen budur

gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter.

22 görüntülenme

ustanın çekici bin altın

alanında uzman olan bir kişi, bir sorunu kolayca çözümleyebilme becerisi gösteriyorsa bu, aynı işe yıllarca verilmiş emeklerin karşılığı olarak değerlendirilmelidir.

22 görüntülenme

baykuşun kısmeti ayağına gelir

Tanrı hiçbir canlıyı aç bırakmaz, kımıldamadan duran baykuşun rızkını bile önüne koyar.

22 görüntülenme

pilav yiyen kaşığını yanında (belinde) taşır

bir şeyden yararlanmak isteyen kişi, bunun için gereken aracı eli altında bulundurmalıdır.

22 görüntülenme

uzak menzile yavaş gitmeli

zaman alacak işler aceleye getirilmemelidir.

22 görüntülenme

insan doğduğu yerde değil, doyduğu yerde

insan doğduğu yeri değil geçimini sağladığı yeri yurt edinir.

22 görüntülenme

ramazanda yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayramda yüzü kara olsun

bir sözün yalan olduğu, bir ödevin yapılmadığı bir süre sonra gerçekleşen olaylarla anlaşılır.

22 görüntülenme

ürüyen köpek ısırmaz

bağırıp çağırarak başkalarını korkutmak isteyen kimseden zarar gelmez.

22 görüntülenme

köpekle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir

edepsiz kimse ile uğraşmamak için onun bulunduğu yerden uzaklaşmak gerekir.

22 görüntülenme

değirmi yurt tutmaya değirmi göt ister

bir yerde, bir işte tutunup başarı kazanabilmek için sebatla çalışmak gerektir.

22 görüntülenme

değme sarhoşa yıkılana kadar gitsin

kendi aklını beğenip başkasını dinlemeyen kimseyi gittiği yanlış yoldan döndürmeye kalkmayın, bırakın cezasını çeksin.

22 görüntülenme

rüzgâr eken fırtına biçer

herkesin zarar görmesine yol açacak işler yapan kimse, çok sert tepkilerle karşılaşır ve sonunda en büyük zarara kendisi uğrar.

22 görüntülenme

deli arlanmaz, soyu arlanır

densizce, delice iş yapanlar yaptıklarından utanacak durumda değillerdir ama ailesi, yakınları onların davranışlarından üzüntü duyarlar, utanırlar.

22 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

iki satır laf etmek (konuşmak)

dostça biraz söyleşmek.

110 görüntülenme

laf açmak

söz etmek, söz açmak, konuya girmek: 'Yavere burulduğumu sezdirmeden başka bir laf açtım.' -R. H. Karay.

110 görüntülenme

tebligatta bulunmak

bildirim yayımlamak, bildirimden haberdar etmek, bildirim göndermek: '7 Temmuz 1919 tarihinde, şu umumi tebligatta bulundum.' -Atatürk.

110 görüntülenme

kan beynine sıçramak (çıkmak)

çok sinirlenmek, hiddetlenmek, kontrolü yitirmek: 'O görüntü gözlerimin önünde canlanınca kan beynime sıçrıyor, kendimi kaybediyorum.' -A. Ümit.

110 görüntülenme

yerini doldurmak

1) görevini başarı ile yapar olmak; 2) görevinden ayrılan birinin yerine gelen kişi, önceki görevli kadar başarılı olmak.

110 görüntülenme

arpacı kumrusu gibi düşünmek

içinde bulunduğu sorunu nasıl çözeceğini uzun uzun düşünmek: 'Bak, o şoförün yanında arpacı kumrusu gibi düşünen maarif müdürü beye.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

uçurumun kenarından dönmek

büyük bir tehlikeden son anda kurtulmak.

110 görüntülenme

hırsız gibi

kimseye görünmeden, gizlice: 'Kapıda feneri söndürüp uzun süre bir hırsız gibi bekledi.' -İ. O. Anar.

110 görüntülenme

bitap düşmek

çok yorulmak, yorgun düşmek: 'Sabaha doğru bitap düştü, onun kucağında uyuyakaldı.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

uflayıp puflamak

sürekli olarak uflamak.

110 görüntülenme

kolayı var

çaresi var.

110 görüntülenme

Allah Allah!

1) şaşma veya can sıkıntısı anlatan bir ünlem: 'Allah Allah! Köşedeki cılız erik ağacı böyle nasıl çiçeklenivermiş.' -A. İlhan. 2) Türk askerinin hücum narası: 'Misilsiz Mehmetçiğin süngüsü ucunda Allah Allah diye bir ses ihtizaz eder.' -N. F. Kısakürek.

110 görüntülenme

hık demiş (anasının veya babasının) burnundan düşmüş

'her durumuyla birine çok benziyor' anlamında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

ölümün soluğunu ensesinde duymak (hissetmek)

her an öleceğini beklemek, ölüm korkusu ile dolu olmak: 'Yüz yaşından daha çok insan ne kadar yaşar ki ölümün soluğunu ensemde duyuyorum.' -Y. Kemal.

110 görüntülenme

çoban kulübesinde padişah rüyası görmek

içinde bulunduğu duruma uygun düşmeyen düşler kurmak.

110 görüntülenme

yakayı ele vermek

kaçamayarak ele geçmek, yakalanmak: 'Bu konuda hiç kimsenin yakayı ele vermeyeceğine şimdiden kalıbımı basarım.' -B. R. Eyuboğlu.

110 görüntülenme

soğuk ter dökmek (basmak, boşanmak)

korkmak, heyecanlanmak, bunalmak, gerilmek: 'Safinaz kardeşini düşününce soğuk ter döktü.' -H. E. Adıvar. 'Hele ansızın alnını, bıyıklarının dibini ve ensesini basan soğuk ter, sinsi bir ölüm korkusunu içine yılan gibi akıtıyor.' -A. İlhan. 'Elleri ayakları buz kesildi, soğuk bir ter boşandı bütün vücudundan.' -Ç. Altan.

110 görüntülenme

askıya almak

1) altı boşalıp desteği kalmayan yapıyı dikmelerle boşlukta tutarak yıkılmaktan kurtarmak; 2) oturmuş veya batmış bir gemiyi yüzdürmek için başka teknelere asarak kaldırmak; 3) mec. bir işi zamanında yapmayıp belirsiz bir zamana bırakmak, savsaklamak.

110 görüntülenme

umudunu kırmak

umut kesmesine yol açmak: 'Onun bu sözleri de umutlarımı biraz daha kırdı ama susmak istemedim.' -A. İlhan.

110 görüntülenme

göz göre göre

1) belli ve apaçık olarak, herkesin gözü önünde: 'Göz göre göre masumların kanına girmem için benden ferman almaya mı geldiniz.' -N. F. Kısakürek. 2) olacağı bilindiği hâlde önlem alınmadan.

110 görüntülenme

yıl on iki ay

sürekli olarak, sürekli bir biçimde.

110 görüntülenme

ilah gibi

çok yakışıklı (erkek).

110 görüntülenme

canına tükürdüğümün (üfürdüğümün)

argo kızgınlık ve öfke belirten bir söz.

110 görüntülenme

zan altında bulunmak

bir şeyle suçlanmak, sanık durumunda olmak.

110 görüntülenme

(bir şey) mecrasında gitmek

bir iş kurallarına uygun bir biçimde yürümek.

110 görüntülenme

ne yaptığını bilmemek

aklı başında olmadığından bilinçsizce davranmak.

110 görüntülenme

gözü yüksekte (yükseklerde) olmak

bulunduğu durumdan çok üstün olan bir duruma ulaşma amacını gütmek.

110 görüntülenme

nefes darlığı çekmek

solumada sıkıntı yaşamak: 'Nefes darlığı çeker, sık sık tedavi olmak için başka şehirlere gider gider gelirdi.' -A. Kulin.

110 görüntülenme

dili uzamak

haddini bilmeden konuşmak.

110 görüntülenme

örnek olmak

hayır ve davranış yönünden başkasının kendisine benzemesi yolunda etkili olmak: 'Ne örnek olmaya değerim ne de gülünç olmaktan zevk alırım.' -F. R. Atay.

110 görüntülenme