En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

elti eltiye eş olmaz, arpa unundan aş olmaz

arpa unundan yemek yapılamadığı gibi eltilerin de iyi geçinmeleri mümkün değildir.

22 görüntülenme

baba oğluna bir bağ bağışlamış; oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş

babalar çocukları için büyük fedakârlıklara katlanırlar ancak çocuklar babaları için fedakârlıkta bulunmazlar.

22 görüntülenme

tek elin nesi var, iki elin sesi var

başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.

22 görüntülenme

çiğnemeden yutulmaz

en kolay bir iş dahi emek gerektirir.

22 görüntülenme

öcün iyisi, bağışlamaktır

kötü bir davranış veya sözü, aynı biçimde karşılık vererek cezalandırmak yerine affetmek en büyük erdemdir.

22 görüntülenme

emmim dayım kesem, elimi soksam yesem

bir kimsenin rahatça harcayabileceği para, başkalarının verdiği değil kendisinin kazandığı paradır.

22 görüntülenme

delilsiz cennete bile girilmez

kişinin istediği şeyi elde edebilmesi için bir yol gösterenin olması gerekmektedir.

22 görüntülenme

herkesin tenceresi kapalı kaynar

bir kimsenin durumu, içinde bulunduğu yaşayış şartları başkalarınca gereği gibi bilinemez.

22 görüntülenme

dilin cirmi küçük, cürmü büyük

dil küçük bir nesnedir ama söylediği kötü sözlerle kişinin başını belaya sokarak büyük suç işler.

22 görüntülenme

er giden, işine; geç giden, boşuna

işine sabahleyin erken başlayan kimse başarı elde eder.

22 görüntülenme

düşün düşün, boktur işin

kötü bir durumdan çıkar yol bulunamadığı zaman söylenen bir söz.

22 görüntülenme

kırkyıllık Yani, olur mu Kâni

eskimiş bir alışkanlık kolay kolay değişmez.

22 görüntülenme

öksüzün karnına vurmuşlar (öksüzü dövmüşler) 'vay arkam' demiş

bir kimsenin haksızlığa uğramaması için arkası, koruyucusu bulunmalıdır.

22 görüntülenme

kısa günün kârı az olur

kısa süre çalışılarak yapılan işten elde edilecek kazanç az olur.

22 görüntülenme

çocuğun yediği helal, giydiği haram

çocuğun iyi beslenmesi için ne kadar para harcansa yerindedir ancak hor kullanacağı ve kısa zamanda da küçüleceği için pahalı giysiler giydirilmesi doğru değildir.

22 görüntülenme

bakan göze bağ (yasak) olmaz

herkesin gözü önündeki şeye bakılması önlenemez.

22 görüntülenme

çocuktan al haberi

bir aile sorunu veya ailece gizli tutulan bir şey, çocukların rastgele söyledikleri bir sözle açığa çıktığında söylenen bir söz.

22 görüntülenme

erine göre bağla başını, tencerene göre kaynat (pişir) aşını

davranışlarını içinde bulunduğun koşullara uydur.

22 görüntülenme

kız beşikte (kundakta), çeyiz sandıkta

kız daha beşikte veya kundakta iken çeyiz düzmeye başlamak gerekir.

22 görüntülenme

erinenin oğlu kızı olmamış

bir şeyi elde etmek için çalışmalı, tembel tembel oturmamalıdır.

22 görüntülenme

ölüm bir kara devedir ki herkesin kapısına çöker

her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer.

22 görüntülenme

gün bugün

1) bugün ne yapabilirsen kazancın odur; 2) bugün kim işbaşında, kim itibarda ise onun sözü geçer.

22 görüntülenme

kızım sana söylüyorum (dedim) gelinim sen anla (işit)

1) doğrudan doğruya kendisine söylenemeyen düşünce ve uyarıların, o kimsenin çok yakınına söylendiğinde kullanılan bir söz; 2) herhangi birine dolaylı olarak söylenecek uyarı söz konusu olduğunda kullanılan bir söz.

22 görüntülenme

bal ile kaymak yenir ama her keseye göre değil

güzel yemeyi, güzel giymeyi, güzel eşya kullanmayı herkes ister ama bunları ancak parası bol olanlar yapabilir.

22 görüntülenme

ölüm ölüm de, hırlamaya ne borcum var?

sıkıntı, üzüntü, keder, dert veya yoksulluk çekmektense ölüm daha iyidir.

22 görüntülenme

teşbihte hata olmaz (olmasın)

yeri geldiği zaman çirkin, kaba bir benzetme ile anlatıma daha etkili bir hava verilmesi saygısızca bir davranış değildir, kimse bundan alınmamalıdır.

22 görüntülenme

çok havlayan köpek ısırmaz

karşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse eylemli bir saldırıda bulunmaz.

22 görüntülenme

kimin arabasına binerse onun türküsünü çağırır

çıkar sağladığı kimsenin hoşuna gidecek biçimde davranan dönek ve dalkavuk kimseler için kullanılan bir söz.

22 görüntülenme

ölüm yüz aklığı (-dır)

yüz kızartıcı bir yaşantı içinde bulunanların durumunu ancak ölmeleri temizler.

22 görüntülenme

ırak yerin haberini kervan getirir

erişemediğimiz şeyle aramızdaki ilişkiyi bir aracı sağlar.

22 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

araya gitmek

harcanmak, karışıklığa kurban olmak.

110 görüntülenme

payını almak

1) kendine ayrılanı almak: 'İnsan için bunları bilmek, bunların seyrine dalmak, bunlarla yetinmek, bunlarla gülüp bunlarla sevişmek varken ve bu Tanrı ihsanı nimetlerden herkesin kendi payını alması kabilken...' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) mec. azarlanmak, paylanmak.

110 görüntülenme

eline düşmek

1) egemenliği, buyruğu altına girmek: Kale düşman eline düştü. 2) yakalanmak: Haydutların eline düştü. 3) birine muhtaç olmak: Elbet bir gün elime düşersin. 4) rastlamak, tesadüf etmek: Çocuk iyi bir öğretmenin eline düştü.

110 görüntülenme

aylık bağlamak

emekli olan veya başka sebeplerle çalışmayanlara her ay için belirli bir parayı ödemeyi üstlenmek, maaş bağlamak.

110 görüntülenme

tu kaka olmak

hafife alınıp bir kenara itilmek, önem verilmemek, kötülenmek: 'Refik Halit Karay 've' nin bu kadar tu kaka olmasının sebebini son zamanlarda pek yerli yersiz kullanılmaya başlamasında buluyor.' -O. V. Kanık.

110 görüntülenme

mum etmek

muma çevirmek.

110 görüntülenme

başını ezmek

bir daha kötülük edemeyecek duruma getirmek.

110 görüntülenme

emrihak vaki olmak

ölmek: 'Bir emrihak vaki olduğu zaman yerimize oğullarımız geçecek.' -F. F. Tülbentçi.

110 görüntülenme

afyonu başına vurmak

aşırı davranışlarda bulunacak kadar öfkelenmek, ne yaptığını bilememek.

110 görüntülenme

(birinin) tırnaklarını sökmek

elindeki güçten yoksun bırakmak, etkisini yok etmek.

110 görüntülenme

naçar kalmak

çare, çıkar yol bulamamak: 'Bu eski kafanın nasihatlerinden yıldığı için pek naçar kaldığı anlarda bu kapıyı çalar.' -H. R. Gürpınar.

110 görüntülenme

(bir yer) kazan (biri) kepçe

'bir yeri etraflıca (dolaşmak, aramak)' anlamında kullanılan bir söz: İstanbul kazan ben kepçe, üç gün onu aradım.

110 görüntülenme

derdine deva bulmak

sıkıntıyı çözümlemek, atlatmak, çaresizliği yenmek: 'Ağlamak, dertleşmek, dertlerine deva bulmak ihtiyacı her zamankinden fazla idi.' -A. Gündüz.

110 görüntülenme

içini çekmek

iç çekmek: 'Öyle ağlıyor ki ben de içimi çeke çeke onu teselli etmeye çalışıyorum.' -A. Ağaoğlu.

110 görüntülenme

ardı arası kesilmemek

aralıksız olarak gelmek: 'Olayların ardı arası kesilmez. Hepsi birbirini kovalar.' -N. F. Kısakürek.

110 görüntülenme

ortaya dökmek

1) çıkarmak, göstermek; 2) açıklamak: 'Bunun için dağarcığında ne var ne yok, tümünü ortaya döker.' -S. Birsel.

110 görüntülenme

yüz takınmak

yüze verilen biçimle bir duyguyu belirtmek: 'Osman Nuri Bey umutsuzluğa düşerek sessiz sessiz ağlamaya başlayınca Seniye Hanım onu teselli için hemen güler bir yüz takınmış, aman ne yapıyorsunuz bey, demişti.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

110 görüntülenme

(bir yer) zindan kesilmek

1) çok karanlık duruma gelmek; 2) çok sıkıcı ve içinde yaşanmaz duruma gelmek: 'Lakin bir gün öyle bir şey olmuştu ki Özbekiye Bahçesi gözümde âdeta zindan kesildiydi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

110 görüntülenme

yüreğine su serpmek

bir kimseyi kaygı sebebinin ortadan kalkmasıyla veya yeniden umut verecek bir haberle ferahlatmak: 'Bizim nesil sözü, Selma Hanım'ın yüreğine biraz su serpti.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

110 görüntülenme

geri dönmek

geldiği yere gitmek: 'Arada gelenlerin çoğu kapıdan bakıp oturmadan geri dönüyorlardı.' -N. Cumalı.

110 görüntülenme

ergen olmak

evlenecek çağa girmek.

110 görüntülenme

vur patlasın, çal oynasın

aşırı zevk ve eğlenceyi anlatan bir söz: 'Komşu konaklarda vur patlasın çal oynasın saz âlemleri devam ediyor, uzak yakın piyano sesleri işitiliyordu.' -Ö. Seyfettin.

110 görüntülenme

yer demir gök bakır

1) çorak ve sıcak bir yeri niteler; 2) mec. şartların zor, imkânların kısıtlı olduğu durumlarda söylenen bir söz; 3) mec. hiçbir yardım ve umut olmadığında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

sağ eliyle sol kulağını göstermek

kısa yoldan yapılacak bir işi dolambaçlı yollardan geçerek yapmaya çalışmak.

110 görüntülenme

yer tutmak

1) yer ayırmak; 2) yer kaplamak; 3) işlevi ve etkisi olmak: 'Çağdaş insanın hayatında gazete mühim bir yer tutar.' -M. Kaplan. 4) önemli sayılmak, önemi olmak: 'Herkes onun az zamanda büyük yer tutacağını, bir zaman gelip sefir, nazır olacağını söylüyorlar.' -M. Ş. Esendal.

110 görüntülenme

ismi geçmek

adı geçmek.

110 görüntülenme

arka arkaya vermek

birbirini korumak için birleşmek, destek olmak, dayanışmak.

110 görüntülenme

ihdas etmek

1) ortaya çıkarmak, meydana getirmek; 2) kurmak; 3) mec. bir şeyin olmasına, ortaya çıkmasına sebep olmak.

110 görüntülenme

işten el çektirmek

görevden uzaklaştırmak.

110 görüntülenme

yerden yere vurmak

birine türlü yönlerden saldırarak onu çok aşağılayıcı bir duruma düşürmek.

110 görüntülenme