En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

çok havlayan köpek ısırmaz

karşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse eylemli bir saldırıda bulunmaz.

22 görüntülenme

kimin arabasına binerse onun türküsünü çağırır

çıkar sağladığı kimsenin hoşuna gidecek biçimde davranan dönek ve dalkavuk kimseler için kullanılan bir söz.

22 görüntülenme

ölüm yüz aklığı (-dır)

yüz kızartıcı bir yaşantı içinde bulunanların durumunu ancak ölmeleri temizler.

22 görüntülenme

ırak yerin haberini kervan getirir

erişemediğimiz şeyle aramızdaki ilişkiyi bir aracı sağlar.

22 görüntülenme

tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç

çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum.

22 görüntülenme

herkes ektiğini biçer

nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.

22 görüntülenme

herkes gider Mersin'e, biz gideriz tersine

bir işin bilerek ters yapıldığını, yolunda yapılmadığını anlatır.

22 görüntülenme

balı olan bal yemez mi?

bir kimsenin elinde başkasına verilecek veya satılacak bir şey bulunması, ondan kendisinin de yararlanmasına engel değildir.

22 görüntülenme

esirgenen (sakınan) göze çöp batar

üzerine çok düşülen şeyler genellikle kazaya veya zarara uğrar.

22 görüntülenme

tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır

bir kişi ne kadar farklı yerlerde yaşarsa yaşasın, ne kadar farklı işlerle uğraşırsa uğraşsın, bağlı bulunduğu çevreye veya işe dönmek zorunda kalır.

22 görüntülenme

önce baldın, pekmez oldun; şimdi para etmez oldun

davranışlarına dikkat etmeyen kişinin attığı her yanlış adım, saygınlığının biraz daha azalmasına neden olur.

22 görüntülenme

kimse kendi memleketinde peygamber olmaz

insanların kendi çevrelerinde değeri bilinmez.

22 görüntülenme

önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele

başkasına zararı dokunacak bir davranışı yapmadan önce iyi düşün, kendi kendini eleştir.

22 görüntülenme

imece günü bulutlu, görmeyene ne mutlu

zamanın elverişli olup olmadığına bakmadan yardıma gelenleri bulunan iş sahibine ne mutlu.

22 görüntülenme

kimseden kimseye hayır yok (gelmez)

insan, yapacağı işte başkasının yardımına güvenirse hayal kırıklığına uğrar.

22 görüntülenme

önde giden yorulur, arkada kalan soyulur

olumlu veya olumsuz konularda aşırıya kaçmak seni zor durumda bırakır; ne büyük ceza görecek kadar atılgan, dikbaşlı ol ne de herkes seni ezecek kadar yumuşak başlı ol.

22 görüntülenme

işkilli büzük dingilder

gizli bir ayıbı olanlar herhangi bir sözden alınarak kendilerini ele verirler.

22 görüntülenme

çürük tahta çivi (mıh) tutmaz

aslında yaramaz olan veya sonradan o duruma getirilen şeyi, ne kadar uğraşsanız da işe yarar duruma getiremezsiniz.

22 görüntülenme

top otu beylikten olunca, güllesi Bağdat'a gider

yararlandığı gereci bedava elde eden ve bol bol kullananla yarışılmaz.

22 görüntülenme

it ulur, birbirini bulur

aşağılık bir kimse bir konu üzerinde sesini yükselttiğinde aynı amacı güdenler onun etrafında toplanırlar.

22 görüntülenme

ibadet de gizli, kabahat de

yapılan iyilikler göstermelik olmamalı, işlenen suçlar, ayıplar açığa vurulmamalıdır.

22 görüntülenme

kişi arkadaşından bellidir

bir kimsenin nasıl bir kişi olduğunu öğrenmek isteyen, arkadaşının kimliğine bakmalıdır.

22 görüntülenme

kişi ne yaparsa kendine yapar

iyilik yapan iyilik, kötülük yapan kötülük bulur.

22 görüntülenme

bana dokunmayan (beni sokmayan) yılan bin yaşasın

birçok kimse, kendilerine kötülüğü dokunmayan kişiye ilişmek istemez.

22 görüntülenme

kişi refikinden azar

kötü arkadaş insanı kötü yola sürükler.

22 görüntülenme

kefenin cebi yok

ölürken mal veya para götürülmez.

22 görüntülenme

kişiyi vezir eden de karısı, rezil eden de

bir kimsenin toplum içinde yücelmesi de alçalması da karısına bağlıdır.

22 görüntülenme

kişi ektiğini biçer

nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.

22 görüntülenme

ahbap çıkmak

önceden tanışmış olmak: 'Gümrükten itibaren her rast geldiği adamla ahbap çıktı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

22 görüntülenme

koç yiğit bunalıp ölmez

insanın sıkıntılı zamanı sürüp gitmez, arkasından iyi günler de gelir.

22 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

yerden yere vurmak

birine türlü yönlerden saldırarak onu çok aşağılayıcı bir duruma düşürmek.

110 görüntülenme

can bulmak

dirilmek, canlanmak: 'Eylül sonunda ruhunu teslim eden heves / Can bulmak üzredir yeni baştan bahar ile' -F. N. Çamlıbel.

110 görüntülenme

silah çatmak

ask. silahları uç uca çapraz bir biçimde dayayarak durdurmak.

110 görüntülenme

ihtilafa düşmek

anlaşamamak, bozuşmak, uyuşamamak.

110 görüntülenme

yoğurt gibi

koyu ve katılaşmış (nesne).

110 görüntülenme

kim kime dum duma

kimsenin kimseyle ilgilenmediği, kimseye önem verilmediği, çok karışık bir durumu anlatan bir söz: 'Gece yarısı kim kime dum duma, köşk de eski yapı zaten, baca gibi alev bir anda dört yanı sarıvermiş.' -H. Taner.

110 görüntülenme

hesaba katmak

dikkate almak, göz önünde bulundurmak: 'Hem benim avukat veya yargıç olmak isteyip istemediğimi de hesaba kattıkları yoktu.' -N. Cumalı.

110 görüntülenme

göz nuru dökmek

fazla emek sarf etmek: 'Kızcağız göz nuru dökmüş, çok ince şeyler işlemiş.' -H. Taner.

110 görüntülenme

devede kulak (kulak gibi) kalmak

1) çok az önemi olmak, söz etmeye değer bulmamak: 'Kitaptan öğrendikleri, hayattan gözlediklerinin yanında devede kulak kalır.' -S. Birsel. 2) yetersiz, çok küçük veya az olmak: 'Tekaüt aylıkları günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

nasıl olsa

her durumda, er geç: 'Nasıl olsa, daha bir gün Bodrum'da kalacağımız anlaşılıyor.' -A. Erhat.

110 görüntülenme

deveyi düze çıkarmak

güçlükleri giderip işleri yoluna koymak.

110 görüntülenme

yüzüne bakılmaz olmak

çok çirkin olmak.

110 görüntülenme

dünya varmış

sıkıntılı bir durumdan kurtulan kimsenin söylediği söz: İçerisi zindan gibiydi, oh burada dünya varmış!

110 görüntülenme

ağızdan ağıza dolaşmak (geçmek)

bir söz herkes arasında söylenilmek: 'Gazeteye yansıyan haber ağızdan ağıza geçerken açıklığını hemen hemen tamamen kaybetmiştir.' -Halikarnas Balıkçısı.

110 görüntülenme

(bir yeri) gürültüye vermek

telaş ve karışıklığa yol açmak.

110 görüntülenme

zulüm görmek

kendisine eziyet edilmek.

110 görüntülenme

bir sıkımlık canı olmak

çok cılız ve güçsüz olmak: 'Bir sıkımlık canın var. Bu boyla bir de adam korkutmaya kalkarsın ha diye ensesine iki tokat attım.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

hesap etmek

1) bir işin kazancıyla giderini karşılaştırarak bir sonuca varmak; 2) düşünmek, tasarlamak.

110 görüntülenme

(tavşan boku gibi) ne kokar ne bulaşır

'kimseye iyiliği de dokunmaz, kötülüğü de' anlamında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

(biriyle) başa çıkmak

güçlükler çıkaran biriyle olan işini, kendi istediği yolda sonuçlandırabilmek: 'Onlarla başa çıkmak kolay değildi, çünkü her an bir çamur atabilirlerdi kızdıklarında.' -A. Kulin.

110 görüntülenme

(bir şey) akılda kalmak

akılda yer etmek, unutulmamak.

110 görüntülenme

(bir şey) aleyhe dönmek

destek vermekten vazgeçip karşı duruma geçmek: 'Şimdi iş tamamıyla aleyhimize döndü.' -A. Rasim.

110 görüntülenme

eşi manendi (menendi, benzeri) olmamak (bulunmamak, yok)

benzeri olmamak: 'Allah rahmet eylesin, eşi menendi bulunmaz bir adamdı Nazmi Albay.' -A. Ümit. 'Bir iki çıkışı, Arap Kadir'in bir eşi benzeri bulunmadığı gerçeğini ortaya koymuştu.' -K. Korcan. 'Bizim dairenin müdürünün bir eşi benzeri daha yoktur.' -M. İzgü.

110 görüntülenme

keçe külah olmak

esk. ordudan veya resmî görevden çıkarılmak: 'Askerde, vüzera, rical dairelerinde 'keçe külah olmak' kıyafeti soyulup tardedilmek demek idi.' -A. Rasim.

110 görüntülenme

kürek kadar dili olmak

pabuç kadar dili olmak.

110 görüntülenme

yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek

uzun sürmüş bir işi bitirmek üzere olmak.

110 görüntülenme

birbirinin ağzına tükürmek

tkz. bir sorunda, bir olayda sözleşmiş gibi ağız birliği yapmak.

110 görüntülenme

(biri için) kötü söylemek

birtakım olumsuz, beğenilmeyen, istenmeyen tutum ve davranışları olduğunu söylemek, kötülemek.

110 görüntülenme

hamle etmek (yapmak)

1) atılmak, saldırmak: 'Sinir içindeki kadına o anda hamle etme aptallığını da yapmış ve tokadı yemiş.' -R. Erduran. 2) önemli bir işe girişmek, bir işte başarı sağlamak için çaba harcamak.

110 görüntülenme

bire bin katmak

çok abartmak: 'Hiç merak etmeyin, hep bire bin katarak anlatır.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

110 görüntülenme