En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

nekesle cömerdin harcı birdir

1) cömertin de cimrinin de sarıldığı kefen aynıdır; 2) cimri, ucuz diye her şeyin kötüsünü alır, bunlar işe yaramadıklarından veya çarçabuk bozulduklarından yenilerini almak zorunda kalır ve birkaç kez para harcar; cömert ise bir kez çok para verip her şeyin iyisini alır. Sonuç olarak cimri de, cömert de aynı parayı harcamış olur.

21 görüntülenme

takke düştü, kel göründü

bir ayıbı örten şey ortadan kalktığı zaman gerçek ortaya çıkar.

21 görüntülenme

nerede çokluk, orada bokluk

birlikte iş yapmak üzere toplanan kişiler çok olursa her kafadan bir ses çıkar, anlaşmazlıklar belirir, iş yapmak güçleşir.

21 görüntülenme

nerede hareket, orada bereket

hareket olan yerde bolluk olur.

21 görüntülenme

nisan yağmuru; altın araba, gümüş tekerlek

nisan da yağan yağmur ürünleri bereketli kılar, çiftçiyi zengin eder.

21 görüntülenme

niyet hayır, akıbet hayır (selamet)

her girişilen işin niyeti önemlidir, iyi niyetle girişilen bir işin sonu doğal olarak hayırlı olur.

21 görüntülenme

zenginin malı züğürdün çenesini yorar

birinin zenginliğinden çok söz etmenin gereksizliğini, yersizliğini belirtmek için söylenen bir söz.

21 görüntülenme

tarlanın taşlısı, kızın saçlısı, öküzün (ineğin) başlısı

kadının saçlı olanı ile tarlanın taşlı olanı makbuldür.

21 görüntülenme

tarlayı koçan zapt etmez, saban zapt eder

elinizde tarlanın tapusunun olması o tarlaya sahip olduğunuzu göstermez, onu ekip biçebiliyorsanız asıl o zaman o tarla sizin demektir.

21 görüntülenme

her sakaldan bir tel çekseler köseye sakal olur

herkes biraz fedakârlık etse bir yoksul perişanlıktan kurtulur.

21 görüntülenme

her şeyin vakti var, horoz bile vaktinde öter

her şey zamanında yapılmalıdır.

21 görüntülenme

her taşın altına elini sokma, ya yılan çıkar, ya çıyan

sonunu düşünmeden sana zararı dokunma olasılığı bulunan davranışlarda bulunma.

21 görüntülenme

kel yanında kabak anılmaz

bir kişinin yanında, uzaktan da olsa onun kusurunu hatırlatabilecek sözler söylemekten çekinilmelidir.

21 görüntülenme

az veren candan, çok veren maldan

varlıklı olmayan kimsenin yardım veya armağan olarak az şey vermesi büyük fedakârlıktır, varlıklı kimsenin vereceği armağan ve yardımlar fedakârlık sayılmaz.

21 görüntülenme

her yerde okka dört yüz dirhem

konuşulan bir gerçeğin açıklığını ve tartışma götürmezliğini anlatmak için söylenen bir söz.

21 görüntülenme

az yiyen az uyur, çok yiyen güç uyur

kişi iyi uyuyabilmek için pek az da yememeli, pek çok da.

21 görüntülenme

aza sormuşlar: 'nereye?', 'çoğun yanına' demiş

küçük kazançların bile hep varlıklı kimselere düştüğü inancını belirten bir söz.

21 görüntülenme

kelin merhemi olsa başına sürer

kendi işini halledemeyen kişiden aynı durum için yardım alınamaz.

21 görüntülenme

azı bilmeyen çoğu hiç bilmez

küçük de olsa bir iyiliğin değerini bilmeyen, daha büyük iyiliklere layık değildir.

21 görüntülenme

her ziyan bir öğüttür

kişi, uğradığı her zarardan bir ders alır.

21 görüntülenme

tatsız aşa su neylesin, akılsız başa söz neylesin

işe yaramayan nesneyi küçük çabalarla bir şeye benzetmek boş olduğu gibi aptal kişiyi de sözle akıllandırmak imkânsızdır.

21 görüntülenme

kepenek altında er yatar

insanları giydiğine bakarak değerlendirmek yanlışlara yol açar, değerli kişiler de bazen eski giymiş olabilir.

21 görüntülenme

tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış

önemsiz kişi, önemli kişiye küsse önemli kişinin umurunda bile olmaz.

21 görüntülenme

elmayı çayıra, armudu bayıra

elma fidanını düz ve sulak yere, armut fidanını bayıra, su tutmayan yere dikmelidir.

21 görüntülenme

elmayı soy da ye, armudu say da ye

armut kabuğu soyularak elma da aşırı gidilmeden sayıyla yenilmelidir.

21 görüntülenme

emanet ata binen tez iner

ödünç alınmış araçlarla girişilen işler çok kez yürütülemez.

21 görüntülenme

çiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hak

kullar Tanrı’dan kendilerine gerekli olan şeyleri dilerler, bu dilekleri kabul edecek olan Tanrı’dır.

21 görüntülenme

tek kanatla kuş uçmaz

gereken koşullarla donanıp güçlenmeyen kişi amacına ulaşamaz.

21 görüntülenme

er kocar, gönül kocamaz

kişi ihtiyarlar ama gönlü taze kalır, sevgisi eksilmez.

21 görüntülenme

öküze boynuzu yük olmaz (ağır gelmez)

insan kendi yakınlarını ve kendi işlerini yük saymaz.

21 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

köşede bucakta kalmak

ilgisizlikten gözden uzakta bulunmak: Koca Sinan'ın en önemli yapısı bu durumda olursa köşede bucakta kalmış olanlara selam olsun!

109 görüntülenme

ana baba yavrusu

nazlı büyütülmüş çocuk.

109 görüntülenme

karakolluk olmak

kavga sonucu karakola gitmek zorunda kalmak: 'Sonra karakolluk olmaz mıyız?' -M. Ş. Esendal.

109 görüntülenme

ısrar etmek

1) bir konuda, bir düşüncede sürekli direnmek, ayak diremek: 'Siz benim usule bakın diye ısrar ediyordu.' -Ç. Altan. 2) çok istemek.

109 görüntülenme

delik eğirmek

argo hapse girmek, tutuklanmak.

109 görüntülenme

anadan doğmuşa dönmek (anadan yeni doğmuş gibi olmak)

1) dertsiz, tasasız bir duruma gelmek; 2) günahlardan arınmış duruma gelmek.

109 görüntülenme

üstündeki üstünde, başındaki başında

'üstündekinden başka hiçbir şey kalmadan' anlamında kullanılan bir söz: 'Karanfil, üstündeki üstünde, başındaki başında sokağa kovulmuş.' -Ö. Seyfettin.

109 görüntülenme

boynuz isterken kulaktan olmak

daha iyisini, mükemmelini ararken mevcut olanı yitirmek.

109 görüntülenme

mirasa konmak

bir kimseye önemlice bir kalıt kalmak: 'Bizimkiler okkalı bir mirasa konmuşlar da o hergelenin hakkını mı yemişler ne?' -H. Taner.

109 görüntülenme

yararı dokunmak

yararlı olmak, kâr sağlamak.

109 görüntülenme

anahtarı beline takmak

evde yönetimi ele almak.

109 görüntülenme

fatura etmek

faturalamak.

109 görüntülenme

akıl öğretmek

birine nasıl davranacağını göstermek, yol göstermek, akıl vermek: 'Sana ne oluyor? Akıl öğretecek sen mi kaldın?' -N. Hikmet.

109 görüntülenme

damgasını vurmak

biri hakkında kötü bir yargıya varmak: 'Fakat gel gör ki insana aşüfte yahut hırsız damgasını vurmak için bu kâfi değildir.' -H. E. Adıvar.

109 görüntülenme

doksan kapının ipini çekmek

içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

109 görüntülenme

papazlık etmek

ders vermek, ikna edici sözlerle kandırmak: 'Aldırma. Bana da papazlık etmeye kalktı ama ağzının payını verdim. Biz keyfimize bakalım.' -A. Gündüz.

109 görüntülenme

işe girmek

göreve, çalışmaya başlamak.

109 görüntülenme

ters yüz etmek

1) bir süre kullanılmış olan giysilerin içini dışına çevirmek; 2) mec. değiştirmek: 'Erkeklik, yiğitlik kavramının ters yüz edilmesi irdelenmedi.' -A. Ağaoğlu. 3) mec. işleri bozmak; 4) mec. şüpheli duruma sokmak.

109 görüntülenme

baş tacı etmek

çok sevmek ve saymak, el üstünde tutmak.

109 görüntülenme

(birinin) kafasını vurmak

esk. bir kimsenin kafasını kesmek.

109 görüntülenme

ketum olmak

sır saklamak, ağzı sıkı olmak: 'Sefirlerin az konuşması, ketum olması şarttır derler ya, laf!' -H. Taner.

109 görüntülenme

teselli etmek (vermek)

avutmak, avundurmak: 'Öyle ağlıyor ki ben de içimi çeke çeke onu teselli etmeye çalışıyorum.' -A. Ağaoğlu. 'Zehra Hanım, Tevfik'in ebesiydi ve onu çok severdi, arkasını sıvadı, teselli verdi.' -H. E. Adıvar.

109 görüntülenme

kafasına geçirmek

başına geçirmek.

109 görüntülenme

ziyan olmak

boşuna harcanmak, zarar görmek: 'Bu fennî ihmal yüzünden Hacer'in çocuğu ziyan oldu.' -N. Hikmet.

109 görüntülenme

akılda tutmak

unutmamak.

109 görüntülenme

danalar gibi bağırmak (böğürmek)

çok kuvvetle bağırmak, haykırmak.

109 görüntülenme

güneş açmak

güneş bulutlardan sıyrılıp görünmek: 'Batum'da yağmur kırk gün kırk gece yağsa da güneş bir açtı mı, çakıl taşı döşeli sokaklar saniyesinde kuruyuverir.' -N. Hikmet.

109 görüntülenme

ipi kırmak

hlk. savuşup gitmek.

109 görüntülenme

havasına uymak

1) bulunduğu çevre ve ortamı benimsemek; 2) birinin huyunu almak.

109 görüntülenme

üstüne basmak

1) yerinde bir düşünce ileri sürmek: 'Ne iyi söylediniz, dedi; ne iyi üstüne bastınız.' -F. R. Atay. 2) iyice belirtmek: Üstüne basa basa olmaz, dedi.

109 görüntülenme