En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma

insan hiçbir şeyi incelemeden, gözü kapalı biçimde almamalıdır.

21 görüntülenme

ölmüş koyun (eşek) kurttan korkmaz

her şeyini kaybetmiş olan kişinin düşmanına bir şey kaptırmaktan korkusu olmaz.

21 görüntülenme

terzinin işi kötü, ayıbını örten ütü

kişi, olumsuz yanlarını gizlemeyi bilir.

21 görüntülenme

ölü evinde ağlamasını, düğünevinde gülmesini bilmeli

insan içinde bulunduğu çevrenin durum ve koşullarına uygun biçimde davranmasını bilmelidir.

21 görüntülenme

erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer

kendini bir erkeğe beğendirmek isteyen kadın, ona güzel yemekler hazırlamalıdır.

21 görüntülenme

kızevi, naz evi

kız tarafı nazlı olur.

21 görüntülenme

kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya kaçar (varır) ya zurnacıya

evlenme çağındaki kızı büyükleri uyarmazlarsa uygun olmayan birisiyle evlenir.

21 görüntülenme

ölüm dirim (kalım) bizim için

insan nasıl olsa öleceğini düşünmeli, işlerini ona göre düzene koymalıdır.

21 görüntülenme

kimi köprü bulamaz geçmeye, kimi su bulamaz içmeye

insanların nasipleri arasındaki tutarsızlıkları belirten bir söz.

21 görüntülenme

bal olan yerde sinek de olur (bulunur)

güzel şeylerin çevresinde, ondan yararlanmak isteyen asalaklar dolaşır.

21 görüntülenme

kimin tavuğuna kış demişiz

yaptıklarımızla veya söylediklerimizle kimi rahatsız etmişiz.

21 görüntülenme

ölüme çare bulunmaz

ölüm dışında, çaresiz gibi görünen her güç işin bir çıkar yolu vardır.

21 görüntülenme

balcının var bal tası, oduncunun var baltası

her işin kendine özgü aracı vardır.

21 görüntülenme

kimine hay hay, kimine vay vay

dünyada kiminin talihi iyi, kiminin de kötü gider.

21 görüntülenme

ölümle öç alınmaz

düşmanların ölümünden sevinç duymak insanlığa yakışmaz.

21 görüntülenme

ölümü gören hastalığa razı olur

küçük bir zarara uğramayı kabul etmezse çok büyük bir zarara uğrayacağını anlayan kimse, bu küçük zarara katlanır.

21 görüntülenme

kimse kimsenin çukurunu doldurmaz

kimse kimsenin yerine ölemez.

21 görüntülenme

balık baştan kokar

bir işte aksaklık başta olanlardan kaynaklanır.

21 görüntülenme

balık demiş ki 'etimi yiyen doymasın, avımı yapan gülmesin (onmasın)'

balık çok lezzetlidir etine doyum olmaz ama balık avcıları hep geçim darlığı içindedir.

21 görüntülenme

kimsenin ahı kimsede kalmaz

zulüm görenin ahı, zulmedene hayretmez.

21 görüntülenme

balın âlâsı (tazesi) oğlun tazesinden

ana baba için en tatlı şey, çocuklarıdır.

21 görüntülenme

balta değmedik ağaç olmaz

zarar görmeyen, başına felaket gelmeyen kimse yoktur.

21 görüntülenme

öpülecek el ısırılmaz

saygı gösterilmesi gereken kimse incitilmemelidir.

21 görüntülenme

kişiyi nasıl bilirsin, kendin gibi

kişi herkesin kendisi gibi olduğunu sanır.

21 görüntülenme

baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir

kullanılan, işe yarayan değersiz şey, saklanan ve kullanılmayan çok değerli şeyden daha iyidir.

21 görüntülenme

palamut çok biterse, kış erken olur

kimi olaylar onu izleyecek olayların da habercisidir.

21 görüntülenme

tüccar züğürtleyince eski defterleri karıştırır

1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.

21 görüntülenme

baskısız yongayı yel alır; sahipsiz tarlayı sel alır

kontrol altında bulundurulmayan veya gereği gibi korunmayan gençler kötü yollara sürüklenebilirler.

21 görüntülenme

para ile imanın kimde olduğu bilinmez

kimin ne kadar parası bulunduğunu, kimin ne kadar Tanrı’ya yakın olduğunu kimse bilemez.

21 görüntülenme

para isteme benden, buz gibi soğurum senden

kişi, kendisinden para isteyen kimseden uzak durmak ister.

21 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

boyu devrilsin (devrilesi)

'ölsün' anlamında kullanılan bir ilenme sözü.

109 görüntülenme

sepet havası çalmak

argo 1) işinden çıkarmak, sepetlemek: 'Patrona kalsa sepet havasını çoktan çalardı.' -M. Ş. Esendal. 2) yanından uzaklaştırmak, gitmesini sağlamak.

109 görüntülenme

misk gibi

mis gibi.

109 görüntülenme

eteğinden el çekmek

1) etliye sütlüye karışmamak; 2) birini tacizden vazgeçmek.

109 görüntülenme

dokuz yorgan eskitmek (paralamak)

çok uzun yaşamak.

109 görüntülenme

göbeği çıkmak

şişmanlamak: 'Benim oğlanın göbeği çıkıyormuş da biraz, her sabah koşu yapıyor, dedi.' -N. Hikmet.

109 görüntülenme

güneş çavmak

hlk. güneş yayılmak, güneş doğmak.

109 görüntülenme

cihat açmak

savaş için çağrı yapmak.

109 görüntülenme

faydasını görmek

1) yarar sağlamak: 'Faydasını gördüğümüz ve faydasını görürsek tekrar etmemizi doktor tavsiye ettiği için reçeteyi yine aldım ele.' -N. Hikmet. 2) kâr elde etmek.

109 görüntülenme

göbeği sokakta kesilmiş

evde durmayıp hep sokaklarda gezen, sürtük.

109 görüntülenme

sırtını dönmek

sırt çevirmek.

109 görüntülenme

işitmezliğe getirmek (işitmezlikten gelmek)

işitmemiş, duymamış gibi davranmak, aldırmamak.

109 görüntülenme

karar vermek

bir sorunu karara bağlamak, kararlaştırmak: 'Sonunda bu su tenekelerini civardaki evine kadar taşımaya karar verdi.' -İ. H. Baltacıoğlu.

109 görüntülenme

moral vermek

bir kimsenin ruhsal direnme gücünü artırmak, cesaretlendirmek, yüreklendirmek.

109 görüntülenme

yardımına koşmak

güç duruma düşene istekle yardım etmek.

109 görüntülenme

fayrap etmek

1) ocağın ateşini harlandırmak; 2) argo herhangi bir işi veya şeyi hızlandırmak: Beleş rakıyı bulunca fayrap etti. 3) argo açmak, çıkarmak: Pencereleri fayrap etti. Gömleği fayrap etti.

109 görüntülenme

üstüne koymak

katmak, eklemek.

109 görüntülenme

başa vermek

hlk. değiş tokuş yaparken üste bazı şeyler vermek.

109 görüntülenme

bir baştan (uçtan) bir başa (uca)

bir yerin bir sınırından öbür sınırına kadar.

109 görüntülenme

takat getirmek

dayanmak, katlanmak.

109 görüntülenme

soyunup dökünmek

sokak giysilerini çıkarıp ev içinde kullandığı rahat kılığını giymek.

109 görüntülenme

takati kalmamak (kesilmek)

gücü azalmak, bitmek: 'Sonra, artık takati kesilmiş gibi kendini bıraktı.' -R. N. Güntekin.

109 görüntülenme

iyilik görmek

maddi, manevi yardım görmek.

109 görüntülenme

göğsü kabarmak

övünç duymak, kıvanmak, iftihar etmek: 'Onu sapasağlam görünce göğsüm kabardı oğul.' -S. F. Abasıyanık.

109 görüntülenme

ayağına gelmek

1) alçak gönüllülük göstererek birinin yanına gelmek; 2) emek çekilmeden elde edilmek: Kısmet ayağına geldi.

109 görüntülenme

iç açmak

gönle ferahlık vermek, gönlü ferahlatmak.

109 görüntülenme

takatsizlik duymak

güçsüz ve kuvvetsiz kaldığını anlamak: 'Yere uzanmak isteyecek kadar vücudunda takatsizlik duyuyordu.' -P. Safa.

109 görüntülenme

sözü edilmek

1) adı anılmak, bahsedilmek; 2) önemli sayılmak: 'Kendim askerlikte sözü edilir bir hizmet görmüş değilim.' -B. Felek.

109 görüntülenme

dolma yutmak

argo kanıp aldanmak.

109 görüntülenme

kefil göstermek

bir iş için gerekli olan kefili bulmak.

109 görüntülenme