En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

para parayı çeker

elde para bulunursa onunla yeni paralar kazanılır.

21 görüntülenme

nerede bu bolluk

bu işi yapmak sanıldığı kadar kolay değil, imkânlar sınırlı.

21 görüntülenme

para peşin, kırmızı meşin

her işin karşılığı anında ödenmelidir.

21 görüntülenme

ucuzdur vardır illeti, pahalıdır vardır hikmeti

ucuz şeylerin ucuzluğuna tamah etmemeli, pahalı şeylerin de pahalılığından korkulmamalıdır.

21 görüntülenme

öküz, yem bitince çifte gideceğini bilir

çalışmanın önemini kavramak için aç kalmak gerekmez.

21 görüntülenme

paran gitti mi diye sormazlar, işin bitti mi diye sorarlar

yapmak istediğin işi yapabildinse bu uğurda harcadığın paralara acıma çünkü para istediğin şeyi yapmak içindir.

21 görüntülenme

iki kardeş savaşmış, ebleh buna inanmış

iki kardeş arasındaki anlaşmazlık geçicidir, bu durumu gerçek ve sürekli sanmak saflıktır.

21 görüntülenme

baş yastığı baş derdini bilmez

insanın derdi içindedir, en yakını bile onu anlamaz.

21 görüntülenme

eşek kulağı kesilmekle küheylan olmaz

aslında niteliksiz olan bir şeye ne yapılsa değişmez.

21 görüntülenme

usta maymun kamçı istemez

işini iyi bilen kişiye zorlama gerekmez.

21 görüntülenme

koyma akıl, akıl olmaz

hep başkalarının verdiği akılla hareket eden kimse, bir yere kadar başarılı olur, daha sonra ne yapacağını bilemez.

21 görüntülenme

utananın oğlu kızı olmamış

bir şeyi elde etmek için çalışmalı, tembel tembel oturmamalıdır.

21 görüntülenme

perşembenin gelişi çarşambadan bellidir

bir işin sonunun nasıl olacağı şimdiki gidişinden belli olur.

21 görüntülenme

utanma pazar, mideyi bozar

taraflar birbirine ne denli yakın da olsalar bir alışverişte açıkça konuşup anlaşmaları gerekir, 'ayıp olur' kaygısıyla başta değinilmeyen konular yüzünden sonradan araya soğukluk, kırgınlık girer.

21 görüntülenme

baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla

bir kişi, kendine denk ve uygun olan kişiyle arkadaş olmalıdır.

21 görüntülenme

köpeğin ahmağı baklavadan pay umar

aptal kişi, eline geçme olasılığı bulunmayan bir nimeti bekler.

21 görüntülenme

pilavdan dönenin kaşığı kırılsın

yararlı bir şeyi elde etmek için sonuna kadar uğraşılmalı, direnilmelidir.

21 görüntülenme

üşenenin oğlu kızı olmamış

bir şeyi elde etmek için çalışmalı, tembel tembel oturmamalıdır.

21 görüntülenme

köpekle yatan pire ile kalkar

uygunsuz kişilerle ilişkide bulunanın sonu kötü olur.

21 görüntülenme

üşüntü köpekler mandayı paralar

birlikten güç doğar.

21 görüntülenme

bekârlık sultanlık(tır)

evlenmeden tek başına yaşamak daha iyidir.

21 görüntülenme

köpeksiz köy bulmuş da çomaksız (değneksiz) geziyor

kendisine engel olacak, karşı çıkacak kimse olmadığı için istediği gibi davranıyor.

21 görüntülenme

köprüden (köprüyü) geçinceye kadar ayıya dayı derler

kişi işini gördürünceye kadar yardım beklediği kimseyle iyi geçinir.

21 görüntülenme

rüzgâr esemeyince yaprak oynamaz (dal kımıldamaz)

her durumu meydana getiren bir etken vardır.

21 görüntülenme

üveye etme, özünde bulursun; geline etme, kızında bulursun

öz evladı bir gün öksüz kalırsa başkalarının ona kötü davranmasını istemeyen, üvey evladına kötü davranmamalıdır; kızına ileride gelin olarak gideceği yerde kötü davranılmasını istemeyen, kendi gelinine kötü davranmamalıdır.

21 görüntülenme

insan sözünden (ikrarından), hayvan yularından tutulur

yularından tutulan hayvan başka yöne sapamadığı gibi insan da söylediği sözün dışına çıkamaz.

21 görüntülenme

kör Allah'a nasıl bakarsa Allah da köre öyle bakar

kişi efendisine karşı bir nankörlük ederse o da onu korumaz.

21 görüntülenme

rüzgârlı havanın kuytusu, yağmurlu havanın uykusu

rüzgârlı havada kuytu bir yer, yağmurlu bir havada da uyku tercih edilir.

21 görüntülenme

kör kuşun yuvasını Allah yapar

garip ve kimsesiz kişiye Tanrı yardım eder.

21 görüntülenme

kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur

bir kimse veya bir şey yok olduğunda değer kazanır.

21 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

takati kalmamak (kesilmek)

gücü azalmak, bitmek: 'Sonra, artık takati kesilmiş gibi kendini bıraktı.' -R. N. Güntekin.

109 görüntülenme

iyilik görmek

maddi, manevi yardım görmek.

109 görüntülenme

göğsü kabarmak

övünç duymak, kıvanmak, iftihar etmek: 'Onu sapasağlam görünce göğsüm kabardı oğul.' -S. F. Abasıyanık.

109 görüntülenme

ayağına gelmek

1) alçak gönüllülük göstererek birinin yanına gelmek; 2) emek çekilmeden elde edilmek: Kısmet ayağına geldi.

109 görüntülenme

iç açmak

gönle ferahlık vermek, gönlü ferahlatmak.

109 görüntülenme

takatsizlik duymak

güçsüz ve kuvvetsiz kaldığını anlamak: 'Yere uzanmak isteyecek kadar vücudunda takatsizlik duyuyordu.' -P. Safa.

109 görüntülenme

sözü edilmek

1) adı anılmak, bahsedilmek; 2) önemli sayılmak: 'Kendim askerlikte sözü edilir bir hizmet görmüş değilim.' -B. Felek.

109 görüntülenme

dolma yutmak

argo kanıp aldanmak.

109 görüntülenme

kefil göstermek

bir iş için gerekli olan kefili bulmak.

109 görüntülenme

olan (olup) biten

meydana gelen olaylar, ortaya çıkan durum veya oluşan her şey: 'Biraz da etrafında olup bitenlere dikkat etsen iyi edersin.' -A. M. Dranas. 'Uzun İhsan Efendi olan biteni çaresizlikle seyrediyordu.' -İ. O. Anar.

109 görüntülenme

sert çıkmak

aşırı biçimde karşı durmak.

109 görüntülenme

su katılmamış

kendine özgü olan durumu koruyan, başka bir etkiyle değişmemiş, bozulmamış olan: 'O bizim su katılmamış biricik münekkidimizdir.' -B. R. Eyuboğlu.

109 görüntülenme

anasının oğlu

her yönüyle annesine benzeyen erkek çocuğu.

109 görüntülenme

kıl olmak

birisi sinirine dokunmak.

109 görüntülenme

tıraşa tutmak

argo birini bıkkınlık verici uzun konuşmalarla oyalamak.

109 görüntülenme

güreş etmek (tutmak)

güreşmek: 'Daha bir hafta evvel koruda güreş ederek onu yere yıkmıştı.' -P. Safa.

109 görüntülenme

isabet oldu

'yerinde, tam isteğe uygun' anlamında kullanılan bir söz.

109 görüntülenme

üzerinde durmak

bir işe önem vermek, bir işle yakından, sürekli ilgilenmek: 'Klasik yazarlarımızın yapıtları üzerinde durmak, hepimiz için bir görev.' -S. İleri.

109 görüntülenme

dargın durmak

küskün durumda olmak: 'Bu olaydan sonra benimle aylarca dargın durdu.' -R. N. Güntekin.

109 görüntülenme

mahkemeye vermek

dava açmak.

109 görüntülenme

para yatırmak

gerektiğinde almak üzere bir yere para vermek.

109 görüntülenme

cümbüş yapmak

toplu olarak eğlenmek: 'Bir ziyafette cümbüş yapanları teker teker tokatlamış.' -A. Kabaklı.

109 görüntülenme

tırnak takmak

kötülük yapmak için bahane aramak: 'İş karıştırmak için de ilkin belediyeye tırnak takarlar.' -M. Ş. Esendal.

109 görüntülenme

yas tutmak

1) çok üzülmek, yasa bürünmek, matem tutmak: 'Sen gitmezsen Ankara'da yas tutmazlar, demek dilimin ucuna kadar gelmişken tuttum.' -M. Ş. Esendal. 2) duyulan acı ve üzüntüyü bazı davranışlarla belli etmek.

109 görüntülenme

ad vermek

adlandırmak.

109 görüntülenme

çağ atlamak

büyük ilerleme sağlamak.

109 görüntülenme

darmaduman olmak

karmakarışık bir duruma gelmek: 'Eskiler, genç hürriyet jandarmalarının aman vermez takipleri altında darmaduman olmuşlardı.' -Ö. Seyfettin.

109 görüntülenme

oldu olanlar

'hoş olmayan, kötü birtakım olaylar oldu' anlamında kullanılan bir söz: Bize oldu olanlar!

109 görüntülenme

parantez açmak

söz veya yazının içine, sözü edilen konu ile ilgili bir bölüm koymak. 2) mec. anlatılan konudan farklı bir şey söyleneceği zaman kullanılan bir söz: 'Şimdi burada yeni bir uzun parantez açmak ve bu dağ gezintisi hikâyesinden çok gerilere dönmek ihtiyacını duyuyorum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

109 görüntülenme

anlamına gelmek

bir anlam bildirmek.

109 görüntülenme