Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

paha biçilmez

değeri ölçülemeyecek kadar yüksek: 'Başında ağır ve paha biçilmez emsalsiz ve füsunlu bir taç gibi duruyordu.' -Ö. Seyfettin.

112

paha biçmek

değerini tahmin etmek veya belirlemek: 'Alınıp satılan eşyalar gibi ona paha biçmek akılsızlık olurdu.' -S. Ayverdi.

112

pahalıya gelmek

fiyatı çok yüksek olmak: 'Bizim için kara kumaş pahalıya geliyor olacak, ortaya daha çok ot sap tıkıştırılıyor.' -A. Ağaoğlu.

108

pahalıya patlamak (mal olmak, oturmak)

çok para, özveri, emek gerektirmek, kolay elde edilememek veya zarara, sıkıntıya yol açmak: 'Bir tecrübe geçirmek, sana müthiş pahalıya mal oldu.' -P. Safa. 'Bu gözü peklik, bu aşağılık anlaşma bana pahalıya patlayabilir.' -İ. Aral.

114

pahaya çıkmak

pahalanmak, pahalılaşmak.

40

pahaya geçmek

değerli bir şeymiş gibi esirgenmek.

43

pala çalmak (sallamak)

uğraşmak, didinmek, çabalamak: 'Üstelik gazetecilikte de yıllarca pala çaldı.' -M. Ş. Esendal.

111

pala çekmek

palayı belinden çıkarıp vurmak.

103

pala sürtmek

çabalamak, uğraşmak: 'Biz de az çok pala sürttük.' -M. A. Ersoy.

115

palamarı koparmak (çözmek)

argo kaçmak, sıvışmak: 'Bir kere palamarı çözmeye muvaffak olsa bir yere kapağı atmanın çaresini bulabilirdi.' -H. R. Gürpınar.

116

palan vurmak

palanı hayvanın sırtına koyup bağlamak.

40

palavra atmak (savurmak, sıkmak)

argo 1) abartarak konuşmak, büyük başarılardan söz etmek: 'Yalana yakın palavralar savurmaktan kendini alamayan Ragıp Bey, bu sefer tamamıyla masumdu.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) uydurma, asılsız bir söz veya haberi gerçekmiş gibi ortaya atmak.

122

paldımı aşmak

başaramayacağı bir işe girişmek.

36

palet vurmak

dipte yüzerken yükselme amacıyla paletlerle suyu dövmek: 'Tepti yeri, var gücüyle palet vurarak yükseldi, kaldırdı başını.' -Y. Koray.

106

palyaço gibi

gülünç olacak derecede acayip kılıklı.

113

pamuk atmak

yay ve tokmakla pamuğu ditmek.

52

pamuk gibi

1) çok yumuşak; 2) iyi huylu, munis.

43

pamuk ipliğiyle bağlı olmak

pamuk ipliğiyle bağlanmak.

47

pancar gibi olmak

yüzüne kan hücum edip çok kızarmak.

49

pancar kesilmek

pancar gibi olmak.

114

pandik atmak

elle sarkıntılık etmek.

119

pandik yemek

elle sarkıntılığa uğramak.

113

pandomim kopmak

izleyenler için eğlendirici bir kavga çıkmak.

106

paniğe kapılmak

çok korkmak: 'Kendisi ile birlikte gelemeyeceğini anlayınca tam bir paniğe kapıldı.' -N. Cumalı.

115

paniğe vermek

büyük bir dehşete düşürmek, çok korkutmak.

37

panik yaratmak

korku, dehşet uyandırmak.

108

papağan gibi ezberlemek

anlamını bilmeden ezberlemek.

46

papağan gibi tekrarlamak

peş peşe, art arda söylemek: 'Dört beş ay uğraşarak papağan gibi tekrarladığım ilk cümleleri duyan Fransızlar gülmeye başladılar.' -B. R. Eyuboğlu.

120

papara (paparasını) yemek

azar işitmek: 'Mebrure ... Nesrin'in paparasını yedikten sonra başını yere eğerek kuyruğunu sallayan büyük köpeği gördü.' -P. Safa.

114

papaz gibi

saçı, sakalı uzayıp birbirine karışmış (kimse).

118