En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

arsız neden arlanır, çul da giyer sallanır

arsız hiçbir şeyden utanmadığı için elbise diye çul da giyse salına salına gezer.

24 görüntülenme

ağası güçlü olanın, kulu suçlu olur

kuvvetli kimselerin suçları yanındakilere yüklenir.

24 görüntülenme

yaşı at pazarında sorarlar

akıllı olmanın yaşla ilgisi yoktur, bazı küçükler büyüklerden daha akıllı olabilir.

24 görüntülenme

sel gider kum kalır, kişi ettiğini bulur

geçici durumlara güvenmek doğru değildir.

24 görüntülenme

arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser

haksızlık veya kötülük yapacağı düşünülen kişi yerine bu konuda adı ön plana çıkan kişiler asıl haksızlığı ve kötülüğü yaparlar.

24 görüntülenme

yatan (hasta yatan) ölmez, eceli yeten ölür

hasta olan eceli gelmemişse ölmez; sapasağlam biri de eceli gelmişse sağlıklıyken ölüverir.

24 görüntülenme

ağılda oğlak doğsa ovada otu biter

Tanrı her yarattığının rızkını verir.

24 görüntülenme

arşın malı kantar ile satılmaz

bir nesne için kullanılan ölçü, niteliği ayrı olan başka bir nesne için kullanılamaz.

24 görüntülenme

bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır

bir şeyi herkes ister ancak onu bir kişi elde edebilir.

24 görüntülenme

sen ağa ben ağa, koyunları (inekleri) kim sağa?

herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?

24 görüntülenme

ağır çekmek

tartıda ağır gelmek.

24 görüntülenme

görgülü kuşlar gördüğünü işler, görmedik kuşlar ne görsün ki ne işler?

iyi eğitim alanlar aldıkları eğitimin gereğini yaparlar, iyi eğitim görmeyenler bir şey yapamazlar.

24 görüntülenme

kürk ile börk ile adam olunmaz

kılık kıyafet, değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz.

24 görüntülenme

sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede

herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?

24 görüntülenme

iyilik et kele, övünsün ele

bir kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt, onu herkesin övüneceği duruma getir.

24 görüntülenme

görmemişin oğlu olmuş (çekmiş, çükünü koparmış)

görgüsüz kimse ummadığı bir şeyi elde ettiğinde ne yapacağını şaşırır.

24 görüntülenme

kış kışlığını, kuş kuşluğunu gösterir

her olay, her varlık özelliğini belli eder.

24 görüntülenme

ağır gelmek

1) gücüne gitmek, onuruna dokunmak: 'Bu vazife bana çok ağır geliyor.' -N. F. Kısakürek. 2) yapılması güç gelmek.

24 görüntülenme

aslan yatağından (yattığı yerden) bellidir (belli olur)

bir kimsenin oturduğu yerin durumu, onun kişiliğini belli eder.

24 görüntülenme

kadı anlatışa göre fetva verir

haksız kişi, olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa dinleyen ona hak verir.

24 görüntülenme

sen zot ben zot, ata kim vere ot

herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?

24 görüntülenme

görünen köy kılavuz istemez

ne kadar gizlense de gerçekler ortadadır.

24 görüntülenme

senden devletliye ortak olma

iki insan arasındaki beraberliğin sağlıklı yürüyebilmesi, anlaşma koşullarının her iki taraf için de eşit olmasıyla sağlanır, bu denge kurulamazsa yönetim güçlü olan tarafa geçer, hep onun dediği olur.

24 görüntülenme

ağır kayba uğramak

maddi ve manevi büyük zarar görmek.

24 görüntülenme

aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur

güzel şey, iyi gereç kullanılarak meydana gelir, bundan da iş yapana övünme payı çıkar.

24 görüntülenme

yazın başı pişenin, kışın aşı pişer

1) yazın güneş altında çalışan, ailesinin kışlık ihtiyacını kazanır; 2) gençliğinde çok çalışıp varlık edinen hastalığında veya ihtiyarlığında rahat eder.

24 görüntülenme

kalaylı bakır küflenmez

temizliğini herkesin bildiği kişi ve iş lekelenemez.

24 görüntülenme

yazın çalışan, kışın gülüşür

yazın çalışan kışın rahat eder.

24 görüntülenme

kalbi yıkmak kolay, yapmak zordur

insanları kırmak ve üzmek, mutlu etmekten daha kolaydır.

24 görüntülenme

sev seni seveni, hâk ile yeksan ise; sevme seni sevmeyeni, Mısır'a sultan ise

toplumdaki yeri ne düzeyde olursa olsun, sevgi gördüğün kişiye sen de sevgiyle karşılık ver; birisi sana içinde sevgi taşımıyorsa o kişi kim olursa olsun ondan uzak dur.

24 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

hayatı kaymak

her işi ters gitmek, mahvolmak.

91 görüntülenme

dile vermek

gizli tutulması gereken bir şeyi açığa vurmak, duyurmak, yaymak.

91 görüntülenme

gönlüne dokunmak

üzülmek, rahatsızlık duymak: 'Onun kenar mahallelerde sürüklenen çıplak ayakları benim gönlüme dokunuyor.' -O. S. Orhon.

91 görüntülenme

kırağı düşmek (yağmak)

kırağı oluşmak.

91 görüntülenme

yüreği hop etmek (hoplamak veya oynamak)

birdenbire korkup heyecanlanmak: 'Ansızın geldin, dedi, yüreğim oynadı.' -M. Ş. Esendal.

91 görüntülenme

beton gibi

1) çok sağlam, dayanıklı, sert; 2) güçlü: 'Yere hem tüy gibi hafif hem de beton gibi sağlam basabilmek.' -H. Taner.

91 görüntülenme

başına bir hâl gelmek

1) kötü bir duruma uğramak; 2) ölüm ihtimali olmak.

91 görüntülenme

(birini, bir şeyi) adam etmek

1) eğitmek, yetiştirmek, topluma yararlı duruma getirmek; 2) bir yeri düzene sokmak; 3) işe yarar duruma getirmek.

91 görüntülenme

iş açmak

uğraştırıcı, gereksiz bir durumun ortaya çıkmasına sebep olmak.

91 görüntülenme

burnundan düşen bin parça olmak

çok asık suratlı olmak.

91 görüntülenme

elini ayağını öpeyim

'çok yalvarırım' anlamında kullanılan bir söz.

91 görüntülenme

elini çabuk tutmak

gerekli önlemi zamanında almak: 'Aman elinizi çabuk tutun, yılanın başı küçükken ezilmeli.' -Y. Kemal.

91 görüntülenme

(birini) el üstünde tutmak

bir kimseye çok saygı ve sevgi göstermek: 'Ama azdır sanatçılara saygı gösterenler, onları el üstünde tutmak isteyenler.' -S. Birsel.

91 görüntülenme

araları limoni olmak

aralarında hafif bir kırgınlık olmak.

91 görüntülenme

sabahı zor etmek

bir türlü sabah olmamak: 'İstediği şeyler gelinceye kadar, sevinç ve sabırsızlık içinde sabahları zor ediyordu.' -Halikarnas Balıkçısı.

91 görüntülenme

aklını kullanmak

iyice düşünüp taşınarak hareket etmek: 'Hayatta güçlü olacaksın, parasız kalmayacaksın, aklını kullanacaksın.' -Ü. Dökmen.

91 görüntülenme

(birini) içine sokacağı gelmek

birini çok sevmek.

91 görüntülenme

müsaade etmek (buyurmak)

1) izin vermek: 'Hiçbir şey söylemesine müsaade etmedim, gayet haşin, çok sert davrandım.' -E. İ. Benice. 2) geçiş için yol vermek, yol açmak; 3) elverişli, uygun olmak.

91 görüntülenme

elmas gibi

çok iyi, çok değerli: Elmas gibi kalbi var. Elmas gibi bir çocuk.

91 görüntülenme

başını bağlamak

1) başına örtü vb. bağlamak; 2) birini nişanlamak veya evlendirmek.

91 görüntülenme

(birinin) sırtından (para) kazanmak

para kazanmak için birini kullanmak: 'Benim bu marifetimi bilmeyenlerle bahse girip sırtımdan para kazanan açıkgözler bile oldu.' -H. Taner.

91 görüntülenme

(bir işin) alayında olmak

1) işi önem vermeyerek yapmak; 2) işi şaka konusu yapmak.

91 görüntülenme

(birini) koynuna almak

1) biriyle beraber yatmak; 2) biriyle sevişmek için yatmak.

91 görüntülenme

dur durak (dur dinlen veya dur otur) yok

durup dinlenmeden sürekli çalışmayı anlatan bir söz: 'Gayri bana dur durak yok... Muhasebe müdürü ... çalışmamdan hoşnut değilmiş.' -T. Dursun K.

91 görüntülenme

hah şöyle

ha şöyle: Hah şöyle, biraz kendini göster!

91 görüntülenme

(bir şey) el değiştirmek

bir şeyin kullanımı veya mülkiyeti bir kimseden başka bir kimseye geçmek.

91 görüntülenme

fırsattan istifade etmek

ele geçirilen imkân veya durumdan en iyi biçimde yararlanmak.

91 görüntülenme

elinden iyi iş gelmek

becerikli, hünerli olmak.

91 görüntülenme

şaha kalkmak

1) at ön ayaklarını yerden kesip arka ayakları üstünde durmak, şahlanmak: 'Aydınlıktan huylanan atlar şaha kalkarak deli gibi dörtnala ileri atılıyorlardı.' -Ö. Seyfettin. 2) mec. taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek.

91 görüntülenme

(bir yer bir olaya) sahne olmak

bir yerde bir olay geçmek.

91 görüntülenme