En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

bir varmış bir yokmuş

masal gibi geçip gitmiş, artık hayal olmuş.

30 görüntülenme

aşını, eşini, işini bil

sağlık ve mutluluk içinde yaşamak isteyen kişi, yiyeceğine dikkat etmeli, arkadaşını iyi seçmeli ve bir iş sahibi olmalıdır.

30 görüntülenme

aşk olmayınca meşk olmaz

güçlü bir istek olmayınca hiçbir şey elde edilemez.

30 görüntülenme

sokma akıl sekiz adım gider

hep başkalarının verdiği akılla hareket eden kimse, bir yere kadar başarılı olur, daha sonra ne yapacağını bilemez.

30 görüntülenme

yerine düşmeyen gelin yerine yerine, boyuna düşmeyen esvap sürüne sürüne eskir

kendine uygun bir evlilik yapamayan kız yerine yerine helak olur, boya göre dikilmemiş elbise de yerde sürünerek yıpranır gider.

30 görüntülenme

dört göz bir evlat için

anne ve babanın bütün emek ve didinmesi evlat içindir.

30 görüntülenme

dumansız baca olmaz, kahırsız koca olmaz

dumanı olmayan baca olamayacağı gibi karısına sıkıntı vermeyen koca da olmaz.

30 görüntülenme

borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir

yoksulluk ve sıkıntı içinde olup da bey adı taşımaktansa borçsuz ve sıkıntısız bir çoban olmak daha iyidir.

30 görüntülenme

mescite gerek olan meyhaneye haramdır

insanın kendisine gerekli olan bir şeyi yabancıya vermesi doğru değildir.

30 görüntülenme

boş torba ile at tutulmaz

çıkar veya karşılık gösterilmeden bir kimse bir yere bağlanmaz.

30 görüntülenme

ağlama duvarına dönmek

herkesin şikâyetini, derdini dinler duruma gelmek.

30 görüntülenme

boşa kodum dolmadı, doluya kodum almadı

içinden çıkılmayan güç bir durum karşısında söylenen bir söz.

30 görüntülenme

dünya tükenir, yalan tükenmez

dünyada çok sayıda yalancı vardır, bunları huylarından vazgeçirmek de imkânsızdır.

30 görüntülenme

karından kardeş yakın

insanın kendi yararı her şeyden önemlidir.

30 görüntülenme

düş uykudan sonra olur (gelir)

bir işin temeli gerçekleşmedikçe ayrıntılarına sıra gelmez.

30 görüntülenme

düşmanın karınca ise de hor bakma

düşmanın ne kadar güçsüz olursa olsun dikkat et, uyanık ol.

30 görüntülenme

düşmez kalkmaz bir Allah

insanların talihsizliklere uğraması olağandır.

30 görüntülenme

ağzı açık (bir karış açık) kalmak

çok şaşırmak, şaşakalmak: 'Başımı kaldırıp yukarı bakınca şaşkınlıktan ağzım açık kalıyor.' -A. Ümit.

30 görüntülenme

ağzı çiriş çanağına dönmek

ağzı kuruyup acılaşmak.

30 görüntülenme

ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden belli olur

bir kişinin tutum ve davranışları, o kişide birtakım eksiklikler bulunduğunu gösterir.

30 görüntülenme

ağzı kilitlenmek

konuşamaz duruma gelmek: 'Fakat yalnız kaldıkları vakit ağzı kilitlendi ve tek gözü de Gülizar'ı görmez oldu.' -N. Hikmet.

30 görüntülenme

avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar

öyle kadınlar vardır ki bir aileye düzen verir, mutluluk getirir; öyle kadınlar da vardır ki ailenin düzenini, mutluluğunu bozarlar.

30 görüntülenme

ağzı köpürmek

çok öfkelenmek: 'Âdeta saldırdı üstüme ağzı köpürmüş, çirkin bayan.' -N. Hikmet.

30 görüntülenme

ağzı kulaklarına varmak

çok sevinmek: 'Çocuklarıma beni misal gösterdiğini, ağzım kulaklarıma vararak öteden beriden işitiyordum.' -R. N. Güntekin.

30 görüntülenme

ay aydın, hesap belli

anlaşılmayacak bir şey yok, hesap ortada, açık.

30 görüntülenme

ağzı laf (lakırtı) yapmak

1) kolay konuşma yeteneği olmak; 2) inandırıcı söz söyleme yeteneği olmak: 'Çok şükür, ağzı laf yapandan çok, eli işe yatkın aydınlara muhtaç olduğumuzu, anlar gibiyiz.' -A. İlhan.

30 görüntülenme

candan ahbap, kandan şarap olmaz

kandan şarap yapılamayacağı gibi hiç kimse de tam anlamıyla içten, fedakâr dost olamaz.

30 görüntülenme

ağzına almak

1) yemek, içmek; 2) söylemek: 'Bir daha millet kelimesini ağzına alırsan dilini koparırım, anladın mı?' -R. H. Karay.

30 görüntülenme

ağzına bir kemik atmak

birini küçük bir çıkarla susturmak.

30 görüntülenme

el eliyle yılan tutan, yarısını yalan tutar

kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

30 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

elinden kurtulmak

birinden kaçmayı başarmak: 'Birtakım bahanelerle elimden kurtulacağını mı sanıyorsun?' -A. M. Dranas.

118 görüntülenme

kıran girmek

1) kısa bir zaman içinde çok sayıda ölmek: Bu yıl sığırlara kıran girdi. 2) bir şey bulunmaz olmak.

118 görüntülenme

oluruna bakmak

bir işin yapılabilirliğini araştırmak, yapmaya çalışmak.

118 görüntülenme

gönül avlamak

huyunu suyunu yakından bilerek olumlu davranışta bulunmak, tavlamak: 'İstanbul'un yetiştirdiği mizaçtan anlar, gönül avlamasını bilir dalkavuklardan biriydi.' -A. Ş. Hisar.

118 görüntülenme

vakit öldürmek

zamanı yararsız, gereksiz işlerle veya iş yapmadan geçirmek: 'Fakat sandal sahibi olur olmaz zaten yarı keyif, yarı kazanç için vakit öldürdüğü balıkçılık sanatında karar kılmıştı.' -S. F. Abasıyanık.

118 görüntülenme

(içinde) at koşturmak

bir alanda çok geniş olduğu için alabildiğine rahat hareket edebilmek: 'Büyüklerin, içinde at koştur diye tarif ettikleri taşlık ve sofaları vardı.' -R. N. Güntekin.

118 görüntülenme

yatırım yapmak

1) gelir amacıyla bir işe para yatırmak; 2) mec. ileride bir çıkar veya kazanç sağlamak için önceden ortam hazırlamak.

118 görüntülenme

iş başa düşmek

kendi işini kendi görme zorunda kalmak.

118 görüntülenme

karşılık vermek

1) küçük büyüğüne karşı gelmek; 2) cevap vermek, yanıt vermek: 'Haşarı oğlan bu ağzı bozuk kadına şöyle karşılık veriyordu.' -O. C. Kaygılı.

118 görüntülenme

vareste tutmak (kılmak)

bir şeyi yapıp yapmamakta özgür bırakmak.

118 görüntülenme

aralarındaki buzları eritmek

kırgınlığı, küslüğü ortadan kaldırmak: 'Kerim ve karısı Necla aralarındaki buzları eritmek amacıyla otele gelmişlerdir.' -İ. Aral.

118 görüntülenme

duman attırmak

argo kötü duruma düşürmek, geride bırakmak, birini yıldırmak: 'Ama yerine göre karşısına dikilenlere de duman attırır.' -R. N. Güntekin.

118 görüntülenme

arası (araları) açılmak (açık olmak, bozulmak)

arkadaşlıkları sarsılmak, arkadaşlık bağları kopmak, birbirine darılmak: 'O ara garajcı ile de araları açıldığından tiyatroculuk oyununu bırakıp dergicilik oyununa geçtiler.' -H. Taner.

118 görüntülenme

(birinin) sırtından (para) kazanmak

para kazanmak için birini kullanmak: 'Benim bu marifetimi bilmeyenlerle bahse girip sırtımdan para kazanan açıkgözler bile oldu.' -H. Taner.

118 görüntülenme

içtikleri su ayrı gitmemek

sıkı fıkı dost, arkadaş olmak: 'İçtikleri su ayrı gitmez, her derdini onunla paylaşırdı.' -H. Topuz.

118 görüntülenme

elinden iyi iş gelmek

becerikli, hünerli olmak.

118 görüntülenme

afura tafura gelmemek

1) çalım satmadan hoşlanmamak; 2) böyle bir davranışa karşı tepki göstermek.

118 görüntülenme

(bir şey için) birebir gelmek

etkisini hemen ve kesin olarak göstermek: 'Şeftali suyu ile yapılacak gargaranın sonradan olma kekemeliğe birebir geleceğini söyler.' -S. Birsel.

118 görüntülenme

içine kurt düşmek

kendisine zararı dokunacak bir durum meydana geleceğinden kuşkulanmak: 'Kız geçen cuma, pazardan geç geldiğinden beri esasen içine kurt düşmüştü.' -H. E. Adıvar.

118 görüntülenme

(bir işte) methali olmak

bir işe karışmış bulunmak, bir işte parmağı olmak.

118 görüntülenme

ensesinde boza pişirmek

1) ısıtmak, kızgın duruma getirmek: 'Güneş, bütün gün enselerinde boza pişirmiş, vücutlarının teri mintanlarının üstüne çıkmıştı.' -H. Taner. 2) birini çok üzmek, tedirgin etmek: 'İhtiyarlık kepaze şey... Şimdi çocuk evde ensemde boza pişiriyor.' -R. N. Güntekin. 3) birini bir işi yapıp bitirmesi için sürekli sıkıştırmak.

118 görüntülenme

eşek derisi gibi

1) derisi çok kalın; 2) mec. duygusu az, duygusuz.

118 görüntülenme

feleğin çemberinden geçmek

hayatta acı tatlı günler görmüş geçirmiş olmak, olgunlaşmış, deneyim kazanmış olmak: 'Oyuna bir de kalender, feleğin çemberinden geçmiş ihtiyar komiser koyacaksınız.' -H. Taner.

118 görüntülenme

gönül indirmek

kendisine yakıştıramadığı bir şeye razı olmak: 'Oysa o oturmamıştı bile sofraya, bir fincan çay içmeye gönül indirmemişti.' -İ. Aral.

118 görüntülenme

göze diken olmak

göze batmak.

118 görüntülenme

çıkmaz ayın son çarşambası

şaka işin hiçbir zaman yapılmayacağını anlatan bir söz.

118 görüntülenme

gözleri dönmek

aşırı ateşten veya can çekişirken gözlerin renkli bölümü kapakların altında kalarak görünmemek.

118 görüntülenme

omuz vermek

1) omzuyla dayanmak; 2) mec. destek olmak: 'Bu, insanı yanlış yollara itelese de bir çıkış noktası bulunmasına omuz verebilir.' -S. Birsel.

118 görüntülenme

freni patlamak (tutmamak)

1) fren, görevini yapmamak; 2) mec. bir iş denetimden çıkmak.

118 görüntülenme

birbirine girmek

1) karışmak; 2) iplik vb. dolaşmak, çözülmeyecek duruma gelmek; 3) mec. kavga etmek, dövüşmek: 'Bunun için sabır, sükûnet, soğukkanlılık gerek hâlbuki biz birbirimize giriyoruz.' -H. R. Gürpınar.

118 görüntülenme