En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

adaylığını koymak

bir iş veya göreve seçilmek için kendini ileri sürmek: 'Bankacılardan birkaçının kurgularıyla belediye başkanlığına adaylığını koymuştu.' -M. Ş. Esendal.

32 görüntülenme

an iti, kap sopayı

saldırgan biriyle karşılaşma olasılığı varsa kendini korumaya hazırlıklı ol.

32 görüntülenme

ana ile kız, helva ile koz

anne ile kız, koz helvasının içindeki cevizle helva gibidirler, birbirlerinden kesinlikle ayrılmazlar.

32 görüntülenme

afiyet (afiyet şeker) olsun

'yarasın, ağız tadıyla yensin'' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü.

32 görüntülenme

ağaçtan maşa, abdaldan paşa olmaz

yeteneksiz, beceriksiz kimse önemli işlerde kullanılamaz.

32 görüntülenme

iyi iş altı ayda çıkar

doğru dürüst yapılması istenen iş uzun zaman ister.

31 görüntülenme

bir göz ağlarken öbür göz gülmez

keder veya sıkıntı varken dostlar, akrabalar eğlenmemelidir.

31 görüntülenme

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur

Sağlıklı düşünebilmek ve verimli çalışabilmek için önce bedenen sağlıklı olmak gerekir.

31 görüntülenme

ağılda oğlak doğsa ovada otu biter

Tanrı her yarattığının rızkını verir.

31 görüntülenme

artık mal göz çıkarmaz

ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur.

31 görüntülenme

selden gelen suya gider

kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar.

31 görüntülenme

kaçan balık büyük olur

elden kaçırılan fırsat gözde büyütülür.

31 görüntülenme

ağır çekmek

tartıda ağır gelmek.

31 görüntülenme

ağır kayba uğramak

maddi ve manevi büyük zarar görmek.

31 görüntülenme

âşığa Bağdat sorulmaz

bir şeye çok istekli olan kimse, o şeyi elde etmedeki zorlukları hiçe sayar.

31 görüntülenme

latife latif gerek

şaka yaparken bile incelikten ayrılmamak gerek.

31 görüntülenme

aşure yemeye giden kaşığını cebinde taşır

bir işten yararlanmak isteyen gerekli araçları hazırlamalıdır.

31 görüntülenme

sinek küçüktür ama mide bulandırır

önemsiz, küçük gibi görünen bir şey kötü ve olumsuz bir izlenim yaratır.

31 görüntülenme

şaşı, çakır demektense kör de, kurtul

üstü kapalı laflar etme, açık konuş, ne diyeceksen de.

31 görüntülenme

ağzı sulanmak

1) imrenmek; 2) yeme, içme isteği artmak.

31 görüntülenme

ağzına burnuna bulaştırmak

bir işi beceremeyip berbat etmek, bozmak.

31 görüntülenme

el ile gelen düğün bayram

herkese birden gelen sıkıntı ve felakete katlanmak, yalnızca bir kişiye gelene katlanmaktan daha kolaydır.

31 görüntülenme

el mi yaman bey mi yaman? el yaman!

baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.

31 görüntülenme

akıl (göz) var, izan (mantık, yakın) var

1) herhangi bir şey bilgiye ve mantığa dayalı olarak yapılmalıdır; 2) her şey ortadadır.

31 görüntülenme

açın imanı olmaz

aç olan kimseden her türlü kötülük beklenebilir.

31 görüntülenme

al aslan tutar, güç sıçan tutmaz

bir kimse zekâsını kullanarak kendisinden güçlü olan yaratığı yenebilir ancak gücünü kullanarak kendisinden daha güçsüz ama zeki olan bir yaratığın üstesinden gelemez.

31 görüntülenme

ağzını koklamak

niyetini ve durumunu öğrenmek istemek.

31 görüntülenme

ağzının tadını bilmek

1) güzel yemeklerden anlamak; 2) her şeyin güzelini, iyisini bilmek, anlamak: 'Demek sen artık ağzının tadını bilmiyorsun! Demek senin hiçbir zevkin kalmamış!' -A. Ş. Hisar.

31 görüntülenme

ıslanmışın yağmurdan korkusu olmaz

daha önce bir zarara uğramış kimse, kendisine aynı zararı verecek şeyden korkmaz.

31 görüntülenme

adama benzemek (dönmek)

1) giyim kuşamıyla, davranışlarıyla insana yakışır bir biçim almak: 'Bak gördün mü, isteyince adama dönüyorsun.' -E. Işınsu. 2) beğenilir duruma gelmek: Şimdiki belediye başkanı sayesinde şehir adama benzedi.

31 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

yol gitmek

yolda ilerlemek.

119 görüntülenme

süt ineği gibi sağmak

birinden kendi çıkarı için daima aşırı ölçülerde yarar sağlamak için uğraşmak.

119 görüntülenme

hazırlıksız yakalanmak

ani gelişen bir olayla beklenmedik bir biçimde karşılaşmak: 'Hazırlıksız yakalandığım için bir an ne yanıt vereceğimi bilememiştim.' -A. Ümit.

119 görüntülenme

içli dışlı olmak

karşılıklı olarak candan ve içten davranmak, teklifsiz görüşmek: 'Toprakla insan hiçbir edebiyatta böylesine içli dışlı değildir.' -C. Meriç.

119 görüntülenme

katakulli okumak

yalan söylemek, palavra atmak: 'Her seferki gelişinde bu katakulliyi okursun fakat sözün ardı hep boşa çıkar.' -H. R. Gürpınar.

119 görüntülenme

(bir işin) alayında olmak

1) işi önem vermeyerek yapmak; 2) işi şaka konusu yapmak.

119 görüntülenme

(birini) koynuna almak

1) biriyle beraber yatmak; 2) biriyle sevişmek için yatmak.

119 görüntülenme

başını dik tutmak

onurunu korumak.

119 görüntülenme

durumdan ders çıkarmak

içinde bulunulan şartları değerlendirerek yanlış adım atmamak.

119 görüntülenme

yön vermek

yeni bir biçim, yeni bir düzen vermek: 'Ama unutmayalım ki tecessüslerimize yön veren ihtiyaçlarımızdır.' -C. Meriç.

119 görüntülenme

(birinin) şapkasını giymek (taşımak)

kendi kimliğinin veya düşüncelerinin dışında başka birinin kimliğini geçici olarak taşımak veya onun düşünceleriyle ortaya çıkmak.

119 görüntülenme

büyükle büyük, küçükle küçük olmak

her yaş ve durumdaki kişilere karşı dostça, arkadaşça davranmak.

119 görüntülenme

katır kuyruğu gibi kalmak

bir işte ilerlemeden kalmak.

119 görüntülenme

elleri (ellerin) dert görmesin

'ellerine sağlık' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü: 'Havluyu geri aldığı zaman, oh rahatladım, ellerin dert görmesin, dediği duyulurdu.' -N. Cumalı.

119 görüntülenme

duyum almak

bir konu hakkında haber almak, bilgi edinmek.

119 görüntülenme

oya gibi

ince, güzel, zarif: 'Kadın fevkalade nazik ve güzel, çocuklar oya gibi idiler.' -S. F. Abasıyanık.

119 görüntülenme

görmediğe (görmemişe) dönmek

1) tam bir sağlığa kavuşmak; 2) başından geçmemiş gibi olmak: 'Bir saniye içinde hasret ve firkati hiç görmemişe dönersiniz.' -R. N. Güntekin.

119 görüntülenme

gözleri fıldır fıldır olmak

telaşlı bir biçimde bakmak: 'Pipo içer, gözleri yüzünde iki ateş böceği gibi fıldır fıldırdır.' -N. Hikmet.

119 görüntülenme

zabıt tutmak

tutanak düzenlemek: 'Şimdi bir zabıt daha tutsam görev başında memura hakaretten, sülaleni yakarım senin.' -Ç. Altan.

119 görüntülenme

(bir şey birinin) zıddı olmak

bir şey birini tedirgin etmek, hoşuna gitmemek.

119 görüntülenme

işin rengi değişmek

konu başka biçimde gelişmek, öncekinden farklı davranmaya başlamak: 'O zaman işin rengi değişir, asık yüzünün morluğu uçup giderdi.' -O. Kemal.

119 görüntülenme

hırsından çatlamak

öfkeyle birlikte aşırı derecede kıskanmak: 'Ben kısa yazamıyorum öykülerimi diye hırsımdan çatlıyorum.' -N. Meriç.

119 görüntülenme

dil uzatmak

bir kimse veya bir şey için kötü söylemek: 'Başka ulusların kabahatleri ne olursa olsun, dost ve düşman bize nasıl dil uzatırlarsa uzatsın...' -T. Halman.

119 görüntülenme

(bir şeyde) gözü olmamak

1) bir şeye sahip olmayı istememek; 2) heves beslememek, fazla önem vermemek: 'Giyinip kuşanmakta, gezip tozmakta gözüm yok.' -R. N. Güntekin.

119 görüntülenme

barut gibi

1) öfkeli, huysuz, sert, aksi (kimse): 'Hocamız barut gibi sert bir adam.' -H. R. Gürpınar. 2) pek ekşi; 3) acı.

118 görüntülenme

kafa atmak

kavga sırasında karşıdakinin yüzüne, sert ve şiddetli bir biçimde kafayla vurmak.

118 görüntülenme

kozasına çekilmek

çevreyle ilişkisini kesmek, hiçbir şeye karışmamak: 'Hiçbir tarakta bezim kalmadı, ipek böceği gibi kozama çekilmiş, kendi hâlimde, politikaya bulaşmadan yaşıyorum.' -A. İlhan.

118 görüntülenme

(bir şeye, kimseye) yazık etmek

boş yere zarar vermek: Kumaşa yazık etti. Çocuğa yazık ettiniz.

118 görüntülenme

incir çekirdeği doldurmamak

çok az veya çok önemsiz olmak: 'İncir çekirdeği doldurmayan konularda bir araba lakırtı söylerler.' -N. Uygur.

118 görüntülenme

gül gibi bakmak

1) geçimini para sıkıntısı olmadan sağlamak; 2) iyi, temiz bakmak: Çocuğuna gül gibi bakıyor.

118 görüntülenme