En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

adam değilim

'herhangi bir durumun gerçekleşmemesi durumunda, kendisinin insan sayılamayacağı' anlamında kullanılan bir söz.

26 görüntülenme

an iti, kap sopayı

saldırgan biriyle karşılaşma olasılığı varsa kendini korumaya hazırlıklı ol.

26 görüntülenme

afura tafura gelmemek

1) çalım satmadan hoşlanmamak; 2) böyle bir davranışa karşı tepki göstermek.

26 görüntülenme

bir ağızdan çıkıp (çıkan) bin dile (ağza) yayılır

ortaya atılan bir söz çok çabuk yayılır.

26 görüntülenme

yaşı at pazarında sorarlar

akıllı olmanın yaşla ilgisi yoktur, bazı küçükler büyüklerden daha akıllı olabilir.

25 görüntülenme

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur

Sağlıklı düşünebilmek ve verimli çalışabilmek için önce bedenen sağlıklı olmak gerekir.

25 görüntülenme

kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz

hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez.

25 görüntülenme

bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır

bir şeyi herkes ister ancak onu bir kişi elde edebilir.

25 görüntülenme

Erken kalkan yol alır

Bir işe ne kadar erken başlanırsa, o kadar çabuk ve iyi sonuç alınır.

25 görüntülenme

görgülü kuşlar gördüğünü işler, görmedik kuşlar ne görsün ki ne işler?

iyi eğitim alanlar aldıkları eğitimin gereğini yaparlar, iyi eğitim görmeyenler bir şey yapamazlar.

25 görüntülenme

kürk ile börk ile adam olunmaz

kılık kıyafet, değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz.

25 görüntülenme

ağır gelmek

1) gücüne gitmek, onuruna dokunmak: 'Bu vazife bana çok ağır geliyor.' -N. F. Kısakürek. 2) yapılması güç gelmek.

25 görüntülenme

kadı anlatışa göre fetva verir

haksız kişi, olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa dinleyen ona hak verir.

25 görüntülenme

görünen köy kılavuz istemez

ne kadar gizlense de gerçekler ortadadır.

25 görüntülenme

ağır ol!

1) 'ciddi, ağırbaşlı, soğukkanlı, sabırlı ol!' anlamında kullanılan bir söz; 2) 'acele etme, yavaş ol!' anlamında kullanılan bir söz.

25 görüntülenme

âşığa Bağdat uzak (ırak) değil (gelmez)

bir şeyi elde etmek için aşırı istekli olan kimseye, bu uğurda katlanacağı fedakârlıklar güç gelmez.

25 görüntülenme

sev seni seveni, hâk ile yeksan ise; sevme seni sevmeyeni, Mısır'a sultan ise

toplumdaki yeri ne düzeyde olursa olsun, sevgi gördüğün kişiye sen de sevgiyle karşılık ver; birisi sana içinde sevgi taşımıyorsa o kişi kim olursa olsun ondan uzak dur.

25 görüntülenme

âşığın gözü kördür

kendisini aşka kaptıran kimse, sevgilisinin kusurlarını görmediği gibi çevresinde olup bitenlerle de ilgilenmez.

25 görüntülenme

doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar

doğru olmakla birlikte başkalarının işine gelmeyen sözleri söyleyenlerin sevilmediğini anlatan bir söz.

25 görüntülenme

at arıklıkla, yiğit gariplikle

zayıf ve garipken kişiliklerini yitirmeyip görevlerini başarı ile yapanlar üstün niteliklerini o zaman belli etmiş olurlar.

25 görüntülenme

borç ödenir, kira ödenmez

kiracı olmaktansa, borca girip ev sahibi olmak daha iyidir.

25 görüntülenme

borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır

borç zamanında ödenmezse borçluluk duygusu gevşer, hastalık uzun süreli olursa ölüme yol açar.

25 görüntülenme

borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir

yoksulluk ve sıkıntı içinde olup da bey adı taşımaktansa borçsuz ve sıkıntısız bir çoban olmak daha iyidir.

25 görüntülenme

kardeş kardeşin ne öldüğünü ister, ne onduğunu

kardeş, kardeşe zarar gelmesini istemez ama onun kendisinden üstün durumda olmasını da kıskanır.

25 görüntülenme

candan ahbap, kandan şarap olmaz

kandan şarap yapılamayacağı gibi hiç kimse de tam anlamıyla içten, fedakâr dost olamaz.

25 görüntülenme

el için kuyu kazan, evvela kendisi düşer

başkasına tuzak hazırlayan kimse, bu tuzağa ondan önce kendisi düşer.

25 görüntülenme

el için yanma nâra, yak çubuğunu bak keyfine

başkalarının derdini kendine sorun yapıp da kendi rahatını ve düzenini bozma.

25 görüntülenme

çalma elin kapısını, çalarlar kapını

kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.

25 görüntülenme

açıklar livası olmak

alay işsiz ve kazançsız kalmak.

25 görüntülenme

eli boşa 'ağa uyur' derler; eli doluya 'ağa buyur' derler

armağansız gelen kişiye yüz verilmez, armağanla gelen kişi ise güler yüzle ve saygı ile karşılanır.

25 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

ağzı açık (bir karış açık) kalmak

çok şaşırmak, şaşakalmak: 'Başımı kaldırıp yukarı bakınca şaşkınlıktan ağzım açık kalıyor.' -A. Ümit.

92 görüntülenme

birbirine girmek

1) karışmak; 2) iplik vb. dolaşmak, çözülmeyecek duruma gelmek; 3) mec. kavga etmek, dövüşmek: 'Bunun için sabır, sükûnet, soğukkanlılık gerek hâlbuki biz birbirimize giriyoruz.' -H. R. Gürpınar.

92 görüntülenme

(bir şey birinin) zihnini bulandırmak

kuşkuya düşürmek.

92 görüntülenme

(birine) işi düşmek

birinin yardımına gereksinim duymak: 'Ara sıra işim düşerek kalem odasına girdikçe ona nazik ve kibar bir arkadaş muamelesi ediyordum.' -R. N. Güntekin.

92 görüntülenme

(bir şeyden) el ayak (etek) çekmek

uzaklaşmak, kaybolmak: 'Tarzının, yönteminin piyasadan el ayak çekmek zorunda kalacağını açık seçik kavrıyorsunuz.' -S. İleri. 'Bazı meddahlar da Karagöz oynatmış, şahbaz, hayalbaz veya hayalî isimleriyle yaşadıktan sonra temaşa hayatımızdan el etek çekmişlerdir.' -S. Ayverdi.

92 görüntülenme

kesenize bereket

maddi katkısı görülen bir kimseye 'çok kazan, kazancın bol olsun' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü.

92 görüntülenme

gem vurmak

1) hayvanın ağzına gem takmak; 2) mec. her türlü taşkınlığı, isteği, hevesi vb.ni engellemek: 'Senin bütün emellerin, azgın kalbinden korktuğun, ona gem vurmak istediğin içindir.' -P. Safa.

92 görüntülenme

altın leğene kan kusmak

varlık içinde hastalık veya sıkıntı çekerek yaşamak.

92 görüntülenme

(bir şeye) haciz koymak

borçlunun malına el koymak: 'Ya parayı verirsiniz ya da haciz korum.' -B. Felek.

91 görüntülenme

(bir şeye, kimseye) yazık etmek

boş yere zarar vermek: Kumaşa yazık etti. Çocuğa yazık ettiniz.

91 görüntülenme

falakaya çekmek (yatırmak veya vurmak veya yıkmak)

falakaya bağlayarak dövmek.

91 görüntülenme

(birinin) gırtlağına sarılmak

peşini bırakmamak, musallat olmak: 'Şimdiye kadar bana iki paralık faydan dokundu mu ki her gün alacaklı gibi gırtlağıma sarılıyorsun!' -R. N. Güntekin.

91 görüntülenme

dişten tırnaktan artırmak

dişinden tırnağından artırmak: 'Sabah akşam nerde, kimin tarlasında iş varsa gittik, dişten tırnaktan artırdık, zorla üç beş kuruş sahibi olduk.' -N. Cumalı.

91 görüntülenme

karagöz oynatmak

komik bir durum yaratmak.

91 görüntülenme

ilgisini kesmek

bir kimse veya şeyle bütün bağlarını koparmak, ilişkisi kalmamak, alakayı kesmek: 'Çocuğu babasına bırakıp kendisi erkekle ilgisini keser ve familyasının yanına döner.' -F. R. Atay.

91 görüntülenme

bin can ile

çok isteyerek, gönülden.

91 görüntülenme

akıl danışmak

bir konuda birinin görüşünü sormak: 'O cinayeti işlemeden evvel gelip bize akıl mı danıştın?' -P. Safa.

91 görüntülenme

tadını almak

bir şeyin güzelliğini bilir olmak, zevkine varmak.

91 görüntülenme

gibi olmak

bir duruma, bir duyguya yaklaşmak: 'Sorum üzerine biraz çekinir gibi oluyor.' -A. Ümit.

91 görüntülenme

binbir ayak bir ayak üstüne

'herkesin ayakta olduğu kalabalık' anlamında kullanılan bir söz.

91 görüntülenme

boş ol (olsun)

esk. erkeğin karısını boşamak için söylediği söz: 'Boş ol deyince karılarının pılı pırtı toplayıp gitmesini hayalliyorlar.' -C. Uçuk.

91 görüntülenme

tepesi üstü

başı yere gelmek üzere, tepetakla.

91 görüntülenme

(bir şeyi) gözü gibi sakınmak (saklamak veya esirgemek)

bir şeye aşırı ilgi göstermek, önemle bakıp korumak: 'Doğru, hakları vardı, koskoca sandalıyla da beraber gömemezdiler ama çok sevdiği, gözü gibi esirgediği ağlarıyla gömebilirlerdi.' -S. F. Abasıyanık.

91 görüntülenme

papaz uçurmak

argo içkili eğlence düzenlemek: 'Bu gece beş, on para çıkarırsan izinli gecemde papaz uçururuz.' -K. Tahir.

91 görüntülenme

havadan nem kapmak

en küçük bir şeyden alınmak, çok alıngan olmak: 'Burası, bir loca meydanı gibi, havadan nem kapmaya alışık bir çevreydi.' -A. N. Karacan.

91 görüntülenme

açığını kapamak (kapatmak)

1) eksiğinin veya küçük düşürücü durumunun anlaşılmamasını sağlamak; 2) eksiğini tamamlamak.

91 görüntülenme

ayağı (ayakları) dolaşmak

yürürken telaştan ayakları birbirine takılmak.

91 görüntülenme

(bir şeyi) hesaptan düşmek

hesaptan, borçtan, alacaktan indirmek, çıkarmak.

91 görüntülenme

açık kapı bırakmak

gereğinde, bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak.

91 görüntülenme

ciğerleri bayram etmek

1) her zamankinden daha iyi cins sigara içmek; 2) temiz havaya çıkmak.

91 görüntülenme