En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kuyruğa girmek

ayakta arka arkaya durulan diziye girmek: 'Ondan son-ra kuyruğa girenler, abdesthaneyi dörder dörder kullanmaya koyuldular.' -Halikarnas Balıkçısı.

99 görüntülenme

çenesini kapatmak

susturmak.

99 görüntülenme

taşralı kalmak

bir kimse taşrada edindiği görgü, örf ve âdetleri bırakmamak: 'Şehirli görünmek gururu kasaba kızının İstanbul'dan aldığı ilk kötü huy oldu; birkaç hafta geçince babasıyla anasının yeni hayata kendisi gibi uyamayacaklarını, taşralı kalacaklarını anlayınca hırçınlaştı.' -R. H. Karay.

99 görüntülenme

yüzü gözü açılmak

1) sıkılmaz, utanmaz bir duruma gelmek; 2) toplumsal ilişkiler kurmaya, çevresini, dünyayı tanımaya başlamak.

99 görüntülenme

dert olmak (kesilmek)

bir kimse veya olay sıkıntı vermek: 'Artık açıkça mahallenin başına dert olmaya başlamış.' -Y. N. Nayır. 'Nereden buraya gelmiş, âlemin başına dert kesilmişti.' -R. H. Karay.

99 görüntülenme

ihaleye çıkarılmak

eksiltmeye veya artırmaya çıkarılmak.

99 görüntülenme

kuyruk sallamak

yaltaklanmak: 'Gül gibi yavrusunu bırakıp da evlenecekmiş. Kuyruk sallaya sallaya oğlumu öldürttü.' -Y. Kemal.

99 görüntülenme

yüz sürmek

aşırı sevgi göstermek için yere eğilmek.

99 görüntülenme

mat olmak

1) satranç oyununda yenilmek; 2) bir tartışma sonunda veya benzeri bir durumda yenik düşmek.

99 görüntülenme

ere vermek

kızı evlendirmek: 'Ninesini, kardeşini beslemiş hatta kız kardeşini ere vermişti.' -H. E. Adıvar.

99 görüntülenme

sigorta atmak

bir arıza sonucu sigortada elektrik akımı kesilmek.

99 görüntülenme

tuttuğunu koparmak

becerikli olmak, giriştiği her işte başarı sağlamak.

99 görüntülenme

namusuna sinek kondurmamak

1) kollamak, gözetlemek; 2) namusuna, onuruna laf söylettirmemek.

99 görüntülenme

can beslemek

1) kaygısızca yiyip içip rahatına bakmak; 2) başkasının yiyeceğini, içeceğini sağlamak.

99 görüntülenme

(birini) yarı yolda bırakmak

yapılan yardımı sonuna kadar sürdürmemek.

99 görüntülenme

fiyasko vermek

bir girişim başarısızlıkla sonuçlanmak.

99 görüntülenme

ihrama girmek

hac görevini yerine getirmek üzere ihram giymek.

99 görüntülenme

dümeni kırmak

argo çekip gitmek, kaçmak, uzaklaşmak.

99 görüntülenme

(herhangi bir yılın) kurası olmak

ask. o yıl askerlik çağına girenlerden olmak.

99 görüntülenme

desteksiz atmak

abartılı konuşmak, yalan söylemek.

99 görüntülenme

peşine takılmak

ardından gitmek: 'Üftade Hanım'ın peşine takılmış olan şamatalı, gösterişli ve her yaştan, her cinsten bir kalabalık...' -H. E. Adıvar.

99 görüntülenme

destursuz atmak

kolay yalan söyleyebilmek, palavra atmak.

99 görüntülenme

göze çarpmak

dikkati üzerine çekmek: 'Evin nizamında Türk kadınlarının vakur zarafeti göze çarpar.' -O. S. Orhon.

99 görüntülenme

fiyat vermek

isteyeceği veya ödeyeceği fiyatı bildirmek: 'Ne fena fena bakar, ne de olmayacak bir fiyat verdiğim zaman homurdanır.' -S. F. Abasıyanık.

99 görüntülenme

silahaltına almak

askerlik görevine başlatmak.

99 görüntülenme

zehir kesilmek

1) çok acı ve yakıcı olmak; 2) mec. ortalık ümit, sıkıntılı bir durum olmak: 'İçimde elim bir boşluk, aşk ve hayat ortasında derin bir yalnızlık hissiyle bütün uykum acı ve zehir kesildi.' -H. C. Yalçın.

99 görüntülenme

hesaba katılmamak

göz önüne alınmamak: 'Gürültü de gürültü hani: Çalgının şamatası hesaba katılmasa seyircinin alkışı yeter!' -A. İlhan.

99 görüntülenme

oyun bağlamak

sp. güreşte rakibe bir oyun uygulayıp onu sonuçlandırmadan beklemek.

99 görüntülenme

(bir yere) temel kakmak

bulunduğu yerden kolay kolay ayrılacak gibi olmamak.

99 görüntülenme

eski ağza yeni taam

turfanda bir şey yenilirken söylenen söz.

99 görüntülenme