En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

başını derde sokmak

sıkıntılı bir duruma girmek veya getirilmek.

99 görüntülenme

treni kaçırmak

bir şeyi elde etme, bir işi gerçekleştirme fırsatını ve imkânını yitirmek.

99 görüntülenme

denize açılmak

kıyıdan çok uzaklaşmak: 'Denize açıldıktan beş on gün sonra iki ciddi fırtına ile karşılaştım.' -Halikarnas Balıkçısı.

99 görüntülenme

bir şey söylemek

1) konuşmak; 2) belirtmek, anlatmak, ifade etmek.

99 görüntülenme

yüz karası olmak

utanılacak bir durum ortaya çıkmak.

99 görüntülenme

arazi açmak

fundalık, koruluk, sazlık yerleri temizleyerek tarıma elverişli duruma getirmek.

99 görüntülenme

nafaka bağlanmak

yasaca, bakılması zorunlu olan kişiye mahkeme kararıyla evlat, koca gibi bir kimsenin, geçim parası vermesini sağlamak.

99 görüntülenme

viraj almak

virajı dönmek: 'Memur, geç işareti verince gaza bastı ve virajı umduğundan güzel aldı.' -H. Taner.

99 görüntülenme

tığ gibi

ince, zayıf, sağlam ve çevik (kimse): 'Böyle kibar, yakışıklı, tığ gibi kocayı rüyada görsen inanmazdın.' -S. M. Alus.

99 görüntülenme

eteğiyle mum söndürmek

uygun olmayan biçimde iş yapmak, sakar olmak, üstünkörü davranmak.

99 görüntülenme

ifrat tefritte kalmak (bulunmak)

herhangi bir konuda çok ileri gitmek veya geride kalmak.

99 görüntülenme

başını taştan taşa vurmak

çaresiz kalarak çok pişman olmak.

99 görüntülenme

çene yarıştırmak

karşılıklı gevezelik etmek, çok konuşmak: 'Çene yarıştırmak gelmiyordu içimden.' -O. Kemal.

99 görüntülenme

çene yormak

boşuna söyleyip durmak.

99 görüntülenme

el vermek

1) yardım etmek; 2) esk. tarikatlarda mürşit, bir müride, başkalarına yol gösterme izni vermek; 3) halk hekimliği ile uğraşan kimse bilgilerini bir başkasına öğretmek; 4) kâğıt oyunlarında elde olan veya olmayan sebeplerle oyun üstünlüğünü karşı tarafa bırakmak.

99 görüntülenme

saf bağlamak

sıralanmak, sıraya girmek.

99 görüntülenme

çenesi atmak

can çekişirken çenesi titremek: 'Hasta aksırır gibi bir ses çıkardı. Döndü, baktı; -Ne istiyor?... dedi, ağa cevap vermedi. Çenesi atıyordu.' -Ö. Seyfettin.

99 görüntülenme

yüreğini kemirmek

içini kemirmek, tedirgin olmak: 'Güzelliğine pek güvenen Zişan'ın yanında bu kadar zavallı kalışı yüreğini kemirip duruyor.' -H. R. Gürpınar.

99 görüntülenme

ne o?

ne var, ne oluyor?

99 görüntülenme

ardını bırakmamak

peşini bırakmamak.

99 görüntülenme

masrafı çekmek

bir iş için gereken parayı ödemek, gideri karşılamak.

99 görüntülenme

sıska olmak

1) karın boşluğuna su dolarak karnı şişmek; 2) aşırı zayıf olmak.

99 görüntülenme

başka işi yok mu?

'bu işe ne diye karışıyor, bu iş onu ilgilendirmez' anlamında kullanılan bir söz.

99 görüntülenme

ileri geçmek

1) öne geçmek; 2) üstün bir makama geçmek.

99 görüntülenme

kuyruğa girmek

ayakta arka arkaya durulan diziye girmek: 'Ondan son-ra kuyruğa girenler, abdesthaneyi dörder dörder kullanmaya koyuldular.' -Halikarnas Balıkçısı.

99 görüntülenme

çenesini kapatmak

susturmak.

99 görüntülenme

nefes tüketmek

uzun uzun ve boş konuşmak: 'Enişte istediği kadar nefes tüketsin, hepsi bir kulağımdan girer, öteki kulağımdan çıkar.' -S. M. Alus.

99 görüntülenme

taşralı kalmak

bir kimse taşrada edindiği görgü, örf ve âdetleri bırakmamak: 'Şehirli görünmek gururu kasaba kızının İstanbul'dan aldığı ilk kötü huy oldu; birkaç hafta geçince babasıyla anasının yeni hayata kendisi gibi uyamayacaklarını, taşralı kalacaklarını anlayınca hırçınlaştı.' -R. H. Karay.

99 görüntülenme

yüzü gözü açılmak

1) sıkılmaz, utanmaz bir duruma gelmek; 2) toplumsal ilişkiler kurmaya, çevresini, dünyayı tanımaya başlamak.

99 görüntülenme

dert olmak (kesilmek)

bir kimse veya olay sıkıntı vermek: 'Artık açıkça mahallenin başına dert olmaya başlamış.' -Y. N. Nayır. 'Nereden buraya gelmiş, âlemin başına dert kesilmişti.' -R. H. Karay.

99 görüntülenme