En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

tencerede pişirip kapağında yemek

geçinme konusunda var olanla yetinmek.

100 görüntülenme

cerre çıkmak

medreselerde okuyan softalar para ve erzak toplamak için belli aylarda köylere dağılıp imamlık veya müezzinlik yapmak: 'Padişahlardan birinin torunu çıkageldi, yarı ümmi bir adamla cerre çıkmıştı.' -R. H. Karay.

99 görüntülenme

ceza yemek

cezalandırılmak.

99 görüntülenme

zihnini toplamak

kendine gelmek, sağlıklı düşünmeye başlamak: 'Vehibe benden önce zihnini toplayarak cevap verdi.' -H. R. Gürpınar.

99 görüntülenme

minderden kaçmak

1) güreşte oyuna katılmamak; 2) güreşte oyun sırasında minderin dışına çıkmak.

99 görüntülenme

boynunda kalmak

bir sözü iletmediği veya birine ödenecek parayı ödemediği için üzerinde borç kalmak.

99 görüntülenme

semeri devirmek

eşek gibi kabaca yatmak.

99 görüntülenme

ipoteği çözmek (kaldırmak)

tutudan kurtarmak: 'Bu ipoteği çözmek sizin elinizde! Bir tek siz çözebilirsiniz onu!' -N. Eray.

99 görüntülenme

üstüne olmamak

daha üstü, iyisi bulunmamak: 'İngiliz gemisi üstüne gemi olmaz.' -M. Ş. Esendal.

99 görüntülenme

derdest etmek

yakalamak: 'Bu iddiayla yola çıktılar mı Millî Kongre'yi basarlar, Esat Paşa'yı derdest ederler.' -A. İlhan.

99 görüntülenme

titreme gelmek

titremeye başlamak, titremeye tutulmak: 'Başına küçük bir ağrı, vücuduna hafif bir titreme geliyor.' -P. Safa.

99 görüntülenme

sucuğunu çıkarmak

1) yormak; 2) çok dövmek.

99 görüntülenme

israfa kaçmak

gereksiz yere aşırı harcamalarda bulunmak.

99 görüntülenme

pili bitmek

1) aşırı yaşlanmak: 'Seksenini aştıktan sonra da pili bittiği için doğal bir ölümle öldü.' -T. Uyar. 2) gücü kuvveti kesilmek.

99 görüntülenme

burnu Kafdağı'na çıkmak (varmak)

kibirlenmek, şımarmak, burnu büyümek: 'Nikâh ettirir ettirmez kadının burnu Kafdağı'na çıkmış.' -S. M. Alus.

99 görüntülenme

başına çıkarmak

şımartmak, çok yüz vermek.

99 görüntülenme

başına geçirmek

1) başına giymek: Şapkasını başına geçirdi. 2) bir şeyi öfke ile birisinin başına vurmak: Şimdi tencereyi başına geçiririm!

99 görüntülenme

tane tane söylemek (konuşmak)

acele etmeden, seslerin hakkını vererek herkesin anlayabileceği gibi konuşmak: 'Genç kadın ağır adımlarla eski yerine oturdu, tane tane söylemeye başladı.' -A. Gündüz.

99 görüntülenme

feryat koparmak

yüksek sesle bağırmak, haykırmak: 'Pencereden kopardığım feryadı pek geç işittiler.' -R. N. Güntekin.

99 görüntülenme

müjde koşturmak

bir muştuyu bir kimseye ivedilikle ulaştırmak.

99 görüntülenme

manasına gelmek

anlamına gelmek.

99 görüntülenme

kısa tutmak

1) bir şeyi gerektiği kadar uzun yapmamak. 2) bir konuyu geniş ve ayrıntılı bir biçimde vermemek: Başkan açılış konuşmasını kısa tuttu.

99 görüntülenme

bir bu eksikti

sıkıntılı bir durum varken bir yenisinin çıkması üzerine söylenen bir söz.

99 görüntülenme

sıkıya almak

1) hareketlerini sınırlamak veya önlemler almak: 'Seniha etrafını bu kadar sıkıya alan bu adamlardan hiç sıkılmıyor mu?' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) disiplin altına almak: Başkan son zamanlarda işleri sıkıya aldı.

99 görüntülenme

başında kavak yeli esmek

1) genç sorumluluk duygusundan uzak, zevk, eğlence peşinde koşmak: 'Kocası yaşlı diye genç bir kadının başında kavak yelleri estiğine hükmetmek lazım gelmez.' -R. H. Karay. 2) gerçekleşmeyecek şeyler düşünerek vakit geçirmek.

99 görüntülenme

şeker gibi

1) çok sevimli, güzel; 2) yumuşak huylu, yumuşak davranan: 'Doktor şeker gibi adam, ahbabım.' -N. Hikmet.

99 görüntülenme

(birini) işe koşmak

birine iş yaptırmak: 'Babama varıncaya kadar hepimizi işe koşuyor.' -R. N. Güntekin.

99 görüntülenme

duman altı olmak

esrar, sigara vb. içilen bir yerin havasından etkilenmek.

99 görüntülenme

tozunu almak (atmak, silkelemek, silkmek)

1) bir şeyi silerek tozdan temizlemek; 2) tkz. dövmek, hırpalamak.

99 görüntülenme

hafiflik etmek

yakışıksız bir davranışta bulunmak veya söz söylemek.

99 görüntülenme