En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

bal alacak çiçeği bilmek (bulmak)

çıkar sağlanabilecek yeri veya şeyi bilmek, bulmak.

100 görüntülenme

çorba gibi

1) pek sulu (yemek); 2) karmakarışık.

100 görüntülenme

nefes aldırmamak

dinlenmesine fırsat vermemek, aralık vermemek.

100 görüntülenme

(birinin, bir şeyin) akıbetine uğramak

birinin içinde bulunduğu kötü duruma benzer bir duruma düşmek: 'Ben Kristof Kolomb'un akıbetine uğramak istemiyorum.' -S. F. Abasıyanık.

100 görüntülenme

ilham etmek (vermek)

içe doğmasına sebep olmak, esindirmek: 'Osmanlı müverrihleri, acı tecrübelerin ilham ettiği bu insafsız hükümlere elbette ki itibar etmeyeceklerdi.' -C. Meriç.

100 görüntülenme

o yolun yolcusu

1) toplumun ahlak anlayışına göre kötü bir hayat sürdüren kimse; 2) sonunda ölecek olan kimse.

100 görüntülenme

(bir şeyde) hayır kalmamak

işe yarar durumu kalmamak, artık işe yaramaz olmak: 'Bir iki yıla varmaz, ne evden ne eşyadan hayır kalır.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

100 görüntülenme

sapına kadar

tam anlamıyla, bütünüyle: 'O sapına kadar askerdir; asker doğmuş, asker ölecektir.' -H. Taner.

100 görüntülenme

yalayıp geçmek

rüzgâr, dalga vb. sıyırarak, dokunarak hızla geçmek: 'Sarı gri gölge bu sefer duvarın üstüne düşmüş, orayı yalayıp geçiyor, yalayıp geçiyor.' -A. Ağaoğlu.

100 görüntülenme

(birinin) ciğerini sökmek

bir kimseyi çok büyük zararlara uğratmak.

100 görüntülenme

telefon etmek (açmak)

birini telefonla aramak ve bir şey söylemek: 'Siz gelmeyin, ben telefon eder, gelirim.' -A. H. Tanpınar.

100 görüntülenme

zararda olmak

1) alışverişte kâr elde edememek; 2) kötü duruma düşmek.

100 görüntülenme

temize çekmek

bir yazının karalamasını temiz olarak yazmak: 'Bizim yazarımız temize çektikten sonra romanı elinde dolaşır dururdu kapı kapı.' -N. Cumalı.

100 görüntülenme

yallah çekmek

kovmak.

100 görüntülenme

alnı açık yüzü ak

çekinecek hiçbir durumu veya ayıbı olmayan.

100 görüntülenme

diline sağlık

ağzına sağlık.

100 görüntülenme

çehre etmek

surat etmek: 'Bir şeyim yok, asabım bozuk diye cevap veriyor, çehre ediyordu.' -R. H. Karay.

100 görüntülenme

(birine) balta olmak

argo direnerek bir şey istemek, asılmak, musallat olmak: 'Yeryüzünde balta olacak bundan daha belalı bir adam olacağını tasavvur edemiyorum.' -E. İ. Benice.

100 görüntülenme

kopya vermek

sınavda sorulara cevap vermesi için bir kimseye gizlice yardımda bulunmak: 'Lisede de başkalarına kopya verirken yakalanır, ikmale kalırdın.' -N. Hikmet.

100 görüntülenme

ağzını koklamak

niyetini ve durumunu öğrenmek istemek.

100 görüntülenme

gelin yazmak

gelinin yüzünü değişik süs gereçleriyle bezemek.

100 görüntülenme

imana getirmek

1) Müslümanlığı kabul ettirmek; 2) istenilen biçimde davranmayı zorla kabul ettirmek: 'Müslüman olmadan varmayacağını anlayınca kırkyıllık kart gâvuru imana getirdi.' -H. E. Adıvar.

100 görüntülenme

kös dinlemek

türlü olaylar yaşadığı için bilgi ve deneyim sahibi olarak benzer veya daha basit olaylar karşısında aldırış etmemek: 'Politikacılar onun olumlu isteklerini kös dinler mi, dinlemezler mi o zaman görürüz.' -H. Taner.

100 görüntülenme

şundan bundan

belirsiz şeylerden.

100 görüntülenme

gözünü üstünden ayırmamak

sürekli denetim altında bulundurmak: 'Buna rağmen, bir şey yakalamak ümidiyle gözünü üstünden ayırmadığını hissediyordu.' -R. N. Güntekin.

100 görüntülenme

altı alay üstü kalay

içi, dışı gibi özenilmiş olmayan şeyler için söylenen bir söz.

100 görüntülenme

beynine vurmak

içki etkisiyle ne yaptığını bilemez duruma gelmek.

100 görüntülenme

ezbere anlatmak

okunan bir şeyi olduğu gibi, bozmadan anlatmak.

100 görüntülenme

temiz bir dayak atmak

adamakıllı dövmek.

100 görüntülenme

(birinin) ismini vermek

adını vermek.

100 görüntülenme