En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

afiş yutmak

yalana dolana kanmak: Geç baba, geç, artık afiş yutmuyoruz.

38 görüntülenme

gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz

kolay kolay onarılamayacağı için bir kimsenin özellikle de dostlarımızın gönlünü kırmamaya özen göstermeliyiz.

37 görüntülenme

ağır ol, batman gel

ağırbaşlı ol ki el üstünde tutulasın.

37 görüntülenme

ağız yaymak

açık ve dürüst konuşmaktan kaçınmak.

37 görüntülenme

açık vermek

1) geliri, giderini karşılamamak; 2) gizlenmek istenen bir olayı, bir düşünceyi veya durumu elde olmayarak ortaya koymak, açıklamak.

37 görüntülenme

açıklık kazanmak

bir konu aydınlanmak, anlaşılır duruma gelmek.

37 görüntülenme

açılan solar, ağlayan güler

hiçbir durum olduğu gibi kalmaz, gün gelir tersine döner.

37 görüntülenme

açın kursağına çörek dayanmaz

yoksulluk içinde bulunan kimsenin bir eksiği giderilse başka bir eksiği kendini gösterir.

37 görüntülenme

açlıktan nefesi kokmak

yoksulluk içinde bulunmak.

37 görüntülenme

açlıktan ölmeyecek kadar

çok az: Açlıktan ölmeyecek kadar yiyor.

37 görüntülenme

adam adama (gene, her zaman) gerek olur

insanların birbirlerine her zaman gereksinimleri olur.

37 görüntülenme

adam adamdan korkmaz, utanır

insanları ahlaklı davranmaya iten korku değil, küçük görülme duygusudur.

37 görüntülenme

adı olmak

gereksiz, yersiz ünü olmak.

37 görüntülenme

adı var

1) beklenilen, istenilen özelliklere sahip olmayan; 2) tercih edilecek özelliklere sahip.

37 görüntülenme

adımını attırmamak

1) rahat davranmasını engellemek amacıyla sürekli olarak denetim altında bulundurmak; 2) bir yere girmesine engel olmak.

37 görüntülenme

adımlarını açmak

yürürken hızlanmak.

37 görüntülenme

affa uğramak

bağışlanmak.

37 görüntülenme

affetmişsin

'hiç de öyle değil, yanılıyorsun' anlamında kullanılan bir söz: 'Yakın tarihe ait tefrikaların ezelî okuyucusu Başefendi, affetmişsin sen onu, dedi.' -H. Taner.

37 görüntülenme

ağacı kurt, insanı dert yer

kurt ağacı nasıl içten içe kemirirse dert de insanı içten içe yer bitirir.

37 görüntülenme

ekmek istemez su istemez

hiçbir masrafı yoktur.

36 görüntülenme

kuş vardır eti yenir, kuş vardır et yedirilir

öyle kişiler vardır ki acımadan en ağır işte kullanılır, öyle kişiler de vardır ki iş gördürmek şöyle dursun onlara hizmet edilir.

36 görüntülenme

ağır git ki yol alasın

bir işte başarılı olmak isteyen kimse, ağır ağır ama güvenilir adımlarla yürümelidir.

36 görüntülenme

ağır ol da molla desinler

ağırbaşlı davranan itibarlı olur.

36 görüntülenme

boş başak dik durur

bilgisiz olan üstün görünmek için kasılır.

36 görüntülenme

su içene yılan bile dokunmaz

düşman olsa bile su içen kimseye dokunulmamalıdır.

36 görüntülenme

ağlatan gülmez

başkalarına zulmeden kimsenin kötülüğü yerde kalmaz, kendisine döner, o da ağlar.

36 görüntülenme

ağrılardan göz ağrısı, her kişinin öz ağrısı

herkesi en çok ilgilendiren kendi derdidir.

36 görüntülenme

ağzı var dili yok

1) 'pek sessiz, kendi hâlinde' anlamında kullanılan bir söz: 'Benim gibi ağzı var dili yok bir kadınla ne zevkleniyorsunuz?' -B. Felek. 2) 'konuşamayan, derdini anlatamayan' anlamında kullanılan bir söz: 'Hey zavallı balık, diyor, ağzın var dilin yok.' -S. F. Abasıyanık.

36 görüntülenme

açık kapamak

bütçenin gider fazlasını, para sağlayarak ortadan kaldırmak.

36 görüntülenme

açtırma ağzımı

'kötü bir söz söylememe fırsat verme' anlamında kullanılan bir söz.

36 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

direksiyon kırmak

aracı istenilen yöne çevirebilmek için direksiyonu o yöne döndürmek.

122 görüntülenme

(bir şeyi) çorba etmek

karıştırmak.

122 görüntülenme

boynu kıldan ince olmak

haksız olduğu anlaşıldığında verilecek her türlü cezaya razı olmak: 'Eğer efendim, bir kelime yalanım varsa hükûmete karşı boynum kıldan incedir. Vurunuz.' -H. R. Gürpınar.

122 görüntülenme

(bir şeyi) imza etmek

imzalamak: 'Bir haftaya kalmayacak, bizim delegeler sulhu imza edecekler.' -Ö. Seyfettin.

122 görüntülenme

(bir şeyi) sağlam kazığa bağlamak

işin sonuçlanmasına engel olacak şeyleri ortadan kaldırmak, işin aksamadan yürümesini sağlayacak önlemleri almak.

122 görüntülenme

aklı çıkmak

sonucun kötü olacağını düşünerek korkuya kapılmak: Para harcayacak diye aklı çıkıyor.

122 görüntülenme

bir eli yağda bir eli balda (olmak)

varlık ve bolluk içinde (olmak): 'Onlara göre bir eli yağda bir eli balda olan babam için dünyalık hiç bir sıkıntı ve tasa olmamak lazımdı.' -K. Bilbaşar.

122 görüntülenme

ayak bağı olmak

bir yere gidilmesine veya bir işin yapılmasına engel olmak: Bu çocuk bana ayak bağı oluyor.

122 görüntülenme

bileğine güvenmek

gücüne veya hünerine güvenmek.

122 görüntülenme

sübut bulmak

tanıtlanmak, ispat edilmek: Suç sübut buldu.

122 görüntülenme

içi vık vık (fık fık, pır pır) etmek

sabırsızca, tedirgin davranmak.

122 görüntülenme

dünyaevine girmek

evlenmek: 'Yaşları daha genç görünüyor fakat buralarda yapılan ilk iş eli ekmek tutar tutmaz dünyaevine girmek olduğu için kim bilir kaç sene evvel evlendiler.' -R. N. Güntekin.

122 görüntülenme

(bir şey başka bir şeyi) mumla aratmak

daha kötü olan yeni bir şey, bir durum, bir kimse, pek iyi olmayan eskisini aratmak.

122 görüntülenme

(birine) diş geçirememek

gücü yetmemek: 'Anası cahil kadın... Delikanlı oğluna diş geçiremedi.' -R. N. Güntekin.

122 görüntülenme

(bir şey) iki baştan olmak

bir şey, her iki tarafın aynı şeyi istemesiyle, iyi niyetiyle gerçekleştirilebilmek: İyi geçim iki baştan olur.

122 görüntülenme

gözü yolda (yollarda) kalmak (olmak)

birinin gelmesini merak, istek veya özlemle beklemek.

122 görüntülenme

suyunu çekmek

1) yemek kaynayıp suyu kalmamak; 2) tkz. tükenmek: 'Paralar suyunu çekti. Fabrika da olduğu gibi Nihat'a geçti.' -N. F. Kısakürek.

122 görüntülenme

projeksiyon tutmak

bir konuyu aydınlatmak, açıklığa kavuşturmak.

122 görüntülenme

rahleitedrisinden geçmek

birinden eğitim almak.

121 görüntülenme

inan olsun

'bana inanınız' anlamında kullanılan bir söz: İnan olsun, ben bunu biliyordum.

121 görüntülenme

(birine) hak vermek

birinin düşüncesini, davasını, iddiasını doğru bulmak: 'Annem de ağzının içinde sessizce söylenmeye koyulduğunda ona da hak vermiyordum.' -A. Kutlu.

121 görüntülenme

yoluna baş koymak

bir amaca, bir gayeye yönelmek, bütün varlığıyla kendini vermek.

121 görüntülenme

zıp zıp zıplamak

çok sevinmek.

121 görüntülenme

dişten tırnaktan artırmak

dişinden tırnağından artırmak: 'Sabah akşam nerde, kimin tarlasında iş varsa gittik, dişten tırnaktan artırdık, zorla üç beş kuruş sahibi olduk.' -N. Cumalı.

121 görüntülenme

gülüp oynamak (söylemek)

neşeli, sevinçli, keyifli, güzel vakit geçirmek.

121 görüntülenme

(bir şeyi) anlata anlata bitirememek

beğenilen bir şeyden çok söz etmek.

121 görüntülenme

dizi (dizinin) dibinden ayrılmamak

yanından hiç gitmemek, ayrılmamak: 'Bir nişanlısı var ki hiçbir iş görmez, evden dışarı çıkmaz, kızın dizi dibinden ayrılmaz.' -M. Ş. Esendal.

121 görüntülenme

karagöz oynatmak

komik bir durum yaratmak.

121 görüntülenme

gibi olmak

bir duruma, bir duyguya yaklaşmak: 'Sorum üzerine biraz çekinir gibi oluyor.' -A. Ümit.

121 görüntülenme

pof diye

pof sesi çıkararak: Yastık pof diye yere düştü. Balon pof diye söndü.

121 görüntülenme