En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

başından büyük işlere girişmek (kalkışmak)

gücünün üstünde olan işlere kalkışmak.

109 görüntülenme

kurşun atmak

1) silahla mermi atmak: 'Yarın, öbür gün Arap çeteleri ile sarılacaksınız, Peygamberin yeşil kubbesine kurşun atacaklar.' -F. R. Atay. 2) mec. düşmanlık etmek.

109 görüntülenme

saç ağartmak

saç sakal ağartmak.

109 görüntülenme

vaziyet almak

1) belli bir durum veya davranış biçimini benimsemek, tavır almak, tavır takınmak: 'İşgalden sonra Rumların bize karşı nasıl bir vaziyet aldıklarını da pekâlâ biliyorduk.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) karşı çıkmak.

109 görüntülenme

demir almak

den. 1) gemi yola çıkmak için çıpasını denizden çekmek, gitmeye hazırlanmak: 'Artık demir almak günü gelmişse zamandan / Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan' -Y. K. Beyatlı. 2) mec. ölmek, çekip gitmek.

109 görüntülenme

dut yemiş bülbüle dönmek

neşe ve konuşkanlığını yitirmek, susmak: 'Sabahtan akşama kadar durmadan söyleyen geveze Çalıkuşu, dut yemiş bülbüle dönmüştü.' -R. N. Güntekin.

109 görüntülenme

(birinin) postuna oturmak

bir başkasının makamına geçmek.

109 görüntülenme

kaşıkla yedirip sapıyla (gözünü) çıkartmak

yaptığı bir iyiliği hiçe indirecek kötülükte bulunmak.

109 görüntülenme

ortaklık kurmak

şirket, kumpanya açmak veya çalıştırmak: 'Eğer bugün hepimiz bu işe karar verir ve bir ortaklık kurarsak bu gazete çıkar.' -S. Birsel.

109 görüntülenme

saç sakal birbirine karışmak

saçı sakalı uzamak, bakımsız görünmek.

109 görüntülenme

kaşını gözünü eğmek

kızgın bir durumdayken kaş çatmak.

109 görüntülenme

arapsaçına dönmek

işler çok karışıp çözümlenmesi güç bir duruma gelmek.

109 görüntülenme

deneme tahtasına çevirmek

bir şey üzerinde bilgisizce tedavi, onarım vb. işler yapmak.

109 görüntülenme

sır tutmak (saklamak)

bir sırrı açığa vurmamak, başkasına söylememek.

109 görüntülenme

vecde kapılmak

coşmak, kendinden geçmek: 'Eski konakların mutfağını anlatırken bir tapınağı tasvir eder gibi vecde kapılır.' -H. Taner.

109 görüntülenme

affını dilemek (istemek)

bir iş veya görevi yerine getiremeyeceğini nezaketle bildirmek.

109 görüntülenme

aklının köşesinden geçmemek

hiçbir zaman düşünmemek: 'Rahmetliyi suçlamak aklımın köşesinden geçmez.' -H. Taner.

109 görüntülenme

sıra dayağı çekmek

birden çok kişiyi teker teker ve birbirinin ardı sıra dövmek.

109 görüntülenme

bir tek atmak

bir kadeh içki içmek: 'Canım şurada bir tek atalım, serinleriz, konuşuruz, dediler.' -R. H. Karay.

109 görüntülenme

bir torba kemik

çok zayıf.

109 görüntülenme

bülbül gibi şakımak

güzel sesle, neşeyle konuşmak.

109 görüntülenme

elden ne gelir?

çaresiz bir durumda yapılacak bir şey olmadığını anlatan bir söz: 'Elden ne gelir, merdivenden düşüp ayak kırılırsa.' -A. K. Tecer.

109 görüntülenme

mart içeri, pire dışarı

tedirgin edici biri geldiğinde gitmeye kalkan kimseler için kullanılan bir söz.

109 görüntülenme

için için gülmek (gülümsemek)

belli etmeden, gizli gizli gülmek: 'Belki tramvayda, vapurda yan yana giderken, o ona için için gülmüştür, belki de alay etmiştir.' -N. Hikmet.

109 görüntülenme

idare etmek

1) yönetmek, çekip çevirmek: 'Devleti, sadece idare edenlerin sorumluluğuna bırak-mak ve bir daha onu düşünmemek, sosyal şuura sahip olmamak demektir.' -M. Kaplan. 2) tutumlu kullanmak: 'Lakin siz, yine sabaha kadar kalacakmışız gibi idare edin mumu.' -R. N. Güntekin. 3) yetmek, yetişmek: 'Evler ve dükkânların Ahmet'i idare edeceği belli idi.' -S. F. Abasıyanık. 4) alışverişte yeterli olmak, kurtarmak: Bu kumaşı o fiyata veremem; idare etmez. 5) göz yummak, hoş görmek; 6) örtbas etmek.

109 görüntülenme

denizdeki balığın karada komisyonculuğunu yapmak

gerçekte bulunmayan bir konu üzerinde varmış gibi savunuculuğunu yapmak, hayalî konularda gereksiz söz söylemek: 'Denizdeki balığın karada komisyonculuğunu yapıyorlardı.' -E. E. Talu.

109 görüntülenme

katıla katıla ağlamak

aşırı derecede ağlamak: 'Meğer aradan birkaç ay geçecek ve yine o evde, yine gözlerimizden yaşlar akarak katıla katıla ağlayacakmışız.' -Y. Z. Ortaç.

109 görüntülenme

Şafii köpeğine dönmek

yüzü gözü çok kirli olmak.

109 görüntülenme

vesikaya bağlamak

mevcudu yeteri kadar bulunmayan ancak çok talep edilen bir şeyi belge karşılığı vermek: 'Aynı teşkilat yünlüden, pamukludan giyecek eşyasını da vesikaya bağlamıştı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

109 görüntülenme

vesile aramak

bir fırsatını kollamak: 'İkide birde içimizden birine çatmak için vesile arıyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

109 görüntülenme