En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

eteklerini indirmek

argo üzerine düşen görevi yerine getirmek.

109 görüntülenme

(bir işte) aktif rol oynamak

etkili olmak.

109 görüntülenme

(bir yer) pazar yerine dönmek

kalabalıklaşmak.

109 görüntülenme

(bir yer) zindan olmak

yaşanmaz, huzursuz, rahatsız, zevk alınmaz duruma gelmek: Evi ona zindan oldu.

109 görüntülenme

turşu gibi olmak

çok yorgun düşmek.

109 görüntülenme

(bir şeye) elini sürmemek

1) eliyle dokunmamak; 2) mec. hiç karışmamak, bir şey yapmamak: 'O gün akşamı böyle ettik, kimse elini işe sürmedi.' -M. İzgü. 3) mec. bir işi kendine yakıştırmayarak tenezzül etmemek; 4) mec. ilgi göstermemek.

109 görüntülenme

işin içinden çıkmak (sıyrılmak)

1) bir şeyi anlamak, bir sorunu çözümlemek: 'Ne yaparsanız yapın, yeter ki akıllıca olsun, demiş, çıkmış işin içinden!' -B. R. Eyuboğlu. 2) güç bir sorunu çözemeyince kestirip atmak; 3) bir konudan veya işten uzak durmak, kaçmak: 'O, ne emrederse ben razıyım, deyip kurnazlıkla işin içinden sıyrıldım.' -R. N. Güntekin.

109 görüntülenme

kalem oynatmak

1) yazı yazmak: 'Namık Kemal'in tek başına kalem oynattığı alanlarda başyazarlar, fıkra yazarları, sanat eleştiricileri yetişir.' -N. Cumalı. 2) bir yazıyı düzeltmek; 3) bir yazıda değişiklik yapmak.

109 görüntülenme

ağırına gitmek

onuruna dokunmak veya gücüne gitmek: 'Kimse, dört çocuklu bir aileye ev vermek istememiş. Bu, büsbütün ağırına gitmiş.' -A. Ağaoğlu.

109 görüntülenme

arifeyi gösterip bayramı göstermemek

bir işi sonuna kadar başarılı götürüp, sonunda olumlu sonuca ulaşamamak.

109 görüntülenme

düğün pilavıyla dost ağırlamak

başkasının kesesinden veya elinden ikramda bulunmak.

109 görüntülenme

vites büyütmek

1) aracın hızını artırmak için daha yüksek vitese geçmek; 2) mec. işleri hızlandırmak.

109 görüntülenme

alaca düşmek

meyve olgunlaşmaya başlamak.

109 görüntülenme

halay çekmek (tepmek)

halay oyunu oynamak: 'Erkekler dışarıda halay çekip tabanca atarken kadınlar Zekiye'yi getirip ortaya oturttular.' -L. Tekin.

109 görüntülenme

esamesi okunmamak

kendisine değer verilmemek, adı anılmamak: 'Sen babasının gönlünü ettikten sonra kızın esamesi mi okunur bre usta!' -O. Kemal.

109 görüntülenme

(bir şeyi) meslek edinmek

1) bir işi meslek olarak yapacak bilgi ve beceriyi kazanmak; 2) mec. bir şeyi yapmayı alışkanlık hâline getirmek.

109 görüntülenme

kalıbı kıyafeti yerinde olmak

görünüşü gösterişli olmak.

109 görüntülenme

kayıtsız olmak

1) kaydedilmemiş veya yazıya geçirilmemiş olmak; 2) mec. ilgisiz, umursamaz, önem vermeyen durumda bulunmak: 'Ev sahipleri misafirlerini tanıştırmakta pek kayıtsız olduklarından ben kendimi kıza tanıttım.' -M. Ş. Esendal.

109 görüntülenme

mavi boncuk dağıtmak

birçok kişiye birden sevgi göstermek ve söz konusu kişileri, bu sevginin yalnız kendisine verildiğine inandırmak.

109 görüntülenme

işler arapsaçına dönmek

işler çok karmaşık bir hâl almak: 'İşler arapsaçına döner ve doğacak arbedeleri de önlemenin çaresi bulunmaz.' -K. Korcan.

109 görüntülenme

eser kalmamak

hiçbir belirti, iz olmamak: 'Bir şirretleşmiş ki dünkü saygısından eser kalmamıştı.' -A. Kabaklı.

109 görüntülenme

azap duymak

acı çekmek, üzülmek: 'Bu şehrin, takdir fukaralarının orta malına dönüşmüş olmasından azap duyuyorum.' -A. Boysan.

109 görüntülenme

(bir yere) para akmak

yatırım yapılmak: 'Yeteneksiz, hırslı mahalle politikacıları, kendi şehirlerine para aksın diye üniversite açma ticaretine girdiler.' -A. Boysan.

109 görüntülenme

kendinden geçmek

1) bilinci işlemez olmak, kendini kaybetmek, bayılmak: 'Gözlerini tezgâhın arkasındaki bir kapıya dikmiş ve kendinden geçmiş gibiydi.' -S. F. Abasıyanık. 2) bir şey karşısında coşkuya kapılmak, duygulanmak: 'Oturduğu şiltenin üstünde ayağa kalkıyor; alevi artan bakışlarla kendinden geçmiş, bir elini dizine vurarak ... haykırıyordu.' -A. Ş. Hisar. 3) uykuya dalmak, uyuyakalmak: 'Ninniyi söyleyen anne kendinden geçeli belki bir hayli olmuştu.' -O. C. Kaygılı.

109 görüntülenme

bir köşeye atılmak

terk edilmek, ilgilenilmemek, kendi kaderine terk edilmek: 'Böyle bir köşeye atılmak, iktidardan uzak kalmak, diri diri gömülmekti benim için.' -T. Oflazoğlu.

109 görüntülenme

tuzlayayım da kokmayasın (kokma)

hlk. birine, düşüncesinde aldandığını ve aklının bir şeye ermediğini anlatmak için söylenen bir söz.

109 görüntülenme

yüzüne bakamaz olmak

utanç, yüreksizlik vb. sebeplerle bir kimsenin karşısına çıkamamak.

109 görüntülenme

eski defterleri yoklamak (karıştırmak)

bir yarar umarak veya başka bir amaçla eski olayları yeniden ele almak.

109 görüntülenme

pıt pıt atmak

korku, heyecan vb. bir sebeple kalbi fazla çarpmak.

109 görüntülenme

feleğe küsmek

talihten yakınmak, şanstan ümidini kesmek.

109 görüntülenme