En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(birine) diş bilemek

kötülük yapmak için fırsat beklemek, hıncını gösterir bir durum almak: 'Temiz, aydınlık, hayran ve sinsi, alaycı, diş bileyici yüzler bir arada.' -N. F. Kısakürek.

109 görüntülenme

ağzı teneke kaplı

şaka çok sıcak veya çok acı şeyleri kolaylıkla içebilen, yiyebilen (kimse).

109 görüntülenme

rehin etmek

rehin olarak vermek.

109 görüntülenme

(birinin) anasını ağlatmak

kaba bir kimseye çok eziyet etmek, çok sıkıntı çektirmek: 'Kim ona yan bakarsa kemiklerini kırar, anasını ağlatırım.' -H. E. Adıvar.

109 görüntülenme

laf çıkarmak

1) yeni bir şey söylemek, ortaya atmak: 'Şimdi unutup laf mı çıkarıyorsun?' -Ö. Seyfettin. 2) dedikodu yapmak.

109 görüntülenme

ben hancı, sen yolcu oldukça

'düzen bu biçimde devam ettiği sürece' anlamında kullanılan bir söz.

109 görüntülenme

(bir şey) hava almak

içine hava girmek.

109 görüntülenme

kelle koparmak

olumsuz ve başarısız bir durum sonunda işe, göreve son vermek.

109 görüntülenme

saman gibi

tatsız, yavan: 'Saman gibi bir yaşamdı günlük yaşamım ama her şey dışarıdan bakılınca hiç de kötü değildi.' -E. Bener.

109 görüntülenme

(birinin) başına ekşimek

1) ağır yük olmak; 2) üstüne kalmak.

109 görüntülenme

ne olur ne olmaz

'her ihtimali düşünmek gerekir' anlamında kullanılan bir söz: 'Bir ara ne olur ne olmaz deyip frenleri, fren balatalarını gözden geçirdik.' -F. Otyam.

109 görüntülenme

canına susamak

ölmek istemek: 'Canına susamış kim varsa bir adım yaklaşsın.' -N. F. Kısakürek.

109 görüntülenme

çocuk mu avutuyorsun (kandırıyorsun)

söylenenlere inanmadığını belirtmek bir için kullanılan bir söz.

109 görüntülenme

(birinde) kalp olmamak

acıma duygusu olmamak.

109 görüntülenme

harama uçkur çözmek

nikâhsız olarak cinsel ilişkide bulunmak.

109 görüntülenme

kem gözle bakmak

1) kötü niyetle bakmak; 2) nazar değdiren bir bakışla bakmak: 'Eh yakışıklı da delikanlı. Bir tanesi kem gözle baktıysa tamam.' -H. Taner.

109 görüntülenme

ettiğini yanına bırakmamak

yapılan kötü davranışa karşılık vermek.

109 görüntülenme

mesafe almak

bir konuda veya çalışmada önemli ölçüde ilerlemek.

109 görüntülenme

dili bir karış (olmak)

fazla konuşan, her söze karşılık veren.

109 görüntülenme

göze gelmek

birisine nazar değmiş olmak.

109 görüntülenme

Allah'ın cezası

pek yaramaz, şirret.

109 görüntülenme

harekete geçmek

1) bir işi yapmaya başlamak, bitirmek amacı ile bir işe girişmek: 'Saldırma için lazım gelen strateji planını tespit ederler ve ona göre harekete geçerlerdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) bir yerden bir yere gitmeye başlamak: 'Derken garp istikametinde küçüklü büyüklü muazzam bir bulut kütlesi harekete geçiyor.' -N. F. Kısakürek.

109 görüntülenme

canını (bir yere) dar atmak

bir tehlikeden güçlükle kurtularak bir yere sığınmak.

109 görüntülenme

necat bulmak

kurtulmak.

109 görüntülenme

gözünden (gözlerinden) uyku akmak

çok uykulu olmak: 'Şilteye diz çökmüş, uyku akan gözlerini parmaklarıyla açıyor, uyumayayım diye ninni söylüyordu.' -R. N. Güntekin.

109 görüntülenme

eflake ser çekmek

çok yüksek olmak.

109 görüntülenme

kabına sığmamak

duygularına engel olamayıp taşkın davranışlarda bulunmak: 'Aynı yazar bu kabına sığamayan oyuncunun el, kol, yüz kıpırtılarını da şöyle dile getirir.' -S. Birsel.

109 görüntülenme

(birini) rezil etmek

isteyerek veya istemeyerek birini çok utanacak güç bir duruma sokmak: 'Sadece rezil etmekle kalmayacağım, hapse de tıktıracağım.' -P. Safa.

109 görüntülenme

bal gibi

1) pek tatlı; 2) şüpheye yer bırakmadan, çok iyi, adamakıllı: 'Hepsi o kadar sahici ki telefonun öbür ucundaki, bal gibi inanıyor.' -T. Halman.

109 görüntülenme

soluk almak

1) havayı ciğerlere çekmek, nefes almak: 'Caddeye çıkınca derin soluk alıyorduk.' -A. Kutlu. 2) dinlenmek: 'Hem biraz soluk alırım hem de adamcağızın gönlünü almış olurum.' -S. M. Alus.

109 görüntülenme